3 Eylül 2026 Perşembe

Ümit Özdağ,Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli-Yılmaz Parlar

“Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Özdağ’dan Türkiye Gündemine Sert ve Kapsamlı Mesaj, “Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türk Milleti Basın Toplantısı’nda ekonomi, hukuk, terör süreci, Amedspor tartışmaları, Kıbrıs, Yunanistan-İsrail hattı ve yaklaşan seçimlere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

Özdağ’ın basın toplantısının ana mesajı, “Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Türk Milleti Basın Toplantısı, tek bir gündem başlığının değil, Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye, hukuktan dış politikaya kadar karşı karşıya bulunduğunu savunduğu çok katmanlı sorunların ele alındığı kapsamlı bir siyasi değerlendirme niteliği taşıdı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemini çok başlıklı bir değerlendirmeyle ele aldı.

Ekonomiden hukuka, terörle mücadeleden siyasetin yeniden şekillendirilmesine, spordan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere kadar birçok başlıkta iktidara ve muhalefete yönelik eleştiriler yönelten Özdağ, Türkiye’nin geleceğinin siyasi mühendisliklerle belirlenmesine karşı uyarıda bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında dikkat çeken ana eksenlerden biri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, hukuk devleti ilkesi ve milli irade vurgusu oldu.

“Türkiye’nin geleceği masa başında belirlenemez”

CHP Genel Merkezi’nde il ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği bir toplantıda Türkiye’nin geleceğine ilişkin “dört partili” bir siyasi yapıdan söz edildiğini öne süren Özdağ, bunun Türkiye açısından ciddi bir siyasi tartışma olduğunu savundu.

Özdağ, söz konusu değerlendirmeleri ABD ve iktidarın tercihleriyle ilişkilendirerek CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ve bağımsızlık anlayışına vurgu yapan Özdağ, Türkiye’nin siyasi geleceğinin dış etkiler veya siyasi hesaplarla şekillendirilmesine karşı çıktı.

Özdağ’dan Muharrem İnce’ye, “Siyasette asıl mesele sorumluluk”

Basın toplantısında Muharrem İnce’nin parti kurma ve siyasette harcanan para üzerinden yaptığı açıklamalara da yanıt veren Özdağ, parti kurmanın ciddi bir siyasi sorumluluk olduğunu belirtti.

Zafer Partisi’nin finansmanına ilişkin olarak ise parti hesaplarının devlet denetimine tabi olduğunu söyleyen Özdağ, partinin çalışmalarının öğrenciler, memurlar ve esnaf dahil farklı kesimlerden gelen bağışlarla sürdürüldüğünü ifade etti.

Hukuk mesajı, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz”

Özdağ’ın konuşmasının önemli başlıklarından biri de yargı bağımsızlığı oldu.

Adli yıl açılışında Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in Mustafa Kemal Atatürk’ün adalet ve bağımsız yargıya ilişkin sözünü kullanmasına dikkat çeken Özdağ, bu ifadeyi mevcut hukuk düzenine yönelik önemli bir uyarı olarak değerlendirdi.

Özdağ, Türkiye’de hukuk uygulamalarının siyasi kimliklere göre farklılaşmaması gerektiğini savunarak, yargı sisteminin bütün unsurlarının bu konu üzerinde düşünmesi gerektiğini söyledi.

Amedspor tartışması, “Gerilim alanına dönüşmemeli”

Amedspor üzerinden yaşanan tartışmalara da geniş yer veren Özdağ, takımın maçlarının spor müsabakası niteliğinden çıkarak gerilim alanlarına dönüşmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Özdağ, Zafer Partisi’nin daha önce yaptığı değerlendirmelerde taraftarların provokasyonlara karşı soğukkanlı davranması gerektiğini savunduğunu hatırlattı.

İstanbul’da bazı futbol taraftar gruplarına yönelik olduğu ileri sürülen güvenlik baskılarını da gündeme getiren Özdağ, spor alanlarının siyasi gerilimlerin çatışma zeminine dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

“Kamu kaynakları siyasi saiklerle değil, ekonomik rasyonaliteyle kullanılmalı”

Kamu bankalarının yurt dışından sağlanan kredilerin Diyarbakır’da kullanılacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Özdağ, kamu kaynaklarının dağıtımında ekonomik kriterlerin esas alınması gerektiğini söyledi.

“Ekonomik olarak rasyonelse Diyarbakır’daki firmaya verin; değilse ekonomik olarak rasyonel olan bölgeye yönlendirin” görüşünü dile getiren Özdağ, kamu kurumlarının görevinin siyaset yapmak değil, kendilerine emanet edilen kaynakları yasalara uygun ve kamu yararını gözeterek kullanmak olduğunu savundu.

Doğu ve Güneydoğu için dikkat çeken uyarı

Özdağ, konuşmasının bir bölümünde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski emniyet müdürü Mahmut Karaaslan’ın bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini aktaran Özdağ, devletin yanında olduğunu düşündüğü vatandaşların kendilerini baskı altında veya yalnız bırakılmış hissetmesinin ciddi bir güvenlik ve toplumsal bütünlük sorunu oluşturabileceğini ileri sürdü.

Özdağ, geçmişte yaşanan hendek sürecini hatırlatarak benzer bir tablonun ortaya çıkmaması gerektiğini savundu.

Ekonomide “yüzde 2,3” vurgusu, “Büyüme yeterli değil”

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme oranının yüzde 2,3 olarak açıklanmasını değerlendiren Özdağ, bu oranın Türkiye ekonomisinin yeterince güçlü büyümediğini gösterdiğini savundu.

Tüketim ve yatırımın yavaşladığını, sanayinin zayıfladığını ve ihracatta gerilemenin sürdüğünü öne süren Özdağ; enflasyon, işsizlik ve atıl iş gücü üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Vergiler üzerinden iktidara eleştiri

Özdağ ayrıca yüksek vergiler ve vatandaşın satın alma gücü üzerinden hükümete yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Telefon ve otomobil alımında ürün bedeline yaklaşan veya onu aşan vergi yükleri bulunduğunu savunan Özdağ, yüksek vergilerin ekonomik büyümeye yeterince dönüşmediğini ileri sürdü.

Türkiye'nin üretim, sanayi ve tarımdan uzaklaştırıldığını savunan Özdağ, devletin borçlanma yoluyla mevcut ekonomik yapıyı sürdürmeye çalıştığını iddia etti.

“Merkez Bankası ile Hazine rakamları arasında dikkat çekici fark var”

Özdağ, enflasyon hedefleri ile Hazine'nin borçlanma maliyetleri arasında bulunduğunu söylediği farka da dikkat çekti.

Merkez Bankası'nın gelecek yıllara ilişkin enflasyon hedeflerini hatırlatan Özdağ, Hazine'nin iç borçlanma ihalelerindeki yüksek faiz oranlarını bu hedeflerle karşılaştırarak ekonomi yönetiminin kendi içinde çelişen göstergeler ortaya koyduğunu savundu.

Seçim mesajı: “Seçimlerden sonra bunlar bizim derdimiz olacak”

Yaklaşan seçimlere ilişkin de mesaj veren Özdağ, iktidarın seçim döneminde yeni ekonomik vaatlerde bulunacağını ancak bu vaatlerin finansmanının yeni borçlanma ve kamu varlıklarının kullanılması yoluyla sağlanabileceğini ileri sürdü.

Türkiye'de siyasi dengelerin değişeceğini savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim sonrasında ülke yönetiminde sorumluluk üstlenmeye hazırlandığını ifade etti.

Terör süreci konusunda “Cumhuriyet’in geleceği” uyarısı

Özdağ’ın açıklamalarında en sert başlıklardan biri de PKK ile yürütüldüğünü söylediği yeni süreç oldu.

Sürecin başlangıcındaki hedeflerle bugün gelinen noktanın birbirinden farklı olduğunu savunan Özdağ, PKK'nın kendisini feshetmesi yerine Cumhuriyet'in temel yapısının tartışmaya açıldığı yönündeki değerlendirmesini dile getirdi.

Özdağ ayrıca Abdullah Öcalan'a yönelik olduğu iddia edilen yeni düzenlemeler ve anayasa değişikliği tartışmaları üzerinden hükümete yönelik ağır eleştiriler yöneltti. Ancak bu bölümde dile getirilen çeşitli senaryolar ve iddialar, Özdağ’ın kendi siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansıdı.

İran, Suriye ve PJAK üzerinden bölgesel güvenlik senaryosu

Özdağ, PKK'nın silah bırakacağı yönündeki beklentilere de şüpheyle yaklaştığını belirterek örgütün silahlarını Suriye ve İran'daki yapılanmalara kaydırabileceğini öne sürdü.

İran'da yaşanabilecek olası gelişmelerin Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini savunan Özdağ, Ankara'nın bölgesel gelişmeler karşısında nasıl bir politika izleyeceğinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Atina ve Tel Aviv'e mesaj, “Türkiye'nin güvenliği göz ardı edilmemeli”

Konuşmasının dış politika bölümünde Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğine de değinen Özdağ, Yunanistan'ın Türkiye ile olası bir askeri çatışmaya yönelik politikalar izlememesi gerektiğini savundu.

Türkiye ile Yunanistan halkları arasında düşmanlık bulunmadığını belirten Özdağ, Atina yönetimine gerilimden uzak durma çağrısında bulundu.

İsrail'in bölgesel politikalarını da eleştiren Özdağ, Tel Aviv yönetimine Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmenin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin bölgesel ağırlığına vurgu yapan Özdağ, İsrail'in bölge ülkeleriyle ilişkilerinde çatışma yerine barışçı politikaları tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

Gökçek ve Davutoğlu soruşturmaları için “Hukuk herkese eşit uygulanmalı” mesajı

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ise eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturma ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldığı belirtilen soruşturma gündeme geldi.

Gökçek hakkında yürütülen soruşturmanın sonucunun görülmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, soruşturma süreçlerinde iktidar ve muhalefet mensuplarına farklı hukuk uygulanıp uygulanmadığının önemli olduğunu belirtti.

Davutoğlu hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturmaya ilişkin de benzer bir karşılaştırma yapan Özdağ, kendisinin geçmişte gözaltına alınma biçimiyle başka siyasetçilere yönelik uygulamalar arasında fark olup olmayacağının takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Özdağ’ın konuşmasının merkezinde

Hukuk devleti, ekonomik bağımsızlık, milli güvenlik, terörle mücadele ve Türkiye’nin siyasi geleceğinin milli irade temelinde şekillenmesi mesajı yer aldı.

Zafer Partisi lideri, açıklamaları boyunca iktidara olduğu kadar muhalefete de eleştiriler yönelterek, Türkiye'nin önündeki dönemin yalnızca bir iktidar değişikliği değil, ülkenin devlet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve milli güvenlik anlayışı açısından kritik bir eşik olduğunu savundu.

Değerlendirme

Muharrem İnce’nin polemik içeren sözleri karşısında, olgun bir siyaset lideri olan Ümit Özdağ’ın ortaya koyduğu yaklaşımın bizlere verdiği mesajdan şu sonucu çıkardık:

Elbette parti kurmak turşu kurmaya benzemez.

Parti kurmak; bir ülkenin geleceğine ilişkin fikir, program ve kadro ortaya koymak, milletin karşısına çıkıp “Ben bu ülkeyi şu anlayışla yönetmeye talibim” diyebilmektir.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey, siyaseti küçümseyen benzetmeler değil; Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten, bedel ödemekten ve sorumluluk almaktan çekinmeyen siyasi kadrolardır.

Siyaset yapmak herkesin demokratik hakkıdır. Millet kararını sandıkta verir.

Zafer Partisi’nin ölçüsü bellidir, Türkiye’nin birliği, güvenliği, ekonomik bağımsızlığı ve Türk milletinin geleceği.

Gerisi polemiktir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ, “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

“Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Özdağ Delivers a Strong and Comprehensive Message on Türkiye’s Agenda: “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

Zafer Party leader Ümit Özdağ addressed Türkiye’s economy, rule of law, the terrorism process, the Amedspor controversy, Cyprus, the Greece-Israel axis and the upcoming elections during the Turkish Nation Press Conference.

The economy was one of the most extensively discussed issues at the press conference.

The Main Message of Özdağ’s Press Conference: “Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed Türkiye’s domestic and foreign agenda at the “Turkish Nation Press Conference”, delivering a comprehensive assessment of developments ranging from the economy and rule of law to terrorism, political restructuring, football-related tensions, Cyprus and the Türkiye-Greece-Israel regional equation.

The central message of Özdağ’s address was that Türkiye’s future should be determined by the national will, rather than political engineering or calculations.

Özdağ argued that Türkiye is facing a critical period involving intertwined challenges in national security, the economy, the judiciary and foreign policy. He emphasized the principles of national sovereignty, the rule of law, economic independence and national security.

“Türkiye’s future cannot be decided behind closed doors”

Özdağ criticized what he described as discussions concerning the possibility of a four-party political structure in Türkiye. Referring to a meeting he said was held at the Republican People’s Party (CHP) headquarters, he argued that Türkiye’s political future should not be shaped by external influence or political calculations.

He also emphasized the founding principles of the Republic of Türkiye and Mustafa Kemal Atatürk’s understanding of independence.

Response to Muharrem İnce: “Politics is also a matter of responsibility”

Özdağ also responded to comments by Muharrem İnce concerning political party formation and campaign spending.

While stressing that establishing a political party is a serious responsibility, Özdağ said Zafer Party’s finances are subject to state oversight. He stated that the party has continued its political activities with donations from various segments of society, including students, civil servants and tradespeople.

Judicial independence at the center of Özdağ’s criticism

Another major issue raised by Özdağ was the independence of the judiciary.

Referring to remarks by Chief Justice Ömer Kerkez at the opening of the judicial year, Özdağ highlighted Atatürk’s emphasis on judicial independence and argued that the statement should be regarded as an important warning concerning the current understanding of law.

He maintained that the application of justice should not differ according to political identity and called on all elements of the judiciary to consider the issue.

Amedspor debate: “Sports must not become an arena of political tension”

Özdağ devoted considerable attention to the controversy surrounding Amedspor, expressing concern that football matches could turn into areas of political and social tension.

He recalled Zafer Party’s previous call for supporters to remain calm and avoid provocations. Özdağ also raised allegations of pressure on football fan groups in Istanbul, arguing that sporting events should not become grounds for political confrontation.

Call for rational use of public resources

Özdağ also addressed statements concerning the use of foreign-sourced loans in Diyarbakır.

He argued that public resources should be allocated according to economic rationality rather than political considerations, stressing that public institutions have a responsibility to use entrusted funds lawfully and in the public interest.

Warning over developments in eastern and southeastern Türkiye

The Zafer Party leader also discussed developments in eastern and southeastern Türkiye.

Citing assessments by Zafer Party Deputy Chairman and former police chief Mahmut Karaaslan, Özdağ argued that citizens who have historically identified themselves with the state and national institutions should not be left feeling abandoned or under pressure.

He referred to the violence of the past “trench” period and warned against the emergence of a similar environment.

Economy: Özdağ highlights 2.3% growth

Economic conditions constituted one of the most extensive sections of the press conference.

Referring to the 2.3% growth rate announced for the second quarter of 2026, Özdağ argued that the figure indicated insufficient economic growth.

He criticized what he described as slowing consumption and investment, weakening industrial activity and continuing pressure on exports, while also raising concerns over inflation, unemployment and underutilized labor.

Taxes and purchasing power

Özdağ continued his criticism of the government by focusing on high taxation and declining purchasing power.

He argued that the tax burden on products such as mobile phones and automobiles can approach or exceed the price of the products themselves, and maintained that high taxation has not translated sufficiently into economic growth.

He further argued that Türkiye has moved away from production, industry and agriculture and that the government is relying increasingly on borrowing to sustain the existing economic structure.

Inflation targets and borrowing costs

Özdağ also drew attention to what he described as a significant gap between inflation targets and government borrowing costs.

Comparing the Central Bank’s projected inflation figures with interest rates in Treasury domestic borrowing auctions, he argued that the figures point to conflicting signals within Türkiye’s economic management.

Election message: “After the elections, these will become our responsibility”

Looking ahead to the next elections, Özdağ argued that new economic promises would increasingly emerge but questioned how such promises would be financed.

He suggested that additional borrowing and the use of remaining public assets could become the means of financing election-period promises.

Özdağ stated that political balances in Türkiye would change and said Zafer Party was preparing to assume responsibility for governing the country after the elections.

Warning over the terrorism process and the future of the Republic

One of the strongest sections of Özdağ’s speech concerned what he described as a new process involving the PKK.

He argued that the objectives stated at the beginning of the process differed significantly from the current situation and claimed that, rather than the PKK dissolving itself, the fundamental structure of the Republic was now being placed under discussion.

Özdağ also criticized what he described as alleged arrangements concerning Abdullah Öcalan and constitutional change. These scenarios and claims were presented by Özdağ as his own political assessments.

Iran, Syria and PJAK: a regional security warning

Özdağ expressed skepticism about expectations that the PKK would fully disarm, arguing that the organization could potentially relocate weapons and capabilities to structures in Syria and Iran.

He warned that developments in Iran could directly affect Türkiye’s national security and stressed the importance of Ankara’s response to possible regional developments.

Message to Athens and Tel Aviv

Addressing foreign policy, Özdağ criticized defense cooperation between Greece and Israel and argued that Greece should avoid policies that could lead to military confrontation with Türkiye.

He stressed that there was no inherent hostility between the Turkish and Greek peoples and called on Athens to avoid escalating tensions.

Özdağ also criticized Israel’s regional policies, warning that a direct confrontation with Türkiye could have serious consequences. He called for regional policies based on peace rather than confrontation.

Gökçek and Davutoğlu investigations: “The law must be applied equally”

During the question-and-answer session, Özdağ was also asked about investigations reportedly launched against former Ankara Metropolitan Mayor Melih Gökçek and former Prime Minister Ahmet Davutoğlu.

Regarding Gökçek, Özdağ said the outcome of the investigation should first be seen, while questioning whether the legal process applied equally to government and opposition figures.

On the investigation reportedly launched against Davutoğlu, Özdağ similarly questioned whether the former prime minister would be treated differently from opposition figures during the judicial process.

The central message

At the heart of Prof. Dr. Ümit Özdağ’s address were the rule of law, economic independence, national security, the fight against terrorism and the principle that Türkiye’s political future must be shaped by the national will.

Throughout the press conference, the Zafer Party leader directed criticism not only at the government but also at the opposition, arguing that Türkiye is approaching a critical threshold concerning the structure of the state, economic independence and national security.

Assessment

Against Muharrem İnce’s polemical remarks, we draw the following conclusion from the approach demonstrated by Ümit Özdağ as a mature political leader:

Of course, founding a political party is not like making pickles.

Founding a political party means presenting ideas, a program and a team for the future of a country, and having the courage to stand before the people and say, “I am prepared to take responsibility for governing this country according to this vision.”

What Türkiye needs today is not political rhetoric that trivializes politics, but political cadres capable of producing solutions to Türkiye’s problems and willing to take responsibility and pay the price when necessary.

Engaging in politics is everyone’s democratic right. The people make the final decision at the ballot box.

The Zafer Party’s measure is clear: Türkiye’s unity, security, economic independence and the future of the Turkish nation.

Everything else is polemics.

yilmazparlar@yahoo.com

24 Temmuz 2026 Cuma

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”-Yılmaz Parlar

  Mutfakta Yangın, Milletin Gündemi Ekonomi

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye'nin ekonomik krizinden terörle mücadeleye, Kıbrıs'tan NATO zirvesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, özellikle ekonomik tabloyu “Türkiye'nin gerçek gündemi” olarak nitelendirirken, iktidarın siyasi tartışmalarla halkın yaşadığı ağır ekonomik sorunların üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”

“Kayyum Ve Mutlak Butlan Tartışmalarıyla Gündem Değiştiriliyor, Mutfakta İse Yangın Büyüyor”

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde Türkiye'nin gerçek gündeminin açlık, yoksulluk ve ekonomik çöküş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Birileri kayyum, mutlak butlan ve siyasi tartışmalarla gündemi manipüle etmeye çalışırken mutfakta mutlak yangın devam ediyor."

Özdağ, 5 milyon emeklinin ve 11 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini, yapılan maaş artışlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmadığını ifade etti.

“Türkiye Zengin, Ama Türk Halkı Fakir”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde Özdağ, Türkiye'nin doğal kaynakları ve üretim gücüne rağmen halkın yoksullaştığını belirterek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye'nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor. Buna son vereceğiz."

Zafer Partisi'nin hedefinin;

Planlı ekonomi, Planlı sanayileşme, Planlı tarım, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulması, Üreten ve adil paylaşan Türkiye modeli olduğunu açıkladı.

24 Yılda Borç Dört Kat Arttı

Özdağ, Türkiye ekonomisinin dış borç ve faiz sarmalına sürüklendiğini belirterek çarpıcı rakamlar

paylaştı.

Dikkat çeken veriler:

Toplam kamu borcu yaklaşık 15 trilyon TL'ye ulaştı.

Türkiye'nin dış borcu 133 milyar dolardan 518,5 milyar dolara yükseldi.

Sanayinin ithalata bağımlı hale geldiği ve üretim ekonomisinin terk edildiği ifade edildi.

Özdağ, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.

“Türkiye Yüzyılı Değil, Orta Sınıfın Yok Edildiği Dönem”

Özdağ, iktidarın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu sert sözlerle eleştirerek,

"Türkiye Yüzyılı diye ortaya koydukları tablo; açlığa mahkûm edilen emekliler, zam alamayan asgari ücretliler ve yok edilen orta sınıftır." ifadelerini kullandı.

Gaziler İçin Destek Mesajı

Zafer Partisi Genel Başkanı, Güvenpark'ta hak arayan gazilere destek verdiklerini belirterek önemli mesajlar verdi.

Özdağ,

Gaziler arasında rütbe ve tarih ayrımı yapılamayacağını, devletin bütün gazilere eşit yaklaşması gerektiğini söyledi.

Ayrıca, "AK Parti iktidarı gazilerimizin taleplerini yerine getireceğine PKK'nın taleplerini tartışıyor."

ifadeleriyle hükümeti eleştirdi.

PKK Sürecine Sert Tepki

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de terörle mücadele konusunda oldu.

Özdağ,

PKK'nın silah bırakmadığını

Örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü

Teröristlerin pişman olmadıklarını açıkça söylediklerini

belirterek şu soruyu yöneltti:

"Teröristlerin 'Bizde pişman olmuş hal görüyor musunuz?' açıklamasına soruşturma açmıyorsunuz da Nasuh Mahruki neden tutuklanıyor?"

S-400 Ve Nato Çıkışı

Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Özdağ,

Türkiye'nin milli egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek,

S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Ayrıca, Türkiye'nin yerli hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs Uyarısı: "Mavi Vatan Gündemden Çıkarıldı"

Özdağ, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Başlıca değerlendirmeleri:

Rum Yönetimi'nin hızla silahlandığı

ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üsler verildiği

Birleşmiş Milletler'in yeni Kıbrıs planı üzerinde çalıştığı

Türk askerinin adadan çekilmesini öngören girişimlerin bulunduğu

iddialarına dikkat çekerek,

"Kıbrıs Türk vatanıdır. Kıbrıs Türklüktür. Kıbrıs şandır ve milli davadır."

ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'ne Dikkat Çeken Katılımlar

Basın toplantısında siyasi arenada dikkat çeken yeni katılımlar da açıklandı.

Zafer Partisi saflarına;

Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz  katıldı.

Özdağ, partinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

CHP'deki Yeni Parti Girişimine İlk Değerlendirme

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP'de gündeme gelen yeni parti oluşumuyla ilgili,

"Sayın Özgür Özel'e başarılar diliyorum. Yeni partinin nasıl bir siyasal çizgi izleyeceğini zaman gösterecek."

değerlendirmesinde bulundu.

Gagavuz Ve Kırım Türkleri İçin Takip Mesajı

Özdağ, Gagavuz Türkleri ile Kırım Türklerinin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.

 “Türkiye Çaresiz Değil”

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Ümit Özdağ,

hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi, üretim ekonomisine dönüş ve liyakat esaslı devlet yönetiminin Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının temel şartları olduğunu belirtti.

"Türkiye çaresiz değildir. Üreten, planlayan, adil paylaşan ve devlet aklını yeniden inşa eden bir yönetim anlayışıyla Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır."

yilmazparlar@yahoo.com


Kitchen in Crisis, Nation Focused on the Economy

Ümit Özdağ: "Turkey's Real Agenda Is Hunger and Poverty, Not Political Distractions"

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed a "Turkish Nation Press Conference," making strong statements on a wide range of issues, including Turkey's economic crisis, counterterrorism policies, Cyprus, and the NATO Summit.

Özdağ argued that Turkey's true national agenda is the deepening economic crisis, accusing the government of diverting public attention through political debates instead of addressing the daily struggles faced by millions of citizens.

"While Political Debates Dominate the Headlines, There Is a Fire in Every Kitchen"

One of the strongest messages of the press conference focused on the country's worsening economic conditions.

"While some are trying to manipulate the public agenda with debates over trustees, legal disputes and political engineering, there is a real fire burning in the kitchens of Turkish families."

Özdağ stated that five million retirees and eleven million minimum-wage workers are struggling below the poverty line, arguing that recent salary increases have failed to improve citizens' living standards.

"Turkey Is Rich, But the Turkish People Are Poor"

Speaking about the economy, Özdağ emphasized that Turkey possesses significant natural resources and production capacity, yet ordinary citizens continue to become poorer.

"Turkey is not a poor country. The Turkish people are poor because the country's wealth is being exploited by a small privileged group. We will put an end to this."

He outlined the Zafer Party's economic vision, which includes:

A planned economy, Planned industrialization, Planned agricultural development, Re-establishing the State Planning Organization, A productive economy based on fair distribution of national wealth

Turkey's Public Debt Has Quadrupled in 24 Years

Özdağ claimed that Turkey has become trapped in a cycle of debt and high interest rates.

According to the figures he presented:

Public debt has approached 15 trillion Turkish lira.

Turkey's external debt has increased from $133 billion to $518.5 billion.

The country's industrial sector has become increasingly dependent on imports, weakening domestic production.

He argued that the current economic model is no longer sustainable.

"Not the Century of Turkey, but the Collapse of the Middle Class"

Criticizing the government's "Century of Turkey" vision, Özdağ said:

"What they call the 'Century of Turkey' has become a period in which retirees are condemned to poverty, minimum-wage workers receive no meaningful relief, and the middle class is disappearing."

Support for Veterans

Özdağ expressed solidarity with military veterans protesting in Ankara's Güvenpark, arguing that all veterans should be treated equally regardless of rank or the period in which they served.

He also criticized the government, saying:

"Instead of fulfilling the legitimate demands of our veterans, the government is discussing the demands of the PKK terrorist organization."

Strong Criticism of the PKK Process

On counterterrorism policy, Özdağ argued that:

The PKK has not disarmed. The organization continues its activities in different countries. Its members openly declare that they are not remorseful.

He questioned why such statements receive no legal response while others face prosecution.

S-400s and the NATO Summit

Commenting on the Ankara NATO Summit, Özdağ emphasized the importance of protecting Turkey's national sovereignty.

He called for clarification regarding reports suggesting that Turkey's S-400 air defense systems could be transferred to a third country and urged the government to accelerate the development of indigenous missile defense systems.

Warning Over Cyprus

Özdağ also voiced concerns about developments in the Eastern Mediterranean.

He claimed that: The Greek Cypriot Administration is rapidly expanding its military capabilities.

Military facilities have been provided to the United States, France and Israel.

A new UN-backed Cyprus proposal is under discussion.

There are initiatives aimed at removing Turkish troops from the island.

He concluded:

"Cyprus is Turkish homeland. Cyprus represents Turkish identity, national honor and a historic responsibility."

Prominent Political Figures Join the Zafer Party

During the press conference, Özdağ announced that:

Mustafa Ertekin  Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz

have officially joined the Zafer Party.

He reaffirmed that the party would continue its political struggle based on Atatürk's principles and Turkish nationalism.

Comments on the New Political Movement Within the CHP

Responding to journalists' questions regarding the newly announced political initiative led by Özgür Özel, Özdağ wished the new movement success, adding that its political direction would become clear over time.

Message on the Gagauz and Crimean Turks

Özdağ stated that the Zafer Party is closely monitoring developments affecting both the Gagauz Turks and the Crimean Turks, pledging to keep the Turkish public informed.

"Turkey Is Not Without Hope"

Concluding his speech, Özdağ argued that Turkey can overcome its economic and political challenges through:

Restoring the rule of law,

Rebuilding a productive economy,

Merit-based governance,

Strategic state planning.

He ended with the following message:

"Turkey is not without hope. With a government that produces, plans, governs fairly and rebuilds state institutions, our country can rise again."

 yilmazparlar@yahoo.com

15 Temmuz 2026 Çarşamba

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar

  

Giresun'dan Ekonomi Mesajı Verdi

Hukuktan Uzaklaştıkça Kriz Derinleşiyor

Türkiye'nin Çıkış Yolu Üretim, Hukuk ve Planlı Kalkınmadır

Zafer Partisi Lideri Özdağ, Ekonomik Krizin Çözümü İçin Parti Programını İşaret Etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca kürsüde değil, sahada da çözüm üreten bir lider profili çiziyor. Tıpkı Atatürk gibi yurdu karış karış gezerek halkın nabzını tutan Özdağ, Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize’yi kapsayan Doğu Karadeniz turunda esnaf, çiftçi ve sanayiciyle birebir görüşüyor. Bu kararlı ve bilge duruşu, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda devlet aklına sahip bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Çalışkanlığı ve halkın içinde olmayı ilke edinen Özdağ, Zafer Partisi’nin ekonomik programını anlatmak için gecesini gündüzüne katıyor.

Özdağ, "Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmanın tek yolu, millî, üniter ve laik devlet anlayışından taviz vermeden hukuk devletine geri dönmektir" diyerek, partisinin bu konudaki kararlılığını ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisi, hukuk sistemi, tarım politikaları ve erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Karadeniz programı kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de saha çalışmaları gerçekleştireceklerini belirten Özdağ, ekonomik sorunların çözümünün üretim odaklı kalkınma, güçlü hukuk devleti ve planlı ekonomi anlayışından geçtiğini ifade etti.

"Ekonomik Buhranın Çözümü Zafer Partisi'nin Programında Var"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, Türkiye'nin uzun süredir derinleşen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, hükümetin üretici, sanayici, esnaf, çiftçi ve emeklilerin sorunlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik program ortaya koyamadığını savundu.

Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi programının; üretimi artıran, sanayiyi güçlendiren, tarımı yeniden ayağa kaldıran, yatırım ve istihdamı destekleyen, planlı kalkınmayı esas alan bir model üzerine kurulduğunu söyledi. Hukuk devleti ilkelerinin ekonomik güven açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Özdağ, yatırım ortamının güçlenmesi için hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Hukuk Devleti Güçlenmeden Ekonomik Güven Sağlanamaz"

Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Özdağ, "Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik buhran derinleşiyor." ifadelerini kullanarak ekonomik istikrarın yalnızca mali tedbirlerle değil, hukuk sistemine duyulan güvenle mümkün olacağını savundu.

Özdağ, yatırımcı güveninin yeniden oluşturulmasının, üretim ekonomisinin desteklenmesinin ve sanayi politikalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesinin Türkiye açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Planlı Ekonomi ve Üretim Vurgusu

Zafer Partisi Genel Başkanı, Türkiye'nin yeniden üretim gücünü artırması gerektiğini belirterek sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının planlı biçimde desteklenmesini önerdi.

Parti programlarında;

üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarının artırılması, tarımın yeniden stratejik sektör haline getirilmesi, çiftçinin desteklenmesi, adil vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, yatırım ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin yer aldığını ifade etti.

Fındık Üreticisine Destek Çağrısı

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Türk üreticisinin dünya pazarında hak ettiği değeri alamadığını öne sürdü.

Tarım sektörünün planlama eksikliği nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin tarım politikalarının çiftçiyi merkeze alan yeni bir kalkınma modeli içerdiğini belirtti.

Erken Seçim Değerlendirmesi

Basın mensuplarının erken seçime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, seçim takviminin Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ifade ederken, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, AK Parti'nin en zayıf dönemini yaşadığı görüşünde olduğunu belirterek çeşitli anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Bu ifadeler, Özdağ'ın siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuyla paylaşıldı.

"Türkiye'yi Karış Karış Geziyor"

Doğu Karadeniz ziyaretleri kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de vatandaşlarla, esnafla, üreticilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Ümit Özdağ'ın, saha çalışmalarını Türkiye genelinde sürdürdüğü belirtildi.

Zafer Partisi yetkilileri, Özdağ'ın Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlediğini, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştığını ve parti programını anlatmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Ekonomide Çözüm Mesajı

Zafer Partisi, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünde üretim odaklı büyüme, planlı kalkınma, güçlü hukuk devleti, sanayileşme, tarımsal üretimin artırılması ve milli ekonomi politikalarının temel alınması gerektiğini savunurken, parti yönetimi bu hedeflerin ayrıntılarının ekonomi programında yer aldığını belirtiyor.

Özdağ, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ancak üretimin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuka duyulan güvenin artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek Doğu Karadeniz temaslarını sürdüreceğini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer  Party Issues Warning on Economic Crisis

Ümit Özdağ Delivers Economic Message from Giresun

The Crisis Deepens as Turkey Moves Away from Rule of Law

Turkey's Way Out is Production, Justice, and Planned Development

Zafer Party Leader Özdağ Points to Party Program as Solution to Economic Crisis

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party (Zafer Partisi), is drawing the profile of a leader who produces solutions not only from the podium but also on the ground. Just like Atatürk, Özdağ travels the country from one end to the other, listening to the pulse of the people. During his Eastern Black Sea tour covering Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize, he meets one-on-one with tradesmen, farmers, and industrialists. This determined and wise stance shows that he is not just a politician, but also a visionary with state wisdom. Embracing diligence and being among the people as his principle, Özdağ works day and night to explain the Zafer Party's economic program.

Özdağ stated, "The only way to lift Turkey out of this crisis is to return to the rule of law without compromising the national, unitary, and secular state understanding," once again demonstrating his party's determination and visionary approach.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party, held a press conference in Giresun where he made assessments regarding Turkey's economy, legal system, agricultural policies, and the early election agenda.

Stating that they will carry out field studies in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize as part of the Eastern Black Sea program, Özdağ emphasized that the solution to economic problems lies in production-oriented development, a strong rule of law, and a planned economy approach.

"The Solution to the Economic Crisis is in the Zafer Party's Program"

Devoting a significant part of his speech to the economy, Özdağ pointed out that Turkey has been experiencing deepening economic troubles for a long time and argued that the government has failed to present a comprehensive economic program addressing the problems of producers, industrialists, tradesmen, farmers, and retirees.

Özdağ stated that the Zafer Party's economic program is built on a model that increases production, strengthens industry, revitalizes agriculture, supports investment and employment, and is based on planned development. Emphasizing that the principles of the rule of law are indispensable for economic confidence, Özdağ expressed that legal security must be re-established to strengthen the investment climate.

"Economic Confidence Cannot Be Achieved Without a Strong Rule of Law"

Evaluating the current situation at the press conference, Özdağ used the phrase, "As Turkey moves away from the rule of law, the economic crisis deepens," arguing that economic stability is possible not only through financial measures but also through trust in the legal system.

Özdağ stated that rebuilding investor confidence, supporting the production economy, and carrying out industrial policies with long-term planning are of critical importance for Turkey.

Emphasis on Planned Economy and Production

The Zafer Party Leader emphasized that Turkey must increase its production capacity and proposed that industrial, agricultural, and technology investments be supported in a planned manner.

He stated that the party's program includes: Strengthening the production economy, Increasing high value-added industrial investments, Making agriculture a strategic sector again, Supporting farmers, Establishing a fair tax system, Combating the informal economy, And achieving investment and export-oriented growth targets.Call for Support to Hazelnut Producers

Commenting on hazelnuts, one of the Black Sea's most important sources of livelihood, Özdağ argued that Turkish producers cannot get the value they deserve in the global market.

He stated that the agricultural sector's competitiveness has weakened due to a lack of planning and emphasized that the Zafer Party's agricultural policies include a new development model centered on the farmer.

Assessment on Early Elections

Responding to journalists' questions about early elections, Özdağ stated that the election calendar will be determined by the President while sharing his assessments of the current political landscape.

Özdağ expressed his view that the AK Party is going through its weakest period and shared his evaluations regarding various poll results. These statements were shared with the public as Özdağ's political assessments.

"Traveling Across Turkey from One End to the Other"

As part of his Eastern Black Sea visits, Ümit Özdağ came together with citizens, tradesmen, producers, and non-governmental organizations in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize. It was stated that his field work continues across Turkey.

Zafer Party officials stated that Özdağ is establishing direct contact with citizens all over Turkey, listening to their problems on-site, sharing solution proposals with the public, and continuing to explain the party's program.

Message of Solution in Economy

The Zafer Party advocates that Turkey's economic problems can be solved through production-oriented growth, planned development, a strong rule of law, industrialization, increased agricultural production, and national economic policies. The party leadership emphasizes that the details of these goals are included in the economic program.

Özdağ stated that Turkey's economic development can only be achieved by strengthening production, improving the investment climate, and increasing trust in the rule of law, and added that he will continue his Eastern Black Sea contacts.

yilmazparlar@yahoo.com