29 Şubat 2020 Cumartesi

Enerex-yuvarlak masa -Yılmaz Parlar



ONLİNE HABER GAZETESİ   
ANA SAYFA  SİYASET EKONOMİ TURİZM KÜLTÜR SANAT EMLAK  OTOMOTİV TEKNOLOJİ SPOR 

MODA KADIN MAGAZİN YİYECEK SİNEMA SAĞLIK KİTAP BİLİM








Enerjide Yeni Trendler

ENEREX Antalya Enerji Verimliliği ve Dönüşümü Fuarında, Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi Gazeteciler (EGD)’nin enerji editörleri ve Enerji uzmanları geleceğin fuarına yol haritası oluşturmak için yuvarlak masa düzenlendi. Enerji masaya yatırıldı. 2020 yılı ve sonrası trendler incelendi. Tartışıldı.




EGD Başkanı Celal Toprak Yuvarlak masanın moderatörlüğünü üstlendi. ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı açılış ve sonunda soruları cevaplıyan konuşma gerçekleştirdi.
Her zaman ki gibi hiperaktif idare etdiği panel gibi yuvarlak masa toplantısına da sinerji yaratan Celal toprak fuar konseptini temasını çok uygun bulduğunu enerji verimliği ve dönüşümlü enerjinin etkinliği hakkında kısa ön konuşma yaptı.
Enerji Verimliliği daha az enerji kullanarak istenen sonucu elde etmek anlamına gelir. Böylece, enerji verimliliği enerjinin korunmasıdır.
Tasarruf etmek, daha az enerji tüketmek veya kullanımını tamamen bırakmak anlamına gelir. Enerji verimliliğine yönelik çalışmalar teknolojik ilerleme ve gelişme gerektirir. Enerji tasarrufu bir tür erdem olarak düşünülebilir ve elbette var olma hakkı vardır. Ancak, ihtiyaçlarımızı karşılamak için ürün performansında bir artışa yol açamaz. Verimlilik ilerleme demektir. Kaynaklarımızı ve paramızı kurtarabilir. 




ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı ilk olan fuarı uluslar arası düzeyde düzenlemelere devam ederek fuar kenti yapmayı buna tüm herkesimin katılması gerektiği anekdotla Almanya’daki ötelin sektöründe fuara ziyaret nedeniyle konaklama fiyata yaptığı indirimi örnekledi.

Yeni trendlerden konuşma ağırlığı enerji depolama değerlendirilmesiydi. Enerji depolama ve daha iyi piller. Yenilenebilir enerjinin en popüler kaynaklarının güvenilirlik eksikliği, güneş PV geceleri çok yararlı olmadığı ve rüzgar enerjisinin rüzgara ihtiyaç duymasıdır. Bu nedenle, "güneş parladığında depolama yapmak", enerji karışımındaki yenilenebilir enerjilerin geleceğini sağlamak için hayati önem taşımaktadır. Daha iyi ve daha uzun ömürlü pillerin yanı sıra yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjiyi depolamanın diğer yollarını geliştirmek için çok fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. İyi enerji yönetiminin ayrılmaz bir parçası, uygulanabilir ve güvenilir depolama sistemleri ve buna bağlı olarak pillerdir. 

Diğer trend yapay zeka Enerji endüstrisi de dahil dünyanın birçok endüstrisinde dalgalanıyor. Yapay zeka, enerji şirketlerinin ve tüketicilerinin enerji üretimi ve tüketimindeki eğilimleri belirlemeye ve takip etmeye yardımcı olan verileri toplamasına ve gözden geçirmesine yardımcı olmak için kullanılıyor. Akıllı sayaçlar ve akıllı enerji yönetim sistemleri de yapay zeka entegrasyonundan faydalanıyor. 
Blockchain ağları Blockchain teknolojisi enerji endüstrisindeki bir başka heyecan verici gelişmedir. Bu eşler arası ağlar, müşterilerin enerjiyi etkili bir şekilde ticaret yapmalarına yardımcı olur. 
Bu enerji şirketleri tarafından veya hatta özel kişiler tarafından kullanılabilir. IoT tarafından desteklenen bu teknoloji, akıllı, enerji tasarruflu cihazların ve  bina yönetim sistemlerinin performansını artırmaya yardımcı olabilir .
Şebeke paritesi esastır. Şebeke paritesi, alternatif bir enerji kaynağı, elektrik şebekesinden gelen güç fiyatından daha düşük veya ona eşit olan yüksek bir elektrik maliyetiyle güç üretebildiğinde ortaya çıkar. Güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla, daha popüler, birçok kamu hizmeti şirketi en kısa sürede şebeke paritesine ulaşmak istiyor. Bu eğilim 2020'de önceki yıllarda olduğu kadar önemli olacak. Bu doğrudan teknolojik ilerlemelere bağlıdır, çünkü şebeke asgari kaynaklarla eyaletler arasında daha verimli bir şekilde yaygınlaştırılacaktır. Bunun yanı sıra, kısa vadeli yatırımlara ihtiyaç duyulmasına rağmen uzun vadede net gelir tasarrufu sağlanacaktır. Bunun çoğu, tüketicilerin giderek artan bir şekilde sürdürülebilir elektrik aramalarıyla dengelenmelidir.



Şebekenin siber güvenliği, Enerji şebekesinin artan dijitalleşmesinin bir dezavantajı, siber saldırılara karşı savunmasızlığıdır. Uyumlu ve sofistike bir saldırı, teorik olarak bir ulusun tüm enerji şebekesini yok edebilir. Blockchain, bu tehlikenin üstesinden gelmeye yardımcı olan sihirli silah olabilir .
Dağıtılmış Enerji Kaynağı (DER). konut, ticari ve endüstriyel segmentlerdeki elektrik müşterilerinin giderek daha fazla para tasarrufu sağlamayı, daha temiz enerji kaynakları kullanmasını, esnekliği sağladığını ve enerji kullanımları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olduklarını  ve özellikle artan devlet yenilenebilir portföy standartlarıyla karşılaşan kamu hizmetlerinin (RPS) ve kurumsal karbon azaltma hedefleri, rüzgar ve güneş gibi değişken kaynakların artan arzının dengelenmesine yardımcı olmak için daha esnek kaynaklar aramanın yanı sıra, en yüksek talebi tıraş etmeye, yeni nesil ve iletim oluşturma maliyetlerinden kaçınmaya ve müşterileri daha fazla meşgul etmeye çalışmaktadır., DER’ler, tipik olarak 1 ila 10.000 kW arasında değişen küçük ölçekli güç üretimi veya depolama teknolojileridir .   
Aslında, enerji üretimini ve mümkünse depolamayı merkezsizleştirmenin bir yoludur. Dağıtılmış Enerji Kaynağı (DER) stratejileri ve teknolojileri, 2020'de bazı ilginç gelişmeler gösterecek olmasıdır.
Politika ve enerji politikası. Dünyadaki birçok hükümet, belirli bir tarihe kadar karbondan arındırma yönünde giderek daha fazla baskı yapıyor. Bu tür politikalar, vurgulanan eğilimlerin çoğunun geliştirilmesini sağlayabilir. Bu konular üzerinde konuşmalar gelişti.  Enerji verimliliğinin artırılmasında; ev aletlerinin enerji verimliliğini artırmak, asgari enerji performansları üzerinde kontrol sağlamak ve artan sayıda ev aleti için uygun çalışma standartları sunmak için aktif olarak çözümler geliştirmek ve uygulanmalıdır.
Yakıt tüketimini azaltmayı ve enerji kontrolü, yeşil binalar ve temiz ulaşım gibi karbondioksit emisyonlarını azaltmayı amaçlayan teknolojiler, enerji verimliliğine ve daha düşük CO2 emisyonlarına katkıda bulunan önemli teknolojik araçlar olacağı gibi konular geleceğin teknolojisine ilham veren konuları kapsadı.
Yuvarlak masa soru cevap sonrasında toplu fotografla noktalandı.
 yilmazparlar@yahoo.com

kaynakhttp://www.ekonomiprofil.com/

11 Şubat 2020 Salı

İstanbul’da Sri Lanka Mutfağı-Beta House-Yılmaz Parlar

ONLİNE HABER GAZETESİ   
ANA SAYFA  SİYASET EKONOMİ TURİZM KÜLTÜR SANAT EMLAK  OTOMOTİV TEKNOLOJİ SPOR 

MODA KADIN MAGAZİN YİYECEK SİNEMA SAĞLIK KİTAP BİLİM






İstanbul’da Sri Lanka Mutfağı

Sri Lanka Ankara elçiliği, 10 Şubat 2020 pazartesi günü Bağımsızlık kutlamaları kapsamında, Eminönü tarihi mekan Beta Yeni Han’da gerçekleştirilen bir festivalle Sri Lanka mutfağını tanıtdı.
Sri Lanka Ankara elçiliği ve fabrikaları Trabzon’da Genel Müdürlükleri Adana’da bulunan Beta Tea ile Basın toplantısı düzenlediler.




Basın Toplantısına Sri Lanka Ankara Büyükelçisi Muhammed Rizvi Hassen, Beta Tea Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Uğur, Fatih Belediye Başkanı  Ergün Turan katılarak birer konuşma yaptılar.

Sri Lanka'yı Türkiye'de sergilemek için Bağımsızlık ayı olan Şubat ayında bir dizi etkinlik düzenledi. Büyükelçilik ilk kez İstanbul'da bir yemek festivali gerçekleştirdi.



Muz, tarçın, Hindistan cevizi, muskat ağaçları ve kendine özgü lezzetleri ile dünyanın en çeşitli baharat ve meyvelerine sahip Sri Lanka, bu lezzetlerin bir kısmı masa üzerinde teşhir edildi.
Geleneksel bereket getirmesi için kandil lambederdeki kandil fitilleri protokol tarafından yakıldıkdan sonra Sri Lanka Ankara Büyükelçisi Muhammed Rizvi Hassen,açılış konuşması yaptı.

Elçi Hassen “Sri Lanka baharatlı yemek festivali, İstanbul 2020 için hepinize çok sıcak bir dostluk sunuyorum. Sri Lanka halkı İstanbul'u Türkiye'den daha iyi biliyordu.
Türkiye ile ilişkilerimizin tarihi çok eskilere dayanıyor. Osmanlı Sultan Abdülhamid döneminde Sri Lanka İstanbul'u birbirine bağlayan ilk Konsolosluğu kurdu.” Dedi.



Elçi Hassen Kolombo'da dostluğu ve dayanışmayı yansıtan İstanbul caddesi olarak adlandırılan bir sokağın olduğunu,yüzyıllar önce, birçok Türk gezgin ve tüccar Sri Lanka'nın bulunduğu deniz yollarını dolaştığinı ve bazılarında çeşitli nedenlerle bir süre kaldığını ifade etdi.

Hassen “Belki baharat ticareti için faliyetde bulundular. Bununla birlikte, modern tarih boyunca temas kurmak için esas olarak insanları insanlara olan yakın temasımızı kaybettik. Yine de bağımsızlığımızın ardından Türkiye ile güçlü bağlayıcı siyasi bağlar kurduk. Türkiye, 1948'de bağımsız olduktan sonra diplomatik ilişkiler kuran ilk ülkelerden biri.

Değişim sayısının (mil olarak değil) uzaklığı nedeniyle, ticaret faaliyetlerinde belki de daha az sayıda değişim olması nedeniyle birbirimizin kültürlerini unuttuk.



Sonra alışkanlıkları, değerleri ve gelenekleri unuttuk. Neyse ki, Ceylon Çay ilişkilerimiz için bir miktar güç sağladı. Umarım bu kararlı ve küçük çaba, Sri Lanka'yı ve İstanbul'u, belki de Türkiye'yi bağlamak için bir yolculuğa başlayacaktır.” sözleriyle ilişkileri geliştirmenin arzusunu taşıdığını gösterdi.

Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Bağımsızlığının 72’nci yıldönümünü kutlayan Sri Lanka ve Türkiye yaklaşık 1000 yıldır, ilişkilerini karşılıklı güven ve saygı temelinde yürüten, küresel düzlemde yaşanan hadiselerde, benzer görüşleri savunarak; benzer tutumları takınan iki kardeş ülke olduğunu söyledi.

Turan, “Bugün burada, ortak bir hafızaya sahip bu iki ülkenin gastronomi gibi önemli bir kültürel miras teması ile bir araya getirilmiş olmasını; gastronomik mücevherlerle dolu Fatih’imizde; bir diğer gastronomi hazinesi ülkenin yemeklerinin tanıtılıyor olmasını, takdire şayan bulduğumu söylemek istiyorum. Bu değerli festivali öncelikle gastronomi adına; farklı tatların, farklı coğrafyalarda tanıtılması adına, oluşturulan bu kültürler arası ilişkinin turizm, ekonomi gibi farklı boyutlara yansıması adına çok değerli bulduğumu bilmenizi istiyorum.” dedi



Turan.bir ulusal mutfak, Bir ulusal giysi kadar tarih yansıtdığını, Filozof Roland Barthes’in sözünü hatırlatarak “Yiyecek dediğimiz şey; Sadece ürünler toplamı değil, aynı zamanda bir iletişim sistemi, bir imgeler bütünü, gelenek ve davranış biçimlerine ilişkin bir bütündür” şeklinde ifadede bulundu.

Beta Tea Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Uğur’un takdir ve teşekkür konuşma sonrası Sri Lanka’nın otantik yemekleri, tatdırıldı.

Genelde deniz mahsülü yiyecekler sunuldu. İlginç sokak yemeği. “Kottu Roti” yumurta, et, sebze, yufkaya benzer ekmek ve diğer malzeme ve baharatların karışımıyla yapılan ve kokoreç gibi ızgarada küçük parçalara bölünerek pişirilen yemek ilgi gördü. Tatlı sevenlerin de unutulmadığı festivalde Asya bölgesinde yetişen bir ağaçtan yapılan, yine Sri Lanka’ya özgü “jagger” denilen bal benzeri şurubun kullanıldığı "Watalappam" sunuldu.

yilmazparlar@yahoo.com

21 Ocak 2020 Salı

Anfaş’da Yuvarlak Masa-Yılmaz Parlar
























New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 


























Anfaş’da Yuvarlak Masa

15-18 Ocak 2020  tarihleri arasında ANFAŞ tarafından Antalya’da gerçekleştirilen HORECA (Hotel, Restaurant, Cafe) fuarında, Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi Gazetecileri Derneğinin (EGD) desteklediği yuvarlak masa toplantısı çalıştay atmosfer niteliğinde geçti. Çok önemli hedefler belirlendi.




Toplumcu Gıda Mühendisleri grubunda yönetim üyesi olan Güvenilir Ürün Platformu Genel Sekreteri, Kanal Ekonomi Program Yapımcısı, Gazete ekonomi’nin Gıda Editörü Gıda Müh.Elif Aşlamacı Attepe’nin Moderatörlüğünü üstlendiği ve 12 Konuşmacının yer aldığı panel son derece hiperaktif geçti.

Yurt içi katılımcıların yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Brezilya, Cezayir, Çin, Endonezya, Hindistan, İran, İsrail, İtalya, Libya, Litvanya, Nepal, Rusya, Tayland, Tunus, Ukrayna olmak üzere toplam 17 ülkeden katılımcıyı, ziyaretçileri bir araya getiren fuar, hedef çıtasını yükseklere çekerek yerli ve doğal ürünleriyle dünya pazarından en büyük payı kapmak, üretimi yeşil enerjiyle elde etmek, israfa son vermek, sıfır atık ve ideal beslenmeye şekil vermek misyonlarını tüm yönleriyle masaya yatırdı.




Yerliyse Yeriz Yerliyse Kullanırız Yaşasın Anadolu, Atık problemi, Yemek israfı, Sera atıkarından enerji elde etme gibi konuları içeren panelin konuşmacıları ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, Türk Mutfağı Derneği Başkanı ve Öztiryakiler Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Tahsin Öztiryakiler, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Antalya şube Başkanı Cahit Urfan, Gazeteci Yazar ve  Güvenilir Ürün Platformu  İcra kurulu üyesi Talip Bayram, Gazeteci Yazar Fikri Türker, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, ARNİCA Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı Zeki Açıköz, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Mehmet Bahar, ARZUM Pazarlama ve Ürün Geliştirme Direktörü Mehtap Yıldız ve SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Kozan.


Gıda Müh.Elif Aşlamacı Attepe’nin ön konuşması Yerliyse Yeriz Yerliyse Kullanırız mottosu eksenindeydi. Yerli üretimi desteklemek ithalat kapılarını kapatmakla üretimi ateşlemek kalitesini artırmak ve üretim fazlasını ihracat etmek özünü ifade eden giriş konuşmasıydı.
Gerçekdende, tüketime bakıldığında; alıcıların yerli mal ve ithalat arasında seçim yapma özgürlüğü var ancak ucuz ithalat, yerli mallarla rekabet ettikçe, ülkede fabrikalardan işletmelerden işten çıkarılma potansiyeli artıyor. En çok ithalat yerli mallardan daha düşük fiyatlarla satılmasından ve yerli mala güvenilir olarak bakılmadığından kaynaklanmaktadır. Daha geniş olarak bakıldığında, daha ucuz yabancı malların bulunabilirliği, yerli mal ve hizmetlerin satın alınması için daha fazla harcanabilir geliri serbest bırakır.
İhracatı artırarak ve yurtiçinde yurtiçi malları teşvik ederek ticaret açığını azaltmak misyonunda olmamız gerekir.




Diğer konulara bakıldığında; Sıfır atık çöpsüz iş modeli geliştiren Dünyada örnek restaurantlar çoğalıyor. Yine pek çok projeler, geleceğin boş bir restaurant oluşturmak için teknoloji, bilim, akademik araştırma ve tasarımın bir kombinasyonunu kullanıyor. Diğer kuruluşları ile tesisin tüm parçalarını kullanarak ve yerel olarak malzemeleri tedarik ederek sıfır atık pişirme yapmanın yollarını deniyorlar. Dünya çapında artan sayıda şef yemek israfını azaltmaya çalışırken, Otel yiyecek atıklarının görünmeyen skandalı, kişi başına düşen gıda atıkları oldukca fazla.




Elbetde, Herkes lüks bir tatil ya da lüks bir otel büfesini seviyor, ancak ağırlama yapanlar küresel gıda israfı sorununa nasıl katkıda bulunuyor?  Her yemek için oturulduğunda, dörtte birini çöp kutusuna atılmış olsa, müşterileri memnun etmek için bir hevesin  görünmeyen  gıda skandalına dönüştüğü misafirperverlik endüstrisindeki gizli atık hikayesini oluşturuyor.
Otel yiyecek atık danışmanlıkları, otellerin atık ayak izinin büyüklüğüne  ve tesis bünyesindeki  yiyecek ve içecek satış noktalarının sayısına bağlı olarak çok daha yüksek seviyelerde  olabildiğini söylüyorlar.

ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı açılış konuşmasında yuvarlak masayı oluşturan sektör değerlerin desteğiyle, ANFAŞ’ı Orta Doğu’nun en büyük fuar alanı yapmayı hedefliyebileceklerin altını çizdi. ANFAŞ’I dünyanın fuar merkezi yapmak istediklerini açıkladı.
Diğer panelistler aynı görüşde birleştiler konuşmalardan çok kısa özetler ise şöyle;
Öztiryakiler Yönetim Kurulu Başkanı Tahsin Öztiryaki Türkiye’nin yaklaşık 180 milyar dolar civarında ihracatı olan her sektörü çok gelişmiş bir ülke olduğunu,   dünyanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yapıya sahip kapasitesini vurguladı.




Bunun bir göstergesi olarak mutfak sektörünün 200 civarında ülkeye ihracat yaptıklarını belirtdi. Türk malının, Öztiryaki “Türkiye’de üretilen malların kıymetinin bilinmesinin ve geleceğimizin bunlara bağlı olduğunu anlatmamız lazım. Aksaklık ve eksikliklerini de düzeltmemiz gerekiyor.”sözleriyle yerli malların kullanımın önemine dikkat çekdi.

Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan  “Yerli ise yeriz, yerli ise kullanırız” mottosunu desteklediklerin 10 adet farklı belediyelerin topladığı çöplerin yakarak işlendiği ve ayrıştırdığı biogaz enerjileri olduğunu, çöpten elektrik üretdiklerini açıkladı.

ASKON Antalya Şube Başkanı Cahit Urfan,   “En büyük problem ürettiklerimizi satamamak. Pazarlamada problemimiz var, markalaşma ve dijitalleşmede geri kaldık, yanlış bir kulvarda hareket ediyoruz. Markalaşmak ve dijitalleşmek zorundayız. Dünya gelişirken aynı zamanda, e-ticaret ve e-ihracat üzerine bir yoğunlaşma var. KOBİ’lerin birleşip hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Esnafımızın birleşemediğini görüyoruz. Yol almak için birleşmeye ve markalaşmaya ihtiyacımız var. Biz kendimizi iyi ifade edersek başarılı olacağımıza inanıyoruz”

 Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Mehmet Bahar, “Yerli ürün bizim için çok önemli. Yerli ürün kullanılmalı ama bunu yaparken de Türk gıda ürünleri ön plana çıkartılmalı. Tarım ürünleri ile ilgili, eskiden kendi kendimize yeten nadir ülkelerden olmamıza karşılık, geldiğimiz noktada samanı bile ithal eden bir ülke konumuna geldik. Bu nedenle sürdürülebilirlik çok önemli, sürdürülebilirlikte de yerel yöneticilerin desteklenmesi anlamında da önemli”

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, “Eskiden ülkemizde Türk yönetici yerine yabancı yönetici tercih edilirken şu anda dünya markalarının hemen hemen hepsinin başında Türk yöneticileri görebiliyoruz”

SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Kozan, “Eğer kaliteli ürün yetiştirmek istiyorsak kontrollü yetiştirmemiz gerekiyor. Bunun için de tarımda modernizasyon çok önemli. Modernizasyonda öne çıkan da seralardır. Seralar sağlıksız gibi bir algı var, ama aslında seralarda sağlıksız yetiştirilmemesi için kontrol var. İçerideki üretimi kontrol etmeniz gerektiği kadar, sera kurulumunu da kontrol etmeniz gerekiyor. Burada da kontrolü önemle ortaya çıkartmanız gerekiyor.”

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz
tedarik zincirinin önemini dikkat çekerek,  fuarların, bütün paydaşların birleşme, buluşma noktası olduğunu başarıyla istenilen kalitede uygulandığında, ürünlerin ihraç edilme kabiliyetini arttırabileceğini vurguladı.

ARNİCA Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, “Yerli malı kullanalım, özellikle Türk ise kullanalım” düşüncesine tam olarak katıldıklarını, Türkiye’de ilk mutfak robotunu üreten firma olduklarını yurt dışına kolaylıkla satdıklarını ancak yurt içinde satışların yerli malı diye zorlandıklarının gerçeğini bir kere daha gözler önüne serdi.

Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı Zeki Açıköz  “Ülkenin üretim gücü olmazken bile okullarda yerli malı ile ilgili “Yerli malı yurdun malı, herkes bunu kullanmalı” sloganları vardı. Sektörlerde bilmediğimiz ve bilmemiz gereken konular ve firmalar var. Yurtdışı ürünlerini tamamen engelleyemezsiniz. Bu bir süreç, bir güvenilirlik.”

yilmazparlar@yahoo.com

12 Ocak 2020 Pazar

UTİKAD, lojistik sektörünün 2020 yılı beklentileri-Yılmaz Parlar























New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 
























UTİKAD 2020 Beklentileri

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, lojistik sektörünün 2019 yılını değerlendirmesiyle ve 2020 yılına dair öngörüleriyle ile ilgili 09 Ocak 2020 Perşembe günü InterContinental Ceylan Hotel 'de basın toplantısı düzenledi.




450 üyesiyle 50.000 İstihdam yaratan, tüm taşıma modları ve lojistik hizmetleri veren, 5 Milyar dolarlık ciro üretimi olan UTİKAD, yeni yılda dönüşüm ve değişim dalgasından lojistik sektörün beklentilerini açıkladı.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener'in 2019 yıllını değerlendirmesi ve 2020 yıl beklentileri konulu basın toplantısına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Turgut Erkeskin, Cihan Yusufi, Serkan Eren, Ayşem Ulusoy, Berna Akyıldız, Cihan Özkal, Ekin Tırman, İbrahim Kemal Barış Dillioğlu, M. Mehmet Özal, Nil Tunaşar gibi  Yönetim kurul üyeleride katılarak Basın mensupların sorularına uzman oldukları konuda bilgi verdiler.
Ayrıca, UTİKAD'ın sektöre yönelik hazırladığı "Lojistik Eğilimler ve Beklentiler Araştırması" ve UTİKAD İcra Kurulu Sektörel İlişkiler Departmanı'nın hazırladığı  "UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu-2019" sunan, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tuna, UTİKAD Sektörel İlişkiler Müdürü Alperen Güler’de toplantıya katıldılar.




UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, Taşıma İşleri Organizatörlüğü (TİO) ücretlerinin sembolik rakama düşürülmesini, Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetleme Sisteminin (U-ETDS) devreye girdiğini ve 6 ay ertelendiğini, Havalimanı’nda kargo çalışma koşulların düzeltilmesini, Transit taşımalara önem verilmesini,  Hizmet ihracatçılarının öneminin artığını,  Çin'in “Bir Kuşak Bir Yol projesinin” Türkiye'ye katkısı başda olmak üzere pek çok konuyu dile getirdi. 

1 Temmuz 2019 tarihinde yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinde (TİO) mevcut belge ücretinin 450 binden 150 bine indirdikleri halde rakamın yüksek değerde olduğunu söyledi.




Yük hareketlerinin elektronik ortama aktarılması sayesinde istatistik olması ve taşımaları kayıt altına alma amaçlı, Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetleme Sisteminin (U-ETDS) devreye girmesine karşın 6 aylık erteleme yapıldığını açıklayan Eldener, “Sistem, amacı itibariyle bizlere uygun. Ancak sistemle ilgili Bakanlık tarafından yeterli bilgilendirme yapılmadı. 6 aylık erteleme yapıldı. Ancak, sonrasında bu sorun tekrar kendini gösterecek. 25 ülkede elektronik taşıma bilgisi sistemi hazırlanan AB’yi örnek göstererek, AB’de bu bilgiye ihtiyaç olduğu zaman, bu bilgiyi firmalardan aldıklarını,  Bizdeki sistemin bu şekilde uygulanmasına itirazları olduğunu vurguladı.

Emre Eldener, lojistik şirketlerinin hem Atatürk, hem de İstanbul havalimanlarında çalışmak zorunda kaldığını, İstanbul havalimanında kargo terminali ile yolcu terminali arasında 9 kilometrelik gibi uzak mesafenin olduğunu, çalışma koşulları iyi olmadığına dikkat çekerek "Çalışanların ihtiyaçları için sosyal alanlar oluşturulmalı. İstanbul Havalimanı'na tren hattı yapılmalı. Taşımacılık şirketleri için iki havalimanında çalışmak masraflı. İstanbul havalimanında metrekare fiyatları 100 Euro'yu aşan ofis kiralarına en lüks yerlerden bile daha yüksek bedel ödüyoruz. Uğraşmalarımıza rağmen kiraları düşüremedik." dedi

Eldener, "Transit taşımacılık mutlaka geliştirilmeli. Aktarmalar hızlı yapılmalı. Hollanda ve Dubai ticari taşımacılıkta çok ileri. Kapıkule'de tıkanıklık devam ediyor.” İşlemlerin hızla yapılmasına bağlı olduğunun altını çizdi.

Eldener, Çin ile Avrupa arasında bağlantı Rusya üzerinden kurulduğunuda belirtdi.
Gerçekdende Çin’in Dünya ülkelerdeki yatırımları dikkat çekici, Rusya Federasyonu ülkelerden geçen “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi bunun bir göstergesi. Çin'den yatırımcılar için cazip olduğunu ve bunun da ekonomik işbirliğinin siyasi bileşeni ve birlikte uygulanan “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi ile birlikte Rus-Çin yatırım ilişkilerinin daha da güçlendirileceği sonucu çıkıyor.





“Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesinin Türkiye'ye de katkısı olacak. Türk malları tren hattıyla Orta Asya'ya daha ucuz gidecek." Diyen Eldener,“Çin, klasik teknolojiden yüksek teknolojiye geçiyor. Afrika hala klasik teknolojili mal alıyor. Çin'in ihracatını en az artırdığı kıta Afrika. Çin ile Afrika'nın frekansı tutmadı. Çin'e direnç var.” Lojistik açısından böyle olmasına rağmen Ekonomi yatırım açısından 20. yüzyılın sonunda Afrika'nın çoğuna yayılmış olan sermaye ve siyasi gücün boşluğu, büyüyen Çin'in dikkatini çekti. Çin, kendi çıkarlarına dayanarak, iyi düşünülmüş bir eylem planı geliştirdi ve uygulamaya başladı.

Çin, çok sayıda Afrikalı öğrenciyi yeniden eğitti ve eğitim programlarını yerel üniversitelerde, Kenya, Mozambik ve Tanzanya'da uyguladı. Böylece, birçok öğrenci sadece daha sadık olmakla kalmadı, aynı zamanda kendilerini Çin teknolojisine bağlı buldu. Afrika'daki madencilik endüstrisinin mühendislik personeli de, Çinlilerin tesadüfen kendi modern ekipmanlarını tedarik ettiği yeniden eğitim ve eğitime tabi tutuldu.
Çin,Afrika'ya birçok kişinin oraya ihraç etmekten korktuğu ileri teknolojileri getirdi.
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener'den sonra

Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tuna, UTİKAD Sektörel İlişkiler Müdürü Alperen Güler’de raporlarını sundular.
Basın mensupların soruların cevaplanmasıyla toplantı son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

30 Aralık 2019 Pazartesi

Birleşik Metal-İş Sendikası genel kurulu-2019-Yılmaz Parlar



















New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 
























Birliktelik Herşeyi Çözümler


Birleşik Metal-İş Sendikasının, 28 Aralık 2019 Cumartesi günü İstanbul Kartal Titanic Hotel’de gerçekleşen genel kurulunda, emek ödülü alan, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, Birleşik Metal-İş Sendikası üyelerine yönelik teşekkür konuşmasında “Birlikte olursanız güçlü olursunuz. Herşeyi Birliktelik çözümler” dedi.

Birleşik Metal-İş Sendikası ismiylede örtüşen birliktelik. Gerçekdende
Her açıdan en zor, aynı zamanda en önemli nokta sınırların bölünmesidir.



Sınırlar ayrılmadan, kontrol odağınız ve dikkat odağınız her zaman bir arada olur. Sınırları böldüğünüzde, dikkat odağınız sınırların bu tarafında, sonra diğer tarafında olur.
Haklarınızı bir başkasının çıkarları lehine unutmak, kendinizi nesneleştirir, duyarsızlaştırır. Kayıtsız bir nesne haline dönüştürür.
Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ödülü verirken ekonomi gazetecilerinin, sosyal yara olan iklim değişikliğinin ve sürdürebilir enerjiye yönelik çalışmalarını, toplumda farkındalığı artırmak için aralıksız sürdüren Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanına “Emek Ödülü” verdiklerini açıkladı.
Her kesime eşit mesafede olan bağımsız, tarafsız ekonomi yazarı Celal Toprak etik gazetecilik olgusunu EGD Ekonomi Gazeteciler Derneğinede yansıtarak iklim değişikliği, afet kapsamı, ekonomi haberlerinde kadınlar vs. gibi tematik alandaki toplumsal bakış açılarını medyaya entegre ederek farkındalık yaratma projelerine imza atmıştır.




Her platformda dile getirdiği İklim değişikliğinin dil, din, ırk, ekonomik durum farkı gözetmeksizin herkesi etkilediğini işaret eden Toprak, iklim değişikliği bilincini artırmak, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak adına, İklim Değişikliği Projesi kapsamında çok sayıda bilimsel toplantısı yapmıştır.

Kadınların toplumdaki rolünü yansıtan, girişimcilik ve ekonomide yer almalarını sağlıyan sayısız panellerde moderatörlük üstlenerek konuları medyaya entegre etmiştir.




Mimarı olduğu EGD Tarafından düzenlen Küresel ısınma kurultaylarında enerji politikaları olmak üzere her türlü önlemin alınmasına dokunarak bireysel toplumsal sorumluluklara dikkat çekmiştir.
Medyanın iklim değişikliğini bildirmek için gerçekten ahlaki bir yükümlülüğü olduğunu tüm meslek arkadaşlarına çağrı yapmıştır.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu yaptığı konuşmasının bir bölümünde ifade ve irade özgürlüğünden bahsederken özgürlük basının bir parçası olan ifade özgürlüğüyle, insan doğasının gizemli özelliği özgür irade sadece anlamak için değil, aynı zamanda gözlem, analiz ve açıklama için de karmaşık bir olgudur.





İnsan zihninin özgürlüğü, doğayı düzenleyen yasaların üzerinde yükselir ve daha düşük varlık düzeylerine bağımlı olmasına rağmen, kendi başına, daha yüksek bir varlık düzeyinde hareket eder.
Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan, Sendikaya yönelik saldırı politikalarını eleştirdi Mücadele edilmesi gerekliliğini vurguladı. Baskılardan, kadına yönelik şiddetten, kıdem tazminatının gasp edilmesi çalışmalarından, EYT’den, işsizlik fonunun yağmalanmasından, grevlerin yasaklanmasından, doğanın talanından   emeği ve doğayı sömüren kapitalist sisteme karşı emek mücadelesi verilmesi gerektiğini bildiren uzun bir konuşma gerçekleştirdi

yilmazparlar@yahoo.com

ULI Next grubu -What is Next- Geleceğin liderliği nasıl olmalı-Yılmaz Psrlar




















New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 






















Geleceğin Liderliği

Geleceğin Liderliği Nasıl Olmalı? Çalıştıran ne bekliyor? Çalışan ne bekliyor?
Dinamik organizasyon liderlerinin net bir vizyona sahip olmaları ve bunu iş için ifade edebilmeleri gerekecek.




Gelecekteki liderlerin hem yeni fikirlere daha açık olmaları hem de kendi sınırlamalarının farkında olmaları gerektiğine inanılıyor. Önümüzdeki on yıl içinde işgücüne giren başka bir kuşağın etkisini ve bunun birden fazla nesli yönetmek isteyen işletmeler için sunacağı zorlukları vurgulanmaktadır.




ULI (Urban Land Institute) Next tarafından organize edilen ve geleneksel hale gelen ULI yılbaşı buluşmasında, ULI Next grubunun “What is Next” temasıyla gerçekleşen etkinliklerinden beşincisi olan “What is Next in Leadership” - “Geleceğin Liderliği” başlıklı panel düzenlendi.




Liderlik eğitmeni ve profesyonel yönetici koçu Gamze Bayraktaroğlu moderatörlüğünde Han Spaces Levent’te gerçekleşen panel ULI Next, ULI Genç Liderler, Gayrimenkulde Kadın Liderler, ULI Gayrimenkul Yönetimi İlgi Grubu ve ULI üyeleriyle, gayrimenkul sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi

Geleceğin Liderliği konulu Panel öncesinde, ULI Next Grubunun eşbaşkanlığını yürüten Didem Erendil ve Hakan Malak, Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu Başkanı Neşecan Çekici, ULI Genç Liderler grubunun başkanlığını yürüten Cansu Pınar, ULI Gayrimenkul Yönetimi İlgi Grubu başkanı İlhami Akkum açılış konuşmaları yaptılar.
Farklı alanlarda çalışmalar yürüten ULI gruplarının yıl içerisinde yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulundular.





Panelistler, Gayrimenkul sektörünün deneyimli liderleri olan Ersun Bayraktaroğlu, Güniz Çelen, Firuz Soyuer, Neşecan Çekici ve genç liderleri Gözde Karahan, Rabia Kurban, Gökçe İnci, ve Berkay Ersoy gibi isimlerden oluştu.

Organizasyonların ve liderlerin önümüzdeki yıllarda karşılaşacakları zorlukları, liderlik davranışlarında, işletme işletim modellerinde temel değişiklikler yapılması gerektiğini, farklı nesillerin karşılıklı beklentilerini tartıştılar.





Teknolojinin yeni trendlerinin, Nesnelerin İnterneti, bulut tabanlı altyapı, yapay zeka ve makine öğreniminin yaygınlaşmasıyla organizasyonların tamamen çalışma şeklini değiştireceğine ve kuruluşları iş modellerini yeniden oluşturmaya zorlayacağı inancıyla ihtiyaç duyulacak liderlik becerilerin yeni trendlere ayak uydurması uyum sağlaması beklentileri dile geldi.Uyum sağlama yeteneği önemli olabilecek bir takım liderlik becerileri gerektiriyor. 

Çok farklılaşan nesillerin birarada çalışmasını sağlamanın geleceğin en önemli konularından biri olacağı konuşuldu. Lidersizlik yaklaşımının da bir alternatif olarak ortaya çıkacağı görüşü yer aldı.

Gelecek liderlerin kendi becerilerin yanı sıra, yarının zorluklarını aşmalarına yardımcı olmak için organizasyondaki çevredeki yetenekleri de geliştirmeleri gerekeceği, eğitimle yarının yeteneğini geliştirmek için işe alımına işaret edildi.



Liderlerin tüm cevaplara sahip olmaları gerekmediğini anlamaları ancak doğru soruları sormaları ve onları çevreleyen vizyon hakkında tutkulu olan bir ekibe sahip olmaları gerekir.
Pazardaki değişimin hızına ayak uydurabilmek için hızla yeni beceriler geliştirme yeteneği giderek daha önemli hale geliyor. Belirsiz ortamlarda rahat çalışan ve değişim konusunda başarılı olan kişilerin işe alınacağı vurgulandı.

İş liderlerinin hem rekabetçi kalmaları hem de pazardaki yeni fırsatlardan yararlanmaları için kendi becerilerini ve ekiplerinin becerilerini uyarlamaları gerektiği anlamına gelir.
Ortalama şirket ömrü azalıyor ve ekonomik güç yeni kültürlere kayıyor, aynı zamanda Gig ekonomisinin ortaya çıkmasıyla en büyük yetenek bile dünyanın her yerinde olabiliyor.
Gençliğin ve yaşın aşırı uçları, örgütsel kültürün ne kadar esnek olması gerektiği üzerinde etkili olacak ve bu da kuruluşların işveren markalarını kişiselleştirme ihtiyacını artıracaktır.
Organizasyonlar, kontrolü merkezsizleştiren, insanları sürekli öğrenmeye teşvik eden ve insanları sorumluluk almaya ve değişen koşullara cevap vermeye teşvik eden bir kültür ve yapı sistemleri geliştirmek gereğindeler.





Dijital okuryazarlık; kendilerini yönetmek ve kendi duygularını yönetmek için kişisel yetenekler; ve daha sonra işi yapmalarına yardımcı olan işyeri yetkinlikleri, böylece problem çözme, işbirliği, büyük resim düşünme, senaryo düşünme, karar verme. Geleceğe hazırlanmamıza yardımcı olmak için çok önemli olan bir dizi yetenek var.
Başarının anahtarı, mevcut ve gelecekteki yetenekleri yeni teknolojiyi anlamak ve sadece insanların yapabilecekle
rini yaparak geliştirmek. 

ULI Türkiye Başkanı Zafer Baysal’ın ve Han Spaces Genel Müdürü Gizem Burteçin’in kapanış konuşmalarıyla sonlanan panelin ardından ULI yılbaşı partisi gerçekleşti. Katılımcıların sohbetlerinde yine panel konusu Geleceğin Liderliği Nasıl Olmalı vardı,
yilmazparlar@yahoo.com

22 Aralık 2019 Pazar

II. Dijital Şehircilik Zirvesi-Yılmaz Parlar

















New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 






















Dairesel Ekonominin Anahtarları

“Akıllı şehirlerin yerini gelecekte bilişsel şehirler alacak.”
Sıfır emisyonlu toplum, atığın olmadığı doğal ekosistemlerden ilham alır. Her şey bir kaynaktır. Teknik dünyanın biyolojik sistemlerden öğrenebileceği, her şeyin dolaşımda olacağı ve bizi yenilenemeyen hammaddelere daha az bağımlı hale getirecek çözümler tasarlayıp geliştirmek, dairesel ekonominin anahtarlarıdır.




En önemli başarı faktörlerinden biri, hükümet, akademik dünya ve araştırma sektörü, yatırımcılar, iş sektörü ve yerel topluluk arasında güçlü bir işbirliği modeli geliştirmek bu işbirliği sayesinde sağlam süreç yönetimi ve tasarım düşünme metodolojisine dayanan akıllı ve sürdürülebilir çözümler gelişmek gerekir.

Turkuvaz Yayın Grubu’nun ekonomi dergisi Para tarafından, 19 Aralık 2019, Perşembe günü Nişantaşı The St. Regis Hotelde gerçekleştirilen II. Dijital Şehircilik Zirvesinde akıllı şehirlerin gereksinimleri ve geleceği tüm paydaşlarla masaya yatırıldı.
İhtiyacımız olan tüm teknolojiler var, politik irade sözlerle var ve mülk geliştiricilerin tutkuları gökte. Ancak yalnızca yerel yönetim, sanayi ve akademi ile politika arasındaki ortaklık çözüldüğü ve yatırım yapıldığı zaman vizyondan gerçeğe geçebilir. 

Şehirler verimlilik artışında en büyük itici güçtür. Bununla birlikte, günümüzde tasarlandıkları gibi iklime karşı da büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
Gelecek nesiller için şehirler kurarken başarı şartının tamamen yeni ilkeleri çağırmak olduğuna inanıyoruz. Ancak bunlar vizyondan gerçeğe, yatırım yapmaya istekli, yeni işbirlikçi modellerle, akıllı şehirlerlerle, sürdürülebilir bir toplum yaratmakla mümkün olabilir.
Düzenlenen zirvede Turkuvaz Dergi Grubu Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş açılış konuşması sonrasında, Dubai ve Abu Dabi Dijital Şehircilik Projeleri Danışmanı S. Tarek Saeed yeni şehircilik konsepti hakkında açıklamalarda bulundu.



Türk Telekom Kurumsal Segment Pazarlama ve İş Birlikleri Direktörü Nilay Altan moderatörlüğünde; Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı
Murat Altundag, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Turkuvaz Dergi Grubu Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş, Gaziantep Büyükşehir Başkan Vekili Yusuf Erdem Güzelbey, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu ve Home Art Yayın Yönetmeni Yasemin Savcı moderatörlüğünde; Teamfores Mimarlık Kurucusu Serter Karataban, Yeditepe üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ece Ceylan Baba, GAD Architecture Gökhan Avcıoğlu, Home Art Yayın Yönetmeni Yasemin Savcı, Kerem Piker Mimarlık Kerem Piker konuşmacı olarak yer aldı.




Zirve’de, açılış konuşması yapan Turkuvaz Dergi Grubu Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş Dijital Şehircilik Zirvesi ile Türkiye'nin dijital dönüşüm süreci içinde büyük öneme sahip geleceğin şehirleriyle ilgili farkındalığı güçlendirerek, vizyon ve doğru stratejilerin oluşturulmasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını söyledi. Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç ise, Türkiye’nin 2023 hedefine ulaşmak için tüm gücüyle çalıştığını, Türk Telekom’un da 2023’e koşulsuz destek verdiğini söyledi. Dijitalleşmede en önemli konunun altyapı olduğunu ifade eden Kıraç, tüm şehirlerde fiberleşme çalışmalarının hızla sürdüğünü belirtti.

Tarek Saeed, “Akıllı şehirlerin yerini gelecekte bilişsel şehirler alacak. Bilişsel şehrin temelini ise veri oluşturuyor. Kısaca veriyi bilişsel şehrin güç kaynağı olarak tanımlayabiliriz. Dünyada var olan verinin sadece yüzde 15’i kullanılıyor. Veri bize bilgi sağlıyor ve veri olmadan, onları anlamadan bu hizmetleri sağlamanız mümkün değil. Ancak veriyi merkezileştirmek konusunda bir zorluk var, çünkü insan olarak kabiliyetimiz sınırlı. İnsanlık o kadar çok veri üretiyor ki her iki yılda bir veri ikiye katlanıyor. Buna karşın veriyi anlama kabiliyeti hiç değişmiyor. Bu sorunu çözmenin yolu ise teknolojiyi, veriyi ve yapay zekayı kullanmaktır. Şehirlerde yapay zekanın kullanılmasının zorluklarına baktık. Yasal mevzuat başlıca sorun olarak karşımıza çıktı. Bunu aşmak için de Dubai hükümeti ile yapay zeka laboratuvarı kurduk” dedi





Dijital Şehircilik Zirvesi’nin ‘Dijitalleşmede Türkiye’den Örnekler’ panelinde Türk Telekom Kurumsal Segment Pazarlama ve İş Birlikleri Direktörü Nilay Altan moderatörlüğü üstlendi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Murat Altındağ, Erzurum’da dijital şehircilik uygulamaları hakkında bilgi verirken, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, teknolojinin getirdiği imkanların insanların lehine kullanıldığında mutluluk getireceğini söyledi. Sakarya’daki akıllı şehircilik uygulamalarını anlatan Ekrem Yüce, akıllı, mutlu, yere sağlam basan mimariyle Sakarya’yı doğaya doğru yaygın bir şekilde geliştireceklerini söyledi. Gaziantep Büyükşehir Başkan Vekili Yusuf Erdem Güzelbey ise panelde Gaziantep’teki akıllı şehir uygulamalarını ve bu uygulamalarla uluslararası arenada aldıkları ödülleri anlattı. Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu da Living Lab ile ilgili bilgileri paylaştı. Belediyeciliğin üretebilen merkezler haline dönmesi gerektiğine dikkat çeken Kartoğlu, insanları ve fikirleri keşfederek marka şehir yaratılabileceğini söyledi.

Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Ali Akay, hızın ve kontrol sistemlerinin çoğalmaya başlamasıyla çok sayıda teknolojinin hayatımızın içine girdiğini söyledi. Ancak teknolojinin yoğun kullanımı, hidrojen üzerine kurulu elektrik sistemi ve verilerin bir elde toplanması gibi konuların geleceğe daha karamsar bakılmasına neden olduğunu söyledi.
Fütüristler Derneği Başkanı Eray Yüksek ise dünyada her şeyin değiştiğini değişmeyen tek şeyin insan olduğunu söyledi. Başarı için çok çalışmanın değil, olumlu düşünmenin, mutlu olmanın, iyi ve tutkulu çalışmanın önemine dikkat çeken Yüksek, kişisel gelişime vakit ayırmak gerektiğinin altını çizdi.




Para Dergisi Yazarı Volkan Akı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Dijital Dönüşümde Gelecek Vizyonu ve Çözümler’ panelinde IBM Türkiye, Ortadoğu, Afrika Teknoloji ve Sektörel Çözümler Satış Müdürü Server Tanfer, Proline İcra Kurulu Üyesi Hakan Metin Akgün, Maptriks Genel Müdürü Akgün Karlıbel ve Encazip.com Kurucu Ortağı Çağada Kırım şehirlerin gelecek vizyonu tartışıldı.

Tasarımcı Tuba Çetin ise teknolojinin hayatın her alanına olduğu gibi tasarıma da önemli katkılar sunduğunu söyledi. Teknolojiden yararlanarak içerisinde farklı fonksiyonlar barındıran farklı tasarımlar yaptıklarını anlatan Tuba Çetin, tüm sektörlerin dijital dönüşüme ve inovasyona hızlıca adapte olması gerektiğini ifade etti.

Mimarların gözünden dijital şehirciliğin tartışıldığı ‘Şehri Tasarlayanların Dijital Geleceğe Bakışı’ panelinde Teamfores Mimarlık Kurucusu Serter Karataban, veri oluşturmak için şehirlerin haritasının çıkarılması gerektiğini söyledi. Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ece Ceylan Baba dijitalleşen dünyada kentlerin geleceği üzerine uzgörülerini paylaştı. Kentle ilgili genellemelerin yanlış olduğunu anlatan Kerem Piker Mimarlık Kurucusu Kerem Piker ise her kentin ihtiyacının ayrı olduğunu ve teknolojiyi bu ihtiyaçları göz önüne alarak kullanmak gerektiğini söyledi. GAD Architecture Kurucusu Gökhan Avcıoğlu gelecekte özel hayatın minimize edildiği ortak kullanım alanlarının büyüdüğü bir şehirleşme olacağını ifade etti. Avcıoğlu, insanların şehirlerle ilgili hatıraları olduğunu, bu nedenle sürekli yenilemek yerine, olabildiğinde hatıraların biriktirilmesi gerektiğini anlattı. Panelin moderatörlüğünü ise Home Art Yayın Yönetmeni Yasemin Savcı üstlendi.

yilmazparlar@yahoo.com