28 Temmuz 2018 Cumartesi

Kastamonu Tosya’da İşsizlik Sıfır-Yılmaz Parlar







































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 









Kastamonu Tosya’da İşsizlik Sıfır

2018 Kastamonu Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında uluslararası yabancı basın mensupları, 16-19 Temmuz günleri Kastamonu'nun tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etmek için geldikleri Kastamonu'da Tosya ilçesini de gezdiler. 

Tosya Kaymakamı Deniz Pişkin ve Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin makamlarında Yabancı basın mensuplarına Tosya ilçesinin tarih ve kültür zenginliği hakkında bilgi sundular. İlçede işsizliğin“0” sıfır olduğunu söylediler. 

Tarihi dört bin geçmişe dayanan Tosya tarihi süreç içerisinde Kuzey batı Anadolu’da ekonomi merkezi olan önemli bir ilçemiz. Bugünde yine ekonomi değerini korumaktadır.

Tarım hayvancılık, sanayi, ekoturizm, ilçenin başlıca işgal etdiği sektörler. 
Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin, Beş organize sanayini bulunduğunu, Türkiye’nin kapı üretiminin yüzde 30'unu ilçenin karşıladığını,15 bin kapı üretimin yapıldığını, Tekstil alanında kıl tela üretiminde yüzde 80 oranında Türkiye ihtiyacını karşılıdağını aktardı.
Başkanı Kazım Şahin, İlçede pirinç festivali düzenlendiğini, Tosya Sarıkılçık pirincinin dünyaca ünlü marka olduğunu söyledi..

Basın Yayın Dairesi Başkanı Habib Kaya gezi amacı hakkında bilgi verdi.
Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin, Orman içinde Sekiler köyü Yeşil gölet piknik alanda basın mensuplarına yemek verdi.

Jeneratör, hertürlü davet için malzemeleri gölet piknik alana taşıyan Tosya Belediyesince hazırlanan mangal keyfi yabancı ziyaretcileri çok memnun etdi. Orkestranın müziğiyle geleneksel oyunlarımızı oynadılar. Tabiat harikası Doğal kültürel mirasımız bölgeye hayran kaldılar.

Tosya öncesi Daday ilçede At Eğitim merkezine gidildi. At Eğitim merkezi Nihal Gül yine Atla gelişim uzmanlarından duayen isim İlginay Gobut Göksel ile proje geliştirdiklerini bölgeye turizm için mükemmel ivme kazandıracaklarını söyledi.
Basın mensuplarından arzu edenler ata binerek kırsal turizm nimetlerinin keyfini çıkardılar.

yilmazparlar@yahoo.com

19 Haziran 2018 Salı

SKAL İstanbul Klübün Armada Hotel-Haziran 2018 Toplantı-Yılmaz parlar





































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 





Biz İstanbul’a Layıkmıyız?

SKAL İstanbul Klübün Armada Hotel ev sahipliğinde yaza merhaba gecesi toplantısında Otel Sahibi Kasım Zoto yaptığı turizm ve otelin oluşum kesitlerin yer aldığı konuşmasında “İstanbul Bize layıkda, Biz İstanbul’a Layıkmıyız?”dedi.

İstanbul kültür çalıştayında, Turizm Kültür Bakanımızca; Vedat Türkali’nin ‘Bekle Bizi İstanbul’ şiirindeki “Sen bize layıksın biz de sana” sözleriyle İstanbul’a layık olabilme dile getirilmişti. Kimliğini kaybeden, marka kent olmaya layık, ancak kötü şöhrete yol alan İstanbul…

Kasım Zoto’nun sözleri adeta yankılandı. Gerçekdende, tarihi eşsiz doğasıyla, zengin kültürel mirasın harmanlandığı birçok tarihi ve kültürel eserleri barındıran, doğu ile batı arasında önemli bir köprü durumunda olan, kimliğini kaybetmesine sebep olduğumuz İstanbul..

Günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır. World Tourism Organization tarafından bildirilen, Birleşmiş Milletlerlerce, kent nüfusunun % 60 üstünde büyüyeceği ve kentlerde yaşayan insan sayısının 5 milyar kişi den fazla olacağı tahminlerine bakıldığında, küresel hareketler ve sermaye, birçok kentin görünüşünü de değiştirdiği gibi İstanbul bu harekete hemen teslim olan kentler arasındadır. Turizm sektörünün gelişimini sağlayan, rekabet gücünü arttıran bir zamanların İstanbul’u turizm anlamında cazibesini kaybetmeye mahkum kentler arasındadır.

Kentlerin büyümesinde etkili olan önemli faktör planlama olmasına rağmen, İstanbul merkezi bir plan ile gelişme gösterebilmişmidir.?

Fransız, Alman, İspanyol, İngiliz sömürgeciler Amerika kıtasına yerleşmeden önce kent planı yaptıklarını iyi bilmekteyiz. Yine bir örnek  Roma, 1800 yıl önce 1 milyon nüfusun yaşadığı iyi planlanmış organize bir kent olma özelliğine sahip olmuştur.


Kent, insanların günlük yaşantılarının düzgün bir şekilde işlemesini ve kent içindeki yoğunluğun olumsuz etkilerinin daha az hissedilmesini sağlamaktadır. Karmaşık bir düzene sahip olan kentlerde, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin yaşam kalitesi düşmektedir.


Kentler yaşayan organizmalar gibi organik bir yapıya sahiptirler. Doğarlar, büyürler, ekonomik canlılık dönemi sonrası düşüş yaşarlar ve önemlerini kaybederler. Bu döngüyü yaşamamak gerekir. Pek çok etkiliyen faktörlere teslim olmamak gerekir.

Geçmiş uygarlıkların eşsiz izlerini görebildiğimiz, kültürel miras varlıklarını, gerek doğa, gerekse insan afetlerinden zaman içerisinde çoklarının oldukça yıpranan kültürel mirasımız, esasen yalnızca bizlerin değil, sınırları aşan sınırlara bağımsız olan dünya mirasının parçasıdır. 

Kültürel miras zengini, dili, dini, ırkı, kültürü farklı veya aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda yaşayan toplumları birbirine bağlayan ortak kültürel mirasa sahip Türkiye’nin ve Dünyanın incisi İstanbul’u, Beton yığınları arasında endüstriyel kirliliğiyle, trafik gürültüsüyle, stres dolu yaşamından sıyrılamayan bir şehir yaptık.

Bir zamanların ağaçlarla, yapraklarla yeşilin tonlarıyla, beyaz, sarı, mor, sıklamen renkli çiçeklerle iç içe Boğaz’a, Haliç’e sahip İstanbul’un kültürel mirasını ve doğa mirasını nasıl zaman içinde zarara uğratdık. Onun içindir ki; Biz İstanbul’a layıkmıyız…

SKAL İstanbul Klübü geleneksel aylık toplantısını Haziran ayı için klüp üyelerin eşleriyle birlikde olduğu samimi bir ortam içinde Armada Hotel Kasım Zoto ev sahipliğinde 18 Haziran 2018 gecesi gerçekleştirdi.

Toplantıya SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy, As Başkan Ayşe Önen, Genel sekreter Can Arınel, Organizasyonlar Direktörü Mustafa Yalçın yönetim kurul üyeleri, SKAL Klüb sekreterliğini yürüten Güliz Mumcu, TUROB Başkanı Timur Bayındır ve Klüp üyeleri katıldılar.

SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy geleneksel SKAL Toast’u yapmıyacaklarını söylemesine rağmen, Hayatını Türkiye'nin tanıtımına adamış ve SKAL İstanbul Kulübü'nün kurucularından, Fethi Pirinçcioğlu’nun torunu Ceylan Pirinçioğlu’nun oğlu, Toast ritüelini merak etdiği için birlikde sözleri söyleyerek SKAL toastını yaptırdılar. Başkan Ata Eremsoy minik yavrudan ilerde SKAL Klüp Başkanı olma sözünü aldı.

SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy yaptığı kısa konuşmada Armada Hotel sahibi Kasım Zoto başta olmak üzere tüm emeği geçen otel personeline teşekkürlerini sundu. Bunun bir göstergesi olarak Kasım Zoto’ya Klübün plaketini takdim etdi.

Armada Otel Sahibi Kazım Zoto ile Turizm genelinde özel söyleşi gerçekleştiriyoruz. Kasım Zoto önce “ İstanbul Turizminde Çanlar Kimin İçin Çalıyor?”diyor ve hemen yıllara döküyor; “Çok kötü geçen 2016 ve 2017 yıllarından sonra, ülkemizde turist trafiğinin hareketlenmesi, tüm turizm camiasını sevindirdi ve yeniden umutlandırdı. Ancak turizmi sadece kelle sayısı olarak incelersek, uzun vadeli büyük bir yanlışlık yapmış oluruz.” Şeklinde Açıklama getiriyor.

Açıklamasına ilave olarak Kasım Zoto  “1970’lerde  hippi turizmi ile canlanmaya başlayan İstanbul kent turizmi, 45 yıllık bir süre içinde iyi kötü “sürdürülebilir” sayılabilecek bir şekilde 2015’e kadar her pazardan biraz pay alarak büyümüştü. Bu pazarın içinde biraz bavul turizmi, biraz eğlence turizmi, biraz dini turizm, kültür, kongre,incetive, kruvaziyer turizmleri gibi turizmin hemen her çeşidi bulunuyordu.
Bir turizm ürünü olarak bakıldığında, bu dengeli denilebilecek büyümede, İstanbul’un kalitesini geliştirmesinin de önemli payı olmuştu. Bir taraftan Tarihi Merkez’e yakın, İstanbul kent kültürünü canlı tutan butik oteller, dünya standartlarında 4 ve 5 yıldızlı oteller, gurme lokantalar, dünya standardında gece kulüpleri açılırken, diğer taraftan ticaret merkezlerine yakın ve ucuz 2 - 3 yıldızlı oteller daha farklı bir turist kesimini konuk ediyordu.”sözleriyle ifade ediyor.
Kasım Zoto’ya 2018’i sorduğumuzda,“2018 yılına geldiğimiz zaman, kent turizmi bu çeşitlilikten uzaklaşmış, bunun yerine artış ağırlıkla Doğu, Ortadoğu, Uzak Doğu ülkelerinden, ucuz ürün arayan pazarlara yönelmişti. Agirlama sektörünün eski gelirlerine ulaşamadığı için hizmet kalitesini düşürmesi, yetişmiş personelin bu maaşlarla sektörde kalmak istememesi, dolayısı ile kaliteli eleman bulma zorluğu gibi sorunlar ortaya çıkıyordu. Bu durum da turizmcilerin hizmetlerini daraltarak, minimum sayıda ve düşük maaşlı personel ve işi en ucuza nasıl mal ederim mantığı ile sürdürmeye çalışması sonucunu doğurdu… İşte en kritik nokta da burada! Sektörün birinci ligine kadar çıktığımız 45 yıldan sonra 3. lige düşme tehlikesini gözardı etmememiz gerekli. Tekrar 1. lige çıkmak da uzun bir zaman gerektirebilir.” Şeklinde acı tabloyu gözlerimizin önüne seriyor.
Aynı masada bulunduğumuz Merlin Grup genel Müdürü Sarper Hilmi Suner ile yaptığımız sohbetde Merlin Entertainments hakkında bilgi isterken; Merlin Entertainments; aileye yönelik eğlencede Avrupa'nın 1 numaralı ve dünyanın ikinci en büyük etkinlik alanı işletmecisi olduğunu, 23 ülkede ve 4 kıtada 111 eğlence merkezi, 12 otel ve 4 tatil köyü işletdiğini Türkiye’deki markalarını  Sea Lıfe İstanbul, Madame Tussauds İstanbul ve Legoland® Discovery Center olduğunu öğreniyoruz. 
 Sarper Hilmi Suner “Merlin'in dünyadaki markaları arasında The London Eye, Madame Tussauds, Sea Lıfe, Legoland, Legoland® Discovery Centre, Dreamworks Tours: SHREK’s Adventure, Dungeons, Gardaland, Alton Towers Resort, Warwick Castle, Thorpe Park Resort, Blackpool Tower, Heide Park Resort, Sidney Tower Eye ve Skywalk gibi pek çok eğlence merkezi yer alıyor.” Diyor ve “Türkiye’deki merkezi SEA LIFE İstanbul, Bayrampaşa Forum AVM içerisinde 8 bin metrekarelik alan üzerinde ziyaretçilerini karşılıyor. Tüm dünyada 4 kıtadaki 51 farklı noktada yer alan, 40 yılı aşkın bilgi birikimine sahip, dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen akvaryum zinciri Sea Lıfe’ın içerisinde 500’ün üzerinde türden yaklaşık 15 bin deniz canlısı yaşıyor.”bilgilerini veriyor.

En çok turist çekeni sorduğumuzda; Madame Tussauds olduğunu söyliyor. Birazda hakkında bilgi veriyor “Madame Tussauds İstanbul 20 milyon TL yatırımla, İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Grand Pera binası içerisinde kuruldu. 2 bin metrekarelik bir alanda bulunan Madame Tussauds İstanbul’da tarih, kültür-sanat, bilim, spor ve eğlence dünyasından 60’ın üzerinde ünlü ismin balmumu figürü ziyaretçileri karşılıyor. Madame Tussauds’yu sadece bir müze olmaktan çıkarıp aynı zamanda bir eğlence merkezine dönüştürüyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

7 Haziran 2018 Perşembe

EGD -Ekonomi Basını Başarı Ödülleri-Yılmaz Parlar







































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 












EGD -Ekonomi Basını Başarı Ödülleri

Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi gazeteciler Derneği  (EGD )  "Ekonomi Basını Başarı Ödülleri" 6 Haziran 2018 Çarşamba akşamı Cemile Sultan Korusu İTO tesislerinde sahiplerine verildi. 

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından Türk Telekom ana sponsorluğunda, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) katkıları ve Petronet'in desteğiyle "Yaza Merhaba" etkinliği kapsamında gerçekleştirilen onuncu "Ekonomi Basını Başarı Ödülleri" jürisinde "Hakan Güldağ, Vahap Munyar, Şeref Oğuz, Ruhi Sanyer, Abdurrahman Yıldırım, Jale Özgentürk, Hasan Arslan, Oya Yalıman, Faruk Erdem, Fikret Çengel, Hayri Çetinkaya, Bilal Emin Turan, İbrahim Acar, Talip Yılmaz, Recep Erçin, Yaşar Kızılbağ, Ali Çağatay, Ufuk Korcan, Fikri Türkel, İsrafil Kuralay, Bahadır Kaleağası, Hamdi Ateş, Celal Toprak, Sadi Özdemir, İdriz Çokal."gibi değerli isimler vardı.

Ödül Tören gecesinin sunumunu Televizyon program yapımcısı Çetin Ünsalan üstlendi.
Açılış konuşması için EGD Başakanı Celal Toprak’ı davet etdi.
EGD Başkanı Celal Toprak, bu yıl ödül töreninin onuncusunu düzenlediklerini belirterek, "Çok önemli jüri üyelerinin önemli değerlendirmelerinden sonra sevgili arkadaşlarımız, meslektaşlarımız ödüllerini alacak bu akşam." dedi.
Jürinin ödül alacaklarını belirlerken çok zorlandığını dile getiren Toprak, yarışmaya çok önemli çalışmaların başvurduğunu söyledi.
Ödül Törene katılan İTO Başkanı Avdagiç: - "Bu ülkenin potansiyeline güvenmek gerekiyor. Bu yıl ilk 5 ayda açılan yabancı sermayeli firma sayısı 3 bin 284. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 90'ın üzerinde. Keza yerli firma sayılarında da ivme yukarı yönlü, ilk beş ayda 25 bin 670 firma kuruldu. Geçen yıla göre yüzde 24 artmış durumda" - " Merkez Bankası'nın toplantısını hep birlikte bekliyoruz. Şunu söylemek istiyorum ki; dolara da faize de gerçek ayarı, katma değerli üretim verecek".
EGD'nin 11 yıl önce yüzlerce ekonomi muhabirinin elini taşın altına koymasıyla faaliyete başladığını dile getiren Avdagiç, ilk adımından itibaren de büyüdüğünü ve güçlendiğini söyledi.
Avdagiç, iş dünyası olarak basın mensuplarıyla aynı kulvarda çalıştıklarını, hayata ekonomi penceresinden baktıklarını kaydederek, toplantılarda, organizasyonlarda da sık sık bir araya geldiklerini anımsattı.

Avdagiç, "Bugünse EGD, hem basının hem de iş dünyasının sesini duyurduğu ortak bir akıl platformu haline geldi. İTO, bu önemli başarının tanığıdır." diye konuştu.
Türk Telekom İletişim Direktörü Hamdi Ateş, 16 aydır mevcut görevi üstlendiğini belirterek, Türk Telekom olarak basın mensup örgütlerinin tamamına destek verdiklerini, EGD'den de iş birliği teklifi geldiğinde hiç düşünmeden bunu kabul ettiklerini söyledi.

Türk Telekom olarak basına verdikleri önemden bahseden Ateş, tüm basın örgütlerine destek verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Ateş, "Biz Türk Telekom olarak burada olmaktan, bu iş birliğinden çok memnunuz. İnşallah uzun yıllar devam eder." şeklinde konuştu.
Ödül Kategorileri ve layık görülen isimler;
Ekonomi Haberi (Yazılı Basın)- Metin Can - Sabah (İşte Çiftlikbank Gerçeği)
Ekonomi Haberi (Tv)- Sinem Yöndem- Halil Kahraman Cnn Türk (Stoklarda Pamuk Kalmadı, Polyestere Dikkat)
Ekonomi Haberi (İnternet)- Kazım Ataer- Dinçer Gökçe  / Www.Hurriyet.Com.Tr (Çiftlik Bank Ceo'su Mehmet Aydın'ın Uruguay'daki Evi Ortaya Çıktı)
Söyleşi Röportaj (Yazılı Basın)- Ceyhun Kuburlu- Hürriyet  (Yabancı Sınırsız Yerli İşsiz)
Yerel Basın Ödülü (Yazılı Basın) Başar Şeker- Refleks Gazetesi (Ekonomi Karnavalı)
Köşe Yazarı- Alaattin Aktaş- Dünya
Ekonomi Programı (Televizyon) - Berfu Güven, Güngör Uras, Tamer Arıcan,Arzu Çalışkan,İlhan Kandaz,Sevcan Bilgiç - NTV (Sokağın Ekonomisi)
Yılın Araştırma Haberi (Yazılı Basın)- Cabir Turgut- Türkiye (Bas Geç 5 Bin Lira)
Jüri Teşvik Ödülü- Ceren Boztepe- Hürriyet (Zehirleyen Güzellik)
Eda Gezmek- Para Dergisi (Siz Hiç Tekerlekli Sandalyede Oturup Koşmayı Denediniz Mi?)
Jüri Özel Ödülü- Musab Turan- Anadolu Ajansı (Koca Koca Kurumlar İnovasyon Tiyatrosu Oynuyorlar)
Nezih Demirkent Özel Ödülü- Selenay Yağcı- Dünya (Silikon Vadisi'ne Türk Akını!)
Namık Ahıska Özel Ödülü-Ömer Temür- Türkiye (Ahırda Koyun Değil Bitcoin)
Bülent Yardımcı Özel Ödülü- İrfan Donat- Bloomberg Ht (Tarım Analiz)
Esen Salihoğlu Özel Ödülü- Gülistan Alagöz- Hürriyet (Mağdurlar Vadisi)
Şehriban Kıraç- Cumhuriyet (Kurtlar Vadisi Nakit Sıkıntısında)
Türk Telekom Özel Ödülü- Timur Sırt- Sabah

yilmazparlar@yahoo.com

12 Mayıs 2018 Cumartesi

YAPDER-14.Kent ve Yaşam Ödülleri -Yılmaz Parlar







































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 












14.Kent ve Yaşam Ödülleri  

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER)’in desteklediği, Gazeteci Celal Toprak ile Yayıncı Mehmet Gözcü’nün birlikte organize ettikleri, Kent ve Yaşam ödülleri kapsamında verilen “14. Kent ve Yaşam Ödülleri” sahiplerini buldu.

Aralarında bilim insanları, kentleşme uzmanları ve sivil toplum örgütü önderlerinin yer aldığı 40 kişilik jüri tarafından belirlenen ödüller, bu alandaki en uzun soluklu etkinlik olarak gösteriliyor.

Sanko Holding ana sponsorluğunda, Armada Hotel’de, 8 Mayıs 2018 tarihinde düzenlenen 14. Kent ve Yaşam Ödülleri törenine, kamu, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve iş dünyasının temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.

Aralarında bilim insanları, kentleşme uzmanları ve sivil toplum örgütü önderlerinin yer aldığı 40 kişilik jüri tarafından belirlenen ödüller, bu alandaki en uzun soluklu etkinlik olarak gösteriliyor.

Gazeteci Celal Toprak tarafından, kanalekonomi’de yayınlanan Kent ve Yaşam programı kapsamında verilmekte olan ödüller, alanında oscar olarak nitelendiriliyor. Proje üretmiş kişi ve kurumları yüreklendirmek ve onurlandırmak amacıyla verilmekte olan Geleneksel Kent ve Yaşam  Ödülleri, doğru iş yapmış kişi ve kurumların buluşma noktası haline geldi.

14.Kent ve Yaşam Ödülleri’ni alan kurum ve kişiler
-Turizm ve Tanıtım Ödülü: KKTC Turizm Ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu
-Yerel Yönetim Ödülü: Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç
-Akıllı Kent Ödülü: Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu
-Sektörü Geliştirme Ödülü: İTHİB Başkanvekili İsmail Gülle
-Değişim Ödülü: Türsab Başkan Vekili Hasan Erdem
-Emek Ödülü: Birleşik Metal Sendikası Başkanı Adnan Serdaroğlu
-Kent Markası Ödülü: Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir
-Teknoloji Ödülü:  Ticari1 Teknoloji Aş Genel Müdürü  Hüsnü Saraç
-Eğitim Ödülü: Fen Bilimleri Eğitim Kurumu Kurucu Başkanı Nazmi Arıkan - Eğitim Ödülü: Fen Bilimleri Çorlu Okulu Kurucusu Adnan Gürler
-Yeni Ufuklar Ödülü: Kadın Eserleri Kütüphanesi Ve Bilgi Merkezi Vakfı Başkanı Aslı Davaz
-Toplumsal Destek Ödülü: Engelli Çocuklar Ve Ailelerini Destekleme Merkezi  Eçadem Müdürü Güler Başaran
-Yatırıma Destek Ödül: Moda Ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk
-Vizyon Ödülü: Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar
-Kente Katkı Ödülü: Kıbrıs Amerikan Üniversitesi - Cemile Esenyel Kau Mütevelli Heyet Başkan Vekili
-Farkındalık Ödülü: Oyuncu  Betül Arım
-Kültür Sanat Ödülü: Sanatçı – Bilim İnsanı Yusuf Benli
-Genç İşadamı Ödülü: Giray Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Hazım Giray
-Başarı Hikayesi Ödülü:  Edelstaal. Group YK. Başkanı    Turgut Torunoğulları
-Kadın Girişimciliğine Destek Ödülü: Daikin Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Özen
-Kobi Ödülü: Yönetim Danışmanı Dr.Yılmaz Sönmez
-Kentleşmede Yenilik Ödülü:   Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka 



 KKTC’de turizmi uçurdu  ödülü aldı

KKTC Turizm Ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu son dönemde turizmde büyük bir atak yakaladı. Ödülün verilmesine karar veren jüri gerekçesinde şu ifadeleri kullandı:
“Her taraftan ambargo ile sıkıştırılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni turizm ile önce Türkiye’ye açma çalışmalarını başlattınız. Sonra KKTC’nin tanıtı gibi önemli bir görevi üstlendiniz. KKTC sizin bakanlığınız döneminde daha çok ilgi gören bir ülke haline geldi. Çalışmalarınızdaki başarıları jüri ödüllendirme kararı aldı.”

Sanko Holding ana sponsorluğunda, Armada Hotel’de, 8 Mayıs 2018 tarihinde düzenlenen 14. Kent ve Yaşam Ödülleri törenine, kamu, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve iş dünyasının temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Ödül alanlar arasında Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Başakşehir Belediye Başkanı  Yasin Kartoğlu, İTHİB Başkanvekili İsmail Gülle, TÜRSAB Başkan Vekili Hasan Erdem ve Hamit Demir, Nazmi Arıkan, Turgut Torunoğulları gibi iş dünyasının önemli isimleri yer aldı.

Gazeteci Celal Toprak tarafından, kanalekonomi’de yayınlanan Kent ve Yaşam programı kapsamında verilmekte olan ödüller, alanında oscar olarak nitelendiriliyor. Proje üretmiş kişi ve kurumları yüreklendirmek ve onurlandırmak amacıyla verilmekte olan Geleneksel Kent ve Yaşam  Ödülleri, doğru iş yapmış kişi ve kurumların buluşma noktası haline geldi.

yilmazparlar@yahoo.com

27 Nisan 2018 Cuma

Yönetim Danışmanları Derneği- Türkiye Management Forum-Yılmaz Parlar



































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 















Danışmanlar Faydalı Böceklerdir
Onlarsız olmaz…
Yönetim Danışmanları Derneği tarafından 25.Nisan 2018 Çarşamba günü İstanbul Ataşehir Sheraton Hotel’de Türkiye Management Forum düzenlendi.

Gerçekleşen Forumun panellerinde, Yönetim Danışmanları faydalı böceklere benzetildi. Böcekler besliyor, dünyanın temiz kalmasını sağlıyor ve tehlikelerden koruyor.
Türkiye’nin Kobi’lere yönelik sürdürülebilir yapılar oluşturmasına yönelik çalışmaların paylaşıldığı “Yönetimde Yenilikçilik ve Değişim “ sloganıyla açılan zirvede,

Açılış oturumunda ; Yönetim Danışmanları Derneği Başkanı Zeynep Tura, “Yönetim Danışmanı kullanmak bir keyfiyet değil, ekonomik gelişim ve sağlıklı, sürdürülebilir büyüme için bir zorunluluk olarak görülmeli.”
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri Akansel Koç  “Her işletmenin özelliğine göre, Uygun hazırlanacak stratejiler ve bu stratejilere göre çalışma ortamları oluşturulmalı.”
Bilim Sanayi Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç.Dr.Hasan Ali Çelik, “Bilim ve teknoloji odaklı düşünmeli ve bu yönde kendimizi daha da ileriye taşımalıyız.”
Ekonomi gazeteciler Derneği Başkanı Celal Toprak, “Yönetimde Yeni Stratejiler, büyüme yöntemleri, ancak danışmanlar sayesinde mümkün olabilmektedir.”
Dünya gazetesi Ekonomi yazarı Rüçtü Bozkurt, “Strateji Danışmanlığını; Yönetim Danışmanlığı, Operasyon Danışmanlığı, İK Danışmanlığı, Finansal Danışmanlık, IT Danışmanlığı, şeklinde sınıflanırabiliriz.”
Global Growth Institute’den Wayne Clarke, The brundtland commission’s report 1987 our common future üzerinden örneklemeler verdi.
Aslındada raporun esasında “Küresel olarak düşünmeyi” kabul edersek, Büyüme konusuna dikkat çekmek, büyük bir hata olabilir. Yaşadığımız toplumlarda ekonomik ve nüfus artışının bugüne kadar olduğu gibi devam edemeyeceğini inkar ediyoruz. Her köydeki kaynaklar dağıtılıyor, her bir şehrin çevresi bozuluyor ve çocukların yaşayabilmeleri için her şehrin uygunluğu tehdit ediliyor. Gelecek için herhangi bir topluluk planını, büyüme gibi bir şeyi ilan etmek, birçok köy, kasaba ve kentin zaten inşa edildiğini ve aynı zamanda insanlarla doldurulduğunu kabul etmiyor. Şimdi zevk aldığımız yaşam kalitesi çocuklar için korunacaksa, ekonomik ve nüfus artışına yönelik sınırlamalar getirilmelidir. Bunu yaparak yerel olarak hareket etmeyi ve sürdürülebilir olmayı seçiyoruz.

Biyolojik kısıtlamalar ve fiziksel kısıtlamalar, çoğumuzun çoğunun yaşadığı birçok toplumdaki insan tüketiminin, üretiminin ve nüfus faaliyetlerinin giderek artan şekilde artması üzerine, daha fazla ekonomik ve nüfus artışı artık pek çok yerde sürdürülebilir değildir. Yeryüzünün kırılgan çevrelerle sınırlı olduğu sürece, Büyüme'nin sürdürülemez olduğu bir nokta ortaya çıkıyor. Yerel olarak yapılacak çok iş var. Fakat bu çaba ekonomik ve nüfus artışını mantıklı bir şekilde sınırlamadan makul bir şekilde başlayamaz.
Sürdürülebilir KOBİ ‘ler, Teknoloji ile Finansal Yönetim, Yönetimde Yeni Stratejiler ve Değişen Bakış Açıları, Teknoloji ile Yönetmek, Ekonomiye Göre Yenilikçi Finans Yönetimi, Değişen Müşteri Beklentilerine Göre Yeni Pazarlama Stratejileri gibi konulu panel ve konuşmaların yapıldığı forumda;

Bilim Sanayi Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç.Dr Hasan Ali Çelik Management Forum Turkey açılış konuşmasında  Ülkemizde ithalat oranlarını düşürmek için özellikle Teknolojik üretime dayalı çalışmalar yapmaktayız. Tekno Yatırım Stratejik Ürün Desteklerinde %70 e varan destekler sağlıyoruz. Artık bilim ve teknoloji odaklı
düşünmeli ve bu yönde kendimizi daha da ileriye taşımalıyız. İşletmelerimiz teknolojik değişime yönelik çalışmalarını her geçen gün hızlandırıyorlar , Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak tüm kurumlarımız ile ülkemizin stratejik hedefleri doğrultusundaki çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfedarasyonu Genel Sekreteri Akansel Koç  “Yönetim Stratejileri işletmeler için çok önemli bir faktördür. Her işletmenin özelliğine göre Uygun hazırlanacak stratejiler ve bu stratejilere göre çalışma ortamları oluşturulması , karlılık , istihdam oranları gibi rakamlara da pozitif etki sağlayacaktır.” Açıklamalarda bulundu..

Strateji geliştirme, iş-teknoloji uyumlanması, kurumsal yapılanma, verimlilik, süreç yönetimi, yenilikçilik ve değişim yönetimi konularında uygulamaya esaslı  çözümler sunan, Tangram Yönetim Danışmanlık A.Ş. kurucu ortağı Yönetim Danışmanları Derneği’nin (YDD) Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Tura, “ Türkiye engin kaynaklara sahip bir ülke. Fakat, bu Kaynakları verimli olarak kullanmadan ısraf ediyor olmamız , ekonomik açıdan dar alanlar oluşmasına sebep olmaktadır. Ekonominin itici gücü olan Kobilerimize Kamu tarafından özellikle KOSGEB aracılığı ile önemli
kaynaklar sağlanmakta fakat belirli bir strateji çerçevesinde ilerlemesi gereken Kobi lerimizin satış, pazarlama, üretim, kalite gibi konularda bütün çalışmalarını tek başına yapmasını bekliyoruz. Özetle işi doğru yapmalarını yani operasyonel mükemmelliği bekliyoruz. Kobi lerin teşviklerden faydalanırken yapısal iç reformalarını
yapmalarının sağlanması gerekir. Bunu da ancak  Dışarıdan Bakan bir
göz desteği ile sağlayabiliriz. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri aynı zamanda en çok danışmanlık hizmeti alan ülkeler. Yönetim Danışmanı kullanmak bir keyfiyet değil,
ekonomik gelişim ve sağlıklı, sürdürülebilir büyüme için bir zorunluluk olarak görülüyor. Japonya, Almanya, İngiltere ve ABD de verilen destekler ülkenin stratejik hedefleri doğrultusunda, KOBİ nin ihtiyaç duyduğu yetkinliği geliştirmek için, konusunda uzman, yetkin danışman desteği ile ve en önemlisi performans izleme modeli çerçevesinde veriliyor.Ülkemizde de son geliştirilen KOBİ destek
süreçlerini bu açılardan değerlendirmemiz gerekiyor. KOBİ lerimiz ekonomimizin belkemiği ya da can damarı iseler, onların sağlıklı büyümeleri için gerekenleri dengeli bir plan çerçevesinde sunmamız gerekli.” dedi.

Yönetimde Yeni Stratejiler, Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak moderatörlğünde, Crossover İstanbul Genel Müdürü Mine Dedekoca, Lexmark Int.CEEMEA Genel Müdürü Sinan Emon ve Toray International Türkiye CEO’su Alper Ensari tarafından değerlendirildi.
Dijital Ekonomiye dönüşümde Kobi’lerin yeni yönetim stratejileri ve değişen yönetim açıları değerlendirildi. Büyüme için gereken yeni stratejiler, dijital ekonomi ile beraber, Dijital dönüşüme yapılan yatırımın iş süreçlerindeki etkileri ele alındı
Türkiye’de üretime dayalı ekonomiye geçişte , Kobi’lerin yeri, aynı zamanda gelişen ve sürdürülebilir yapılar kurmaları için Yönetimden , Finansman unsurlarına kadar her alanda yapılması gereken değişimler masaya yatırıldı.
Topluluk Lideri Ömer Turhan “ Danışmanlar faydalı böceklerdir. Yapraklardaki bitleri ve sivrisinekleri yiyor, meyve ağaçlarının ve sebzelerin döllenmesini sağlıyor ve hatta çöpleri temizliyorlar. Bazıları bunları öğrendikçe korkularını kaybediyor. Böceklerin iyi ve yararlı olduklarına dair en bilinen örnekse arılar. Hem bal üretiyorlar, hem de dölleme yetenekleri olmasaydı neredeyse hiçbir ağaç ya da bitki meyve vermezdi.
Bunun içine bilgi endüstrisindeki her mesleği koyuyorum. Mimarlar, reklamcılar, muhasebeciler, mühendisler, hukukçular, araştırmacılar... Arı gibidirler. Arılar tabiatta yok olursa dünyanın başına ne geleceğini bilmeyen yoktur. Faydalı böcekler hak ettiği yerde olmalı ki; iş yaşamımız zenginleşsin ve değer yaratabilsin.
Sanayi devrimi ile ortaya çıkan Yönetim kavramı, yüzyıllar boyunca sosyolojik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak sürekli değişmiş ve yenilenmiştir. Günümüzde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler 90’lı yıllardan itibaren iş hayatımıza Yeni Ekonomi kavramını katmıştır. Yönetsel, sosyo-ekonomik, finansal ve hukuksal alanlardaki dinamikleri hızla değiştiren ortya çıkan yeni iş yapma modellerini Yönetim Danışmanları Derneği (YDD), paydaşlarını bilgilendirmektedir. Değişen yönetsel teori ve uygulamaları paylaşmaktadır.
Üretime dayalı ekonominin geliştirilmesi, stratejilerin oluşturulması ve standartların belirlenmesi ile ilgili çalışmalarına hızla devam etmektedir.
 yilmazparlar@yahoo.com    

Gıda Güvenliğinde Önemli Olan Vicdan Kanunu-Yılmaz parlar
































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 

















Gıda Güvenliğinde Önemli Olan Vicdan Kanunu
Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) ve Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından  “Tatlı Yiyelim Tatlı Konuşalım” Güvenilir Ürün-medya forumunda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, “Hepimiz bireyiz, birbirimizi kandırmakla yola çıkarsak kanun da işe yaramaz. Önce vicdan kanunu işletilmeli.” Dedi.

Üreten satan, Kurumsal firmaların iç denetimi, Bireyselin vicdanı olmalıki; Güvenlir gıda tüketebilelim.
29.HotelEquipment ve 25.FoodProduct Anfaş fuarında 17  Ocak 2018 Çarşamba günü, Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER)-ve Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından  “Tatlı Yiyelim Tatlı Konuşalım” Güvenilir Ürün-medya forumu düzenlendi.
Forumda gerçekleşen Panelin moderatörlğü KRT Tv Ekonomi Program yapımcısı Çetin Ünsalan üstlendi.
Tüketici Başvuru Merkezi Derneği (TBM ) Başkanı İbrahim Güllü, Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı, Zeki Açıköz, Can Sezen Güvenilir, ürün Yürütme kurul üyesi, Refleksgazetesi Genel Yayın yönetmeni Mehmet Uluğtürkan, Panelin panelistleri oldu.
Oldukca hiperaktif geçen panelin açılış konuşmalarını  YAPDER ve EGD Başkanı Celal Toprak, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı yaptı.
Ekonomi gazetecileriN, iş insanları, aşçılar ve tüketici temsilcileri güvenilir gıdayı masaya yatıram medya forumunda  YAPDER ve EGD Başkanı Celal Toprak, bu tür toplantılarda ortak akılla ortaya çıkan görüşlerin geleceği aydınlattığını ifade etdi.
TİM Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, Tahsin Öztiryaki, uygun şartlarda üretim yapmanın yolunun da uygun ekipmanlara sahip olmaktan geçtiğini vurgularken güvenilir ürün veya standart ürünün Türkiye’nin en önemli meselelerinin başında geldiğini söyledi.   Dünyanın her köşesine her ürünü satabilmek için belli standartlara ve belgelere sahip olmak gerektiğini, ancak her alanda yerli malı kullanılmasının şart olduğunun altını çizdi. Tahsin Öztiryaki,  “Türkiye’nin kayısılarını Almanlar alıp 3-5 kat pahalıya, yine zeytinyağımızı alıp şişeleyip başka ülkelere daha pahalıya satabiliyorlar. Türkiye buğday ithal ediyor deniyor. Ediyoruz ama çarçur edilmiyor. Dünyanın en büyük un ihracatçısıyız. Yaşadığımız her alanda standartlar devreye girerse sorun çıkmaz. Kinoa Peru’da iki bin metreden yüksekte yetiştirilen bir ürün. Ama Türkiye’de çok rağbet var diye Antalya’da sıfır rakımda bile kinoa yetiştirilmeye başlanıyor. Standartlara uygun değil. Hepimiz bireyiz, birbirimizi kandırmakla yola çıkarsak kanun da işe yaramaz. Önce vicdan kanunu işletilmeli.” Dedi
Her şeyin kanunlarla olabileceğini ifade eden Öztiryaki,ancak “Kanunlar olsa dahi insanlara zarar vermek isteyenler verebiliyorlar. Önemli olan, vicdan kanunu. Gerekli şartlar oluşturulmadığı için ortaya güvensizlik çıkıyor. Birbirimizi güvenmemiz lazım.” Sözleriyle birer birey olan bizlerin vicdan sorgulamamız gerektiğini vurguladı.
ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı,. Sağlıklı ve huzurlu yaşamanın para kazanmaktan zor olduğunu kendi yaşamından örneklerle sağlıklı beslenmenin önemine değindi  Ali Bıdı,. “Bir kadının hamile kalabilmesi için erkeğinde çok sağlıklı olması gerekiyor. Sağlıksız yaşadığımızda, ailemize yük oluyoruz. Birilerine muhtaç olmamak için düzenli spor yapalım, sağlıklı beslenelim ve sağlıklı yaşayalım” dedi
Panelist Refleksgazetesi Genel Yayın yönetmeni Mehmet Uluğtürkan, “Eskiden merdiven altı ürün tedarik eden de satan da biliyordu. Ama tüketici bilmiyordu. Milli Savunma Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı bir protokol imzalayarak, tavsiye niteliğinde bile olsa, kamuya ürün tedarik edebilecek firmaları açıkladı. Ürünlerin izlenebilirliği de çok önemli bir konu. Üreticiden tüketiciye gidene kadar doğru bir şekilde ulaşması lazım”sözleriyle kayıtsız hijyenik olmayan üretimi dile getirdi.
Anavarza Bal Genel Müdürü ve Güvenilir Ürün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Can Sezen, “Dünya çam balı tedariğinin yüzde 85’inin Türkiye karşılıyor. Ancak isimsiz, markasız varille satıyoruz. Gezen tavuk deniyor, köy yumurtası deniyor, çam balı deniyor ama standardı yok. Coğrafi işaretler alındı ama böyle bir işaretleme yöntemi dünyada yok. Tıpkı sonu organik ürünler gibi olacak. Ulusal bir market zinciri bize ‘Hakkari balı üretebilir misiniz?’ diye sordu. Hayır, dedik. Bunun altını doldurabilmek lazım. Yeni Zelanda Manuka ağacından ürettiği Manuka balının kilosunu 200 dolardan dünyaya satıyor. Bizde 500 çeşit ballı endemik bitki var bu ürünlere kimliklendirme yapılması ve standartların belirlenmesi lazım. Hakkari balı, Ardahan balı diye değil bitkinin adıyla yapılmalı, dünya standardı böyle.”Bal örneklemesiyle açıklamalarında bulundu.

Türkiye Aşçılık Federasyonu Genel Başkanı Zeki Açıkgöz  “Tüketimin büyük bir bölümünün gezen ve seyahat eden kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Yemeğin önce göze, sonra damağa ve en sonda ise mideyi rahatsız etmemesi gerektiğini söyleyen ustamız vardı.   Hormonların konuşulmadığı günlerde bile ana maddelerin içinde yiyeceklerin mideyi rahatsız etmemesi gerektiği söyleniyordu. Birinci işimiz, ürünün sağlıklı olup olmadığını test etmektir. Eğitimlerde birçok şey öğretiliyor. Ancak asıl önemli olan, öğretilen doğru uygulanıyor mu?” dedi.
Eğitim, güvenlik ve sağlık olmazsa olmazları olduğunu vurgulayan Tüketici Başvuru Merkezi Genel Başkanı İbrahim Güllü, tüketicinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda yaşamasının çok önemli olduğuna dikkati çekerek, “Bu sektörde çalışan her birimin çok önemli sorumlulukları var. Hükümetin de çok ciddi gıda politikalarına sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Biz artık kötüyü durmak, görmek ve tatmak istemiyoruz. Marka değeri olan ürünleri güven içinde almak istiyoruz. Formlar ve komisyonlar oluşturularak, hükümetlerin gelip geçmesine bağlı olmaksızın tamamen halka ve tüketiciye yönelik olarak gıda politikaları oluşturulmalı” diye konuştu.
ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, “En İyi İlaç Sensin” adlı kitabı katılımcılara dağıtarak, sağlıklı yaşamın önemine bir kere  daha  vurgu yaptı.
yilmazparlar@yahoo.com