15 Temmuz 2026 Çarşamba

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar

  

Giresun'dan Ekonomi Mesajı Verdi

Hukuktan Uzaklaştıkça Kriz Derinleşiyor

Türkiye'nin Çıkış Yolu Üretim, Hukuk ve Planlı Kalkınmadır

Zafer Partisi Lideri Özdağ, Ekonomik Krizin Çözümü İçin Parti Programını İşaret Etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca kürsüde değil, sahada da çözüm üreten bir lider profili çiziyor. Tıpkı Atatürk gibi yurdu karış karış gezerek halkın nabzını tutan Özdağ, Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize’yi kapsayan Doğu Karadeniz turunda esnaf, çiftçi ve sanayiciyle birebir görüşüyor. Bu kararlı ve bilge duruşu, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda devlet aklına sahip bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Çalışkanlığı ve halkın içinde olmayı ilke edinen Özdağ, Zafer Partisi’nin ekonomik programını anlatmak için gecesini gündüzüne katıyor.

Özdağ, "Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmanın tek yolu, millî, üniter ve laik devlet anlayışından taviz vermeden hukuk devletine geri dönmektir" diyerek, partisinin bu konudaki kararlılığını ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisi, hukuk sistemi, tarım politikaları ve erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Karadeniz programı kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de saha çalışmaları gerçekleştireceklerini belirten Özdağ, ekonomik sorunların çözümünün üretim odaklı kalkınma, güçlü hukuk devleti ve planlı ekonomi anlayışından geçtiğini ifade etti.

"Ekonomik Buhranın Çözümü Zafer Partisi'nin Programında Var"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, Türkiye'nin uzun süredir derinleşen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, hükümetin üretici, sanayici, esnaf, çiftçi ve emeklilerin sorunlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik program ortaya koyamadığını savundu.

Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi programının; üretimi artıran, sanayiyi güçlendiren, tarımı yeniden ayağa kaldıran, yatırım ve istihdamı destekleyen, planlı kalkınmayı esas alan bir model üzerine kurulduğunu söyledi. Hukuk devleti ilkelerinin ekonomik güven açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Özdağ, yatırım ortamının güçlenmesi için hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Hukuk Devleti Güçlenmeden Ekonomik Güven Sağlanamaz"

Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Özdağ, "Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik buhran derinleşiyor." ifadelerini kullanarak ekonomik istikrarın yalnızca mali tedbirlerle değil, hukuk sistemine duyulan güvenle mümkün olacağını savundu.

Özdağ, yatırımcı güveninin yeniden oluşturulmasının, üretim ekonomisinin desteklenmesinin ve sanayi politikalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesinin Türkiye açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Planlı Ekonomi ve Üretim Vurgusu

Zafer Partisi Genel Başkanı, Türkiye'nin yeniden üretim gücünü artırması gerektiğini belirterek sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının planlı biçimde desteklenmesini önerdi.

Parti programlarında;

üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarının artırılması, tarımın yeniden stratejik sektör haline getirilmesi, çiftçinin desteklenmesi, adil vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, yatırım ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin yer aldığını ifade etti.

Fındık Üreticisine Destek Çağrısı

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Türk üreticisinin dünya pazarında hak ettiği değeri alamadığını öne sürdü.

Tarım sektörünün planlama eksikliği nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin tarım politikalarının çiftçiyi merkeze alan yeni bir kalkınma modeli içerdiğini belirtti.

Erken Seçim Değerlendirmesi

Basın mensuplarının erken seçime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, seçim takviminin Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ifade ederken, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, AK Parti'nin en zayıf dönemini yaşadığı görüşünde olduğunu belirterek çeşitli anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Bu ifadeler, Özdağ'ın siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuyla paylaşıldı.

"Türkiye'yi Karış Karış Geziyor"

Doğu Karadeniz ziyaretleri kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de vatandaşlarla, esnafla, üreticilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Ümit Özdağ'ın, saha çalışmalarını Türkiye genelinde sürdürdüğü belirtildi.

Zafer Partisi yetkilileri, Özdağ'ın Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlediğini, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştığını ve parti programını anlatmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Ekonomide Çözüm Mesajı

Zafer Partisi, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünde üretim odaklı büyüme, planlı kalkınma, güçlü hukuk devleti, sanayileşme, tarımsal üretimin artırılması ve milli ekonomi politikalarının temel alınması gerektiğini savunurken, parti yönetimi bu hedeflerin ayrıntılarının ekonomi programında yer aldığını belirtiyor.

Özdağ, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ancak üretimin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuka duyulan güvenin artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek Doğu Karadeniz temaslarını sürdüreceğini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer  Party Issues Warning on Economic Crisis

Ümit Özdağ Delivers Economic Message from Giresun

The Crisis Deepens as Turkey Moves Away from Rule of Law

Turkey's Way Out is Production, Justice, and Planned Development

Zafer Party Leader Özdağ Points to Party Program as Solution to Economic Crisis

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party (Zafer Partisi), is drawing the profile of a leader who produces solutions not only from the podium but also on the ground. Just like Atatürk, Özdağ travels the country from one end to the other, listening to the pulse of the people. During his Eastern Black Sea tour covering Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize, he meets one-on-one with tradesmen, farmers, and industrialists. This determined and wise stance shows that he is not just a politician, but also a visionary with state wisdom. Embracing diligence and being among the people as his principle, Özdağ works day and night to explain the Zafer Party's economic program.

Özdağ stated, "The only way to lift Turkey out of this crisis is to return to the rule of law without compromising the national, unitary, and secular state understanding," once again demonstrating his party's determination and visionary approach.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party, held a press conference in Giresun where he made assessments regarding Turkey's economy, legal system, agricultural policies, and the early election agenda.

Stating that they will carry out field studies in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize as part of the Eastern Black Sea program, Özdağ emphasized that the solution to economic problems lies in production-oriented development, a strong rule of law, and a planned economy approach.

"The Solution to the Economic Crisis is in the Zafer Party's Program"

Devoting a significant part of his speech to the economy, Özdağ pointed out that Turkey has been experiencing deepening economic troubles for a long time and argued that the government has failed to present a comprehensive economic program addressing the problems of producers, industrialists, tradesmen, farmers, and retirees.

Özdağ stated that the Zafer Party's economic program is built on a model that increases production, strengthens industry, revitalizes agriculture, supports investment and employment, and is based on planned development. Emphasizing that the principles of the rule of law are indispensable for economic confidence, Özdağ expressed that legal security must be re-established to strengthen the investment climate.

"Economic Confidence Cannot Be Achieved Without a Strong Rule of Law"

Evaluating the current situation at the press conference, Özdağ used the phrase, "As Turkey moves away from the rule of law, the economic crisis deepens," arguing that economic stability is possible not only through financial measures but also through trust in the legal system.

Özdağ stated that rebuilding investor confidence, supporting the production economy, and carrying out industrial policies with long-term planning are of critical importance for Turkey.

Emphasis on Planned Economy and Production

The Zafer Party Leader emphasized that Turkey must increase its production capacity and proposed that industrial, agricultural, and technology investments be supported in a planned manner.

He stated that the party's program includes: Strengthening the production economy, Increasing high value-added industrial investments, Making agriculture a strategic sector again, Supporting farmers, Establishing a fair tax system, Combating the informal economy, And achieving investment and export-oriented growth targets.Call for Support to Hazelnut Producers

Commenting on hazelnuts, one of the Black Sea's most important sources of livelihood, Özdağ argued that Turkish producers cannot get the value they deserve in the global market.

He stated that the agricultural sector's competitiveness has weakened due to a lack of planning and emphasized that the Zafer Party's agricultural policies include a new development model centered on the farmer.

Assessment on Early Elections

Responding to journalists' questions about early elections, Özdağ stated that the election calendar will be determined by the President while sharing his assessments of the current political landscape.

Özdağ expressed his view that the AK Party is going through its weakest period and shared his evaluations regarding various poll results. These statements were shared with the public as Özdağ's political assessments.

"Traveling Across Turkey from One End to the Other"

As part of his Eastern Black Sea visits, Ümit Özdağ came together with citizens, tradesmen, producers, and non-governmental organizations in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize. It was stated that his field work continues across Turkey.

Zafer Party officials stated that Özdağ is establishing direct contact with citizens all over Turkey, listening to their problems on-site, sharing solution proposals with the public, and continuing to explain the party's program.

Message of Solution in Economy

The Zafer Party advocates that Turkey's economic problems can be solved through production-oriented growth, planned development, a strong rule of law, industrialization, increased agricultural production, and national economic policies. The party leadership emphasizes that the details of these goals are included in the economic program.

Özdağ stated that Turkey's economic development can only be achieved by strengthening production, improving the investment climate, and increasing trust in the rule of law, and added that he will continue his Eastern Black Sea contacts.

yilmazparlar@yahoo.com

10 Temmuz 2026 Cuma

İTO Temmuz 2026 Meclis Toplantısı

  

İstanbul Ticaret Odası Temmuz Meclis Toplanlantısı

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Temmuz 2026 Meclis Toplantısını 9 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa Birliği ile ilişkilerden Türkiye ekonomisine, sanayi dönüşümünden küresel ekonomik gelişmelere kadar birçok önemli konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin AB Sürecine Yeni Bir Perspektif Kazandırılmalı

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin yıllardır devam eden belirsizlikten çıkarılması gerektiğini belirterek önemli mesajlar verdi.

Avdagiç, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin artık "uzatım müzakereleri" görüntüsünden kurtarılması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut, güçlü ve yeni bir vizyon kazandırılmalıdır. Türkiye, AB içinde eriyen değil, kendi kimliği ve gücüyle Avrupa'ya değer katan bir ülke olarak görülmelidir."

Gümrük Birliği ve Vize Serbestliği İçin Hızlı Adım Çağrısı

Avdagiç, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi için öncelikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

İş dünyasının beklentilerini dile getiren Avdagiç;

Gümrük Birliği'nin güncellenmesi,Ticari entegrasyonun derinleştirilmesi, Vize serbestliği sürecinin tamamlanması, Mevcut müzakerelerin hızlandırılması konularında Avrupa Birliği'nin daha kararlı adımlar atması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Geleceği İçin 3 Büyük Dönüşüm

Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ekonomik gücünü artıracak üç stratejik dönüşüm alanını şöyle sıraladı:

Jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüştürülmesi

Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajın ekonomik güç üretir hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Üretim ekonomisinden teknoloji ekonomisine geçiş

Katma değeri yüksek üretimin Türkiye'nin yeni büyüme modeli olması gerektiğini belirtti.

Transit ülke yerine karar veren merkez ülke

Türkiye'nin yalnızca geçiş koridoru değil, küresel ticaretin yönünü belirleyen ülkeler arasında yer alması gerektiğini ifade etti.

Sanayide Yeni Dönem, Yüksek Teknoloji Üretimi

İTO Başkanı Avdagiç, Avrupa ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için sanayinin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Özellikle; orta-yüksek teknoloji, yüksek teknoloji, stratejik üretim, katma değerli sanayi alanlarında yeni bir üretim modeli oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Avdagiç, bu dönüşümün yalnızca ekonomik büyümeyi değil, Türkiye'nin uluslararası jeopolitik etkinliğini de artıracağını ifade etti.

Teknoloji ve Veri Yeni Güç Unsurları

Küresel ekonomide rekabetin artık teknoloji, veri yönetimi ve kritik üretim kabiliyetleri üzerinden şekillendiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin bu alanlarda hızlı bir dönüşüm gerçekleştirmesinin yapısal bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Küresel Ekonomi Kalıcı Belirsizlik Dönemine Girdi

Dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, artık tek seferlik krizlerin değil, sürekli belirsizliklerin yaşandığı yeni bir ekonomik döneme girildiğini ifade etti.

"Krizler artık istisna değil, küresel ekonomik sistemin doğal bir parçası haline geldi." diyen Avdagiç, özellikle enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin dünya ekonomisini doğrudan etkilediğini söyledi.

Hürmüz Boğazı Uyarısı

Şekib Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yalnızca arz-talep dengesiyle değil, artan risk primiyle belirlediğini ifade etti.

Bu durumun enerji maliyetlerinde kalıcı bir fiyat tabanı oluşturduğunu kaydetti.

Enflasyonla Mücadele Programına Destek

Türkiye'nin son üç yıldır uyguladığı enflasyonla mücadele programının önemli sonuçlar ürettiğini belirten Avdagiç; iç talepte dengelenme, fiyatlama davranışlarında normalleşme, risk priminde düşüş, dış kırılganlıklarda azalma gibi gelişmelerin ekonomiye olumlu katkı sağladığını söyledi.

Erken Faiz İndirimi İçin Küresel Riskler Devam Ediyor

Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını sürdürmesinin önemine değinen Avdagiç, dünyada enflasyon risklerinin yeniden yükselmesi, küresel finansal koşulların sıkı kalmaya devam etmesi ve döviz kuru üzerindeki baskının erken faiz indirimi ihtimalini sınırladığını ifade etti.

Bununla birlikte enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda daha geniş bir hareket alanına sahip olabileceğini belirtti.

15 Temmuz Mesajı, Milli Mücadele Ruhunun Yeni Destanı

Konuşmasının önemli bölümünü 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne ayıran Avdagiç, FETÖ'nün darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla rağmen o gecenin unutulmaması gerektiğini söyledi.

"Milletimiz 15 Temmuz gecesi yalnızca demokrasisini değil, aynı zamanda Türkiye'nin bağımsız ekonomisini de korumuştur." diyen Avdagiç, o gece gösterilen direnişin Milli Mücadele ruhunun yeni bir destanı olduğunu ifade etti.

Şehitleri rahmetle, gazileri ise minnet ve şükranla andı.

Türkiye Artık Sadece Bir Geçiş Ülkesi Değil

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Avdagiç, ülkenin artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir köprü olmadığını belirtti.

Türkiye'nin küresel ticaretin hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen önemli bir ekonomik merkez haline geldiğini vurgulayan Avdagiç, bu vizyonun Türkiye'yi ekonomik ve siyasi kararların şekillendiği merkez ülkelerden biri konumuna taşıyacağını söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

 ITO July 2026 Assembly Meetıng

The Istanbul Chamber of Commerce (ITO) held its July 2026 Assembly Meeting on Thursday, July 9. Speaking at the meeting, ITO President Şekib Avdagiç made striking assessments on many important issues, ranging from relations with the European Union to the Turkish economy, and from industrial transformation to global economic developments.

A New Perspective Should Be Brought to Turkey's EU Process
ITO President Şekib Avdagiç delivered significant messages, stating that Turkey's European Union membership process must be rescued from the uncertainty that has persisted for years.
Avdagiç emphasized that Turkey's full membership negotiations should no longer have the appearance of "extension negotiations" and said:
"Membership negotiations should be revitalized, and a concrete, strong, and new vision should be brought to Turkey's accession process. Turkey should be seen not as a country dissolving within the EU, but as a country that adds value to Europe with its own identity and strength."

Call for Swift Action on Customs Union and Visa Liberalization
Avdagiç stated that the Customs Union must be updated as a priority to strengthen economic relations between Turkey and the European Union.
Expressing the expectations of the business world, Avdagiç said that the European Union needs to take more decisive steps on: Updating the Customs Union, Deepening commercial integration, Completing the visa liberalization process, Accelerating the current negotiations.

3 Major Transformations for Turkey's Future
Şekib Avdagiç listed three strategic transformation areas that will increase Turkey's economic power in the coming period as follows:

Transforming geostrategic position into geo-economic power: He stated that Turkey's geographical advantage should be turned into a source of economic strength.

Transition from a production economy to a technology economy: He noted that high value-added production should be Turkey's new growth model.

From being a transit country to a central decision-making country: He expressed that Turkey should not merely be a transit corridor but should rank among the countries that determine the direction of global trade.

New Era in Industry, High-Tech Production
ITO President Avdagiç stated that the industry needs to be restructured for stronger economic integration with Europe.
He particularly drew attention to the importance of creating a new production model in areas such as: Medium-high technology, High technology, Strategic production, Value-added industry.
Avdagiç stated that this transformation would increase not only economic growth but also Turkey's international geopolitical effectiveness.

Technology and Data are the New Power Elements
Noting that competition in the global economy is now shaped by technology, data management, and critical production capabilities, Avdagiç stated that Turkey's rapid transformation in these areas has become a structural necessity.

Global Economy Has Entered a Period of Permanent Uncertainty
Making assessments regarding the world economy, Avdagiç stated that a new economic era has begun in which not one-off crises but continuous uncertainties are experienced.
Stating that "Crises are no longer exceptions but have become a natural part of the global economic system," Avdagiç said that developments in energy markets directly affect the world economy.

Strait of Hormuz Warning
Şekib Avdagiç stated that geopolitical developments around the Strait of Hormuz determine oil and natural gas prices not only by supply-demand balance but also by increasing risk premiums.
He noted that this situation creates a permanent price floor in energy costs.

Support for the Anti-Inflation Program
Stating that Turkey's anti-inflation program implemented over the last three years has produced significant results, Avdagiç said that developments such as balancing in domestic demand, normalization in pricing behavior, decline in risk premiums, and reduction in external vulnerabilities have positively contributed to the economy.

Global Risks Persist for Early Interest Rate Cut
Emphasizing the importance of the Central Bank maintaining its tight monetary policy, Avdagiç stated that the re-emergence of inflation risks globally, global financial conditions remaining tight, and pressure on the exchange rate limit the possibility of an early interest rate cut.
However, he noted that if the downward trend in inflation continues, the Central Bank of the Republic of Turkey could have more room to maneuver regarding interest rate cuts.

July 15 Message: A New Epic of the National Struggle Spirit
Devoting a significant part of his speech to July 15 Democracy and National Unity Day, Avdagiç said that despite 10 years having passed since FETÖ's coup attempt, that night should not be forgotten.
Stating that "On the night of July 15, our nation protected not only its democracy but also Turkey's independent economy," Avdagiç expressed that the resistance shown that night is a new epic of the National Struggle spirit.
He commemorated the martyrs with mercy and the veterans with gratitude.

Turkey is No Longer Just a Transit Country
At the end of his speech, drawing attention to Turkey's geopolitical position, Avdagiç stated that the country is no longer just a bridge between East and West.
Emphasizing that Turkey has become an important economic center affecting the speed, cost, and direction of global trade, Avdagiç said that this vision will elevate Turkey to a position among central countries where economic and political decisions are shaped.

yilmazparlar@yahoo.com

1 Temmuz 2026 Çarşamba

EGD'den Örnek Organizasyon-Yılmaz Parlar

  

Gazeteciler ve Aileleri Doğada Buluştu

Aile Bağlarını Güçlendiren Etkinlikler, Güçlü Meslek Örgütlerinin En Büyük Sermayesidir

Meslek örgütlerini güçlü kılan yalnızca mesleki faaliyetler değil, üyeleri ve ailelerini bir araya getiren sosyal dayanışma organizasyonlarıdır. Gazetecilik gibi yoğun tempo ve yüksek stres gerektiren bir meslekte, aile birlikteliğini güçlendiren etkinlikler hem kurumsal aidiyeti artırıyor hem de meslektaşlar arasındaki dostluk bağlarını pekiştiriyor.

Bu anlayışın başarılı örneklerinden birine imza atan Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), üyeleri ve ailelerini Avcıkoru Tabiat Parkı'nda düzenlediği piknik organizasyonunda buluşturdu. Metro Türkiye'nin yeni nesil mağazacılık girişimi bonveno'nun desteğiyle gerçekleştirilen etkinlik, ekonomi gazetecilerine yoğun haber temposundan uzak, doğayla iç içe keyifli bir gün yaşattı.

EGD'nin düzenlediği organizasyonda bonveno tarafından hazırlanan zengin kahvaltı ve gün boyu süren ikramlar eşliğinde gazeteciler hem meslektaşlarıyla sohbet etti hem de aileleriyle kaliteli zaman geçirme fırsatı yakaladı. Çocuklar için hazırlanan oyunlar ve etkinlikler ise pikniğe ayrı bir renk kattı.

Hasan Arslan Yönetimi Takdiri Hak Ediyor

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Hasan Arslan ve yönetim kurulunun yalnızca mesleki konularla sınırlı kalmayıp üyelerinin sosyal yaşamına da değer veren yaklaşımı, dernekçilik adına örnek gösterilecek nitelikte bulunuyor.

Aile birlikteliğini merkeze alan bu tür organizasyonlar, üyeler arasındaki güveni, dayanışmayı ve kurumsal bağlılığı güçlendirirken, gazetecilerin birbirlerini yalnızca haber ortamında değil, sosyal yaşam içerisinde de tanımalarına önemli katkı sağlıyor.

Piknikte konuşan Hasan Arslan da bu anlayışı şu sözlerle özetledi:

"Bu kez EGD ailelerimizin tüm üyeleriyle bir araya gelelim ve bir piknik organizasyonu düzenleyelim istedik. Bu bir başlangıç. Bugün haber kaygısı olmadan birlikte zaman geçirdik, sohbet ettik ve birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde de farklı organizasyonlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz."

Bu yaklaşım, EGD yönetiminin yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda büyük bir aile olma hedefini benimsediğini

ortaya koyuyor.

Ekonomi Gazetecileri Dayanışmanın Gücünü Gösterdi

Türkiye ekonomisini yakından takip eden, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için gece gündüz çalışan ekonomi gazetecileri, bu organizasyonda haber rekabetini bir kenara bırakarak dostluk, paylaşım ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Meslektaşlık ruhunun güçlenmesi, gazetecilik mesleğinin saygınlığına da önemli katkılar sunarken, EGD üyelerinin birlik ve beraberlik içerisinde oluşturduğu sıcak atmosfer katılımcılardan tam not aldı.

bonVeno'dan Etkinliğe Anlamlı Destek

Etkinlikte konuşan bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan, mahalle odaklı mağazacılık anlayışıyla tüketicilerin günlük ve haftalık alışveriş ihtiyaçlarına pratik çözümler sunduklarını belirterek Metro markalı ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti.

bonVeno Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mert Dalağan ise kaliteli ve güvenilir gıdayı herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçladıklarını, piknikte sunulan tüm ikramların da bonveno'nun kendi markalı ürünlerinden hazırlandığını söyledi.

Örnek Olması Gereken Bir Dernekçilik Anlayışı

Meslek kuruluşlarının yalnızca toplantılar ve resmi programlarla değil, üyelerini ve ailelerini bir araya getiren sosyal faaliyetlerle de güçlenebileceğini gösteren bu organizasyon, dernekçilik anlayışına örnek teşkil ediyor.

Başta EGD Başkanı Hasan Arslan olmak üzere yönetim kurulunun ortaya koyduğu bu aile odaklı vizyon, üyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirirken gazetecilik camiasında da takdir topluyor.

Birlikte geçirilen her sosyal etkinlik, sadece güzel anılar bırakmıyor; aynı zamanda daha güçlü bir meslek dayanışmasının ve daha sağlam kurumsal yapının temelini oluşturuyor. Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin bu yaklaşımını önümüzdeki dönemde sürdüreceğini açıklaması ise üyeler açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

yilmazparlar@yahoo.com

EGD Sets an Exemplary Standard

Journalists and Their Families Gather in Nature

Events That Strengthen Family Bonds Are the Greatest Asset of Strong Professional Organizations

Professional organizations are strengthened not only by their professional activities but also by social events that bring members and their families together. In a demanding profession such as journalism, where long hours and constant pressure are part of daily life, family-oriented gatherings help reinforce institutional loyalty while strengthening friendships and solidarity among colleagues.

The Economy Journalists Association (EGD) recently demonstrated this approach by organizing a family picnic at Avcıkoru Nature Park. Supported by bonveno, Metro Türkiye's next-generation neighborhood retail initiative, the event gave economy journalists a welcome break from the fast-paced news cycle and offered them an enjoyable day in nature with their loved ones.

Throughout the event, participants enjoyed a rich breakfast and refreshments prepared by bonveno while spending quality time with colleagues and family members. Special games and entertainment for children added extra joy to the gathering, creating a warm and welcoming atmosphere for everyone.

Hasan Arslan's Leadership Deserves Recognition

EGD President Hasan Arslan and the association's board deserve praise for promoting not only professional cooperation but also strong social connections among members. Their family-oriented vision represents an outstanding example of modern professional association leadership.

Such events foster trust, solidarity, and institutional commitment while allowing journalists to get to know one another beyond the workplace. Speaking during the picnic, Hasan Arslan emphasized this vision by saying:

"We wanted to bring together all members of the EGD family for a picnic. This is just the beginning. Today we spent time together without worrying about news deadlines, enjoyed meaningful conversations, and got to know each other better. We will continue organizing similar events in the future."

His remarks reflected EGD's commitment to becoming not just a professional association but a genuine family united by friendship and mutual support.

Economy Journalists Demonstrated the Power of Solidarity

Journalists who work tirelessly to keep the public informed about economic developments put competition aside for a day and celebrated friendship, unity, and professional solidarity. The event highlighted the strong sense of camaraderie that exists within the economy journalism community and received widespread appreciation from participants.

Meaningful Support from bonveno

During the event, bonveno Türkiye General Manager Eda Özkan explained that the company aims to make everyday shopping more convenient through its neighborhood-focused retail model while expanding access to Metro-branded products.

Deputy General Manager Mert Dalağan emphasized bonveno's commitment to making high-quality, reliable food accessible to everyone, noting that all refreshments served during the picnic were prepared using bonveno's own branded products.

A Model for Professional Associations

The event demonstrated that professional organizations become stronger not only through meetings and official programs but also through social activities that bring members and their families together.

Led by Hasan Arslan, the EGD management has embraced a family-centered vision that strengthens solidarity among members while earning widespread appreciation throughout the journalism community.

Every social gathering creates not only lasting memories but also stronger professional relationships and a more united organization. EGD's commitment to continuing these initiatives in the future is regarded as a highly encouraging development for its members.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Haziran 2026 Cuma

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

 

İTO Meclisinden Tarihi Vizyon

Türkiye 10 Yılda Üç Büyük Sıçrama Yapabilir
Şekib Avdagiç, “Üretim, Lojistik ve Teknolojide Yeni Bir Türkiye Doğuyor”

İstanbul Ticaret Odası’nın Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki on yıllık dönemde küresel ekonominin yükselen güçlerinden biri olmaya aday olduğunu vurgulayarak, üretim-ihracat, lojistik ve enerji-teknoloji alanlarında tarihi bir sıçrama fırsatının bulunduğunu söyledi.

Jeopolitik Avantajımızı Ekonomik Güce Dönüştürmeliyiz
Dünyanın son 30 yılın en büyük ekonomik ve jeopolitik dönüşümünden geçtiğine dikkat çeken Avdagiç, şirketlerin artık sadece düşük maliyetli üretim merkezlerini değil, güvenli, istikrarlı ve erişilebilir ülkeleri tercih ettiğini belirtti.
Avdagiç'e göre Türkiye; Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin sürmesi, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin artması nedeniyle küresel üretim ve ticaret haritasında çok daha önemli bir konuma yükseliyor.

Türkiye'nin Önündeki 3 Büyük Fırsat

  1. Üretim ve İhracat Üssü Olmak
    Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye'yi yakın üretim merkezi haline getiriyor. Güçlü sanayi altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini daha üst seviyelere taşıma imkânı bulunuyor.
  2. Bölgesel Lojistik Merkezi Olmak
    Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının önem kazanması, Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getirebilir. Kara koridorlarının stratejik değeri her geçen gün artıyor.
  3. Enerji ve Teknoloji Merkezi Olmak
    Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, veri merkezleri ve yüksek teknoloji yatırımları önümüzdeki dönemin yıldız sektörleri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu alanlarda yapacağı yatırımlar küresel rekabet gücünü artıracak.

Yeni Teşvikler Dönüşümün Anahtarı
İTO Başkanı, yeni teşvik sisteminin Türkiye'nin üretim ve yatırım gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu belirterek, sanayi odaklı ve ihracata dayalı büyüme modelinin daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanlarının üretimi desteklemesi halinde Türkiye'nin yeniden şekillenen dünya ticaretinde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.

Reel Sektörün En Büyük Sorunu, Yüksek Faiz
Konuşmasında iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ihracatçı firmaların yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle kârlılık baskısını daha yoğun hissettiğini ifade eden Avdagiç, üretimin ve ihracatın desteklenmesinin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Dünyanın İlk 10 Ekonomisi Hedefi Hayal Değil
Türkiye'nin artan jeopolitik öneminin tek başına yeterli olmadığını belirten Avdagiç, bu avantajın ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Üretken yatırımların artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin güçlendirilmesi ve makroekonomik istikrarın korunması halinde Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin sürpriz olmayacağını ifade etti.

İTO Seçimleri 27 Ekim'de
Haziran Meclis Toplantısı'nda bir diğer önemli gündem maddesi ise İTO seçimleri oldu. Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 tarihinde Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmasının planlandığını açıkladı. Resmî duyurunun seçim kurulu teyidinin ardından yapılacağı belirtildi.

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin güçlü mesajların verildiği bir platform oldu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye; üretim, lojistik, enerji ve teknoloji alanlarında doğru adımları atabilirse yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir ekonomi haline gelebilir. İş dünyasının beklentisi ise bu tarihi fırsatların kalıcı refaha dönüştürülmesi yönünde birleşiyor.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO June 2026 Assembly Meeting
Historic Vision from ITO Assembly
Türkiye Can Make Three Major Leaps in 10 Years
Şekib Avdagiç: "A New Türkiye is Emerging in Production, Logistics and Technology"

Speaking at the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) June 2026 Assembly Meeting, Şekib Avdagiç emphasized that Türkiye is a candidate to become one of the rising powers of the global economy in the next decade, stating that there is a historic leap opportunity in the fields of production-exports, logistics, and energy-technology.

We Must Transform Our Geopolitical Advantage into Economic Power
Noting that the world is undergoing the biggest economic and geopolitical transformation of the last 30 years, Avdagiç stated that companies now prefer safe, stable and accessible countries, not just low-cost production centers.
According to Avdagiç, Türkiye is rising to a much more important position on the global production and trade map due to Europe's search for supply security, the continuation of the China+1 strategy, and increasing risks in the Red Sea and the Strait of Hormuz.

Türkiye's 3 Major Opportunities

  1. Becoming a Production and Export Hub
    Europe's efforts to diversify supply chains are making Türkiye a nearshoring production center. With its strong industrial infrastructure and skilled human resources, Türkiye has the opportunity to take its production capacity to even higher levels.
  2. Becoming a Regional Logistics Hub
    The increasing importance of the Middle Corridor, the Development Road, and Gulf-Türkiye-Europe connections can make Türkiye an indispensable logistics center between Asia and Europe. The strategic value of land corridors is increasing day by day.
  3. Becoming an Energy and Technology Hub
    Defense industry, renewable energy, data centers and high-tech investments stand out as the star sectors of the upcoming period. Investments Türkiye will make in these areas will increase its global competitiveness.

New Incentives Are the Key to Transformation
The ITO President stated that the new incentive system is an important step that will increase Türkiye's production and investment power, and expressed that the industry-oriented and export-led growth model should be supported more strongly. He said that if fiscal policies, incentives and financing opportunities support production, Türkiye will reach a much stronger position in the reshaping world trade.

The Biggest Problem of the Real Sector: High Interest Rates
Also touching upon the problems experienced by the business world in his speech, Avdagiç stated that the high interest rate environment puts serious pressure on the real sector.
Stating that exporting companies feel the profitability pressure more intensely due to high financing costs and weakening external demand, Avdagiç emphasized that supporting production and exports is critical for the sustainability of economic growth.

The Goal of Top 10 Economies in the World is Not a Dream
Stating that Türkiye's increasing geopolitical importance is not enough on its own, Avdagiç said that this advantage must be transformed into economic value.
He stated that if productive investments are increased, high value-added sectors are strengthened and macroeconomic stability is maintained, it would not be surprising for Türkiye to rank among the top 10 largest economies in the world within the next decade.

ITO Elections on October 27
Another important agenda item at the June Assembly Meeting was the ITO elections. Avdagiç announced that the Istanbul Chamber of Commerce elections are planned to be held on October 27, 2026 at the Istanbul Expo Center in Yeşilköy. It was stated that the official announcement will be made after the confirmation of the election board.

The ITO June 2026 Assembly Meeting was a platform where strong messages about the future of the Turkish economy were given. In a period when global trade balances are being reshaped, if Türkiye takes the right steps in production, logistics, energy and technology, it can become not only a regional power but also an economy that has a say on a global scale. The expectation of the business world is united in turning these historic opportunities into lasting prosperity.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

Avrasya Zirvesi-Muhteşem Açılış-Yılmaz Parlar

  

Dr. Akkan Suver Liderliğinde Küresel Barış ve İş Birliği Vurgusu

"Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur" Anlayışıyla Dünyaya Işık Tutuyor

Marmara Grubu Vakfı'nın düzenlediği 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, 11-12 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul WOW Otel & Kongre Merkezi'nde görkemli bir açılışla başladı. "Küresel Sorumluluk" ana temasıyla gerçekleştirilen zirve, dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, büyükelçiler, Nobel ödüllü bilim insanları ve sivil toplum liderlerini bir araya getirdi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, küresel çapta takdir toplayan vizyoner liderliğiyle salona damgasını vurdu. Dr. Suver, konuşmasında Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yalnızca bir diplomatik birliktelik olmadığını, aynı zamanda "küresel aklın ve vicdanın ortak platformu" olduğunu vurguladı.

Zirvenin Önemi: Küresel Krizlere Ortak Akıl Çağrısı

Dr. Akkan Suver, açılış konuşmasında dünyanın içinde bulunduğu belirsizliklere dikkat çekerek, Orta Doğu'daki çatışmalardan Ukrayna'daki savaşa, Afrika'daki karışıklıklardan küresel ekonomik krizlere kadar her alanda ortak aklın ve diplomasinin önemine işaret etti. Suver, "Birleşmiş Milletler ortak bir şekilde anlaşamıyor. Uluslararası toplumun açık ve net bir çıkarmaya ihtiyacı var. Çıkarlarımız farklı olsa da ortak bir vicdan etrafında uzlaşmak zorundayız" dedi.

Zirveye Damga Vuran Katılımcılar ve Onur Madalyaları

Zirvenin açılışında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından protokol mesajları okundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın mesajları büyük beğeni topladı.

Açılış konuşmacıları arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Doç. Dr. Merve Safa Kavakcı ve D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmoud yer aldı. Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto da zirvenin önemine vurgu yaptı.

Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl altı önemli isme Onur Madalyası takdim edildi. Madalya alanlar arasında Azerbaycan Atatürk Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nizami Caferov, Avusturya Eski Savunma Bakanı Werner Fasslabend, Hırvatistan Eski Cumhurbaşkanı Ivo Josipović, Polonya Eski Maliye Bakanı Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Arnavutluk Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Bamir Topi ve Karadağ Eski Cumhurbaşkanı Filip Vujanović bulunuyor.

Dr. Akkan Suver,

“Avrasya Zirvesi Küresel Aklın ve Vicdanın Platformudur”

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver yaptığı tarihi konuşmada zirvenin sadece diplomatik bir buluşma olmadığını vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Avrasya Ekonomi Zirveleri yalnızca bir diplomatik birliktelik değildir; aynı zamanda küresel aklın ve vicdanın platformudur.”

Dr. Suver konuşmasında Orta Doğu’daki savaşlara, Ukrayna’daki yıkıma, Afrika’daki krizlere ve dünya genelinde derinleşen belirsizlik ortamına dikkat çekti. İnsanlığın ortak geleceğinin ancak diyalog, diplomasi ve ortak vicdanla korunabileceğini ifade etti.

29 yıldır kesintisiz sürdürülen Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin artık küresel diplomasinin en önemli sivil platformlarından biri haline geldiğini belirten Suver, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyanın aynı masa etrafında buluştuğunu söyledi.

Türkiye’nin Güven Veren Rolü Vurgulandı

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı yaptığı konuşmada Türkiye’nin kriz dönemlerinde güven veren bir ülke olduğunu ifade etti.

Küresel ticaretin belirsizlikler, korumacılık ve güven krizleriyle karşı karşıya olduğunu belirten konuşmacı, Türkiye’nin “güvenilir ortak” kimliğiyle öne çıktığını söyledi.

Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni ekonomik modellerin dünyayı dönüştürdüğünü belirten konuşmada; dayanıklılık, iş birliği ve diplomatik diyaloğun önemine dikkat çekildi.

İstanbul’dan Dünyaya “Barış” Çağrısı

İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise yaptığı konuşmada İstanbul’un tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurguladı.

Gözen, dünyanın giderek daha fazla çatışma ve güvensizlik ortamına sürüklendiğini ifade ederek, uluslararası kuruluşların artık daha adil ve etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bugün çok daha anlamlı hale geldiğini belirten Gözen, sivil toplumun uluslararası barış için daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

.Bosna Hersek’ten Barış Mesajı

Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto, Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin farklı kültürleri ve devletleri aynı masa etrafında buluşturan çok önemli bir diplomasi platformu olduğunu ifade etti.

Marmara Grubu Vakfı’nın Güçlü Kadrosu Dikkat Çekti

Zirvede Marmara Grubu Vakfı’nın tecrübeli temsil heyeti ve akademik kadrosu da önemli rol üstlendi.

Marmara Grubu Vakfı Duayeni Ertuğrul Kumcuoğlu ile Marmara Grubu Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Cafer Okray zirvenin diplomatik organizasyon sürecinde öne çıkan isimler oldu.

Raportörler arasında Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Başkanı Özgür Çengel, akademisyen Ali Kemal Özdemir, Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Üyesi Uğur Özgöker ve Azerbaycanlı akademisyen-gazeteci Halid Niyazov yer aldı.

Gala Yemeği ve Kültürel Gösteriler

Zirve, 11 Mayıs akşamı düzenlenen görkemli gala yemeğiyle başladı. FOWPAL ve UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Barış ve Sevgi Federasyonu (Başkanı Nobel Barış Ödüllü Dr. Hong Tao-Tze) tarafından unutulmaz bir dans gösterimi sunuldu. İBB Müzik Grubu ise yemek boyunca Türk Sanat Müziği'nden seçkin eserleri seslendirdi.

29 Yıllık Vizyon, Barış ve Diplomasi Eğitimi

Dr. Akkan Suver, konuşmasının son bölümünde Marmara Grubu Vakfı'nın Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde yürüttüğü barış ve diplomasi eğitim programlarına da değindi. "Masrafları tamamıyla vakfımız tarafından karşılanan bu çalışmalarla binlerce gencimize diplomasi ve barış dersi veriyoruz" diyen Suver, zirvenin insanlığın ortak geleceğine umut olduğunu belirtti.

Avrasya Ekonomi Zirvesi Bir Dünya Markasına Dönüştü

29 yıldır aralıksız düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, bugün yalnızca bir toplantı değil; uluslararası diplomasi, barış ve ortak akıl adına dünyanın saygın platformlarından biri olarak kabul ediliyor.

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’in liderliğinde büyüyen zirve; Türkiye’nin yumuşak gücünü, diplomatik kapasitesini ve barış vizyonunu dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul’dan yükselen bu barış ve iş birliği çağrısı, dünyaya bir kez daha şu mesajı verdi:
Diyalog hâlâ mümkündür, ortak akıl hâlâ insanlığın en büyük gücüdür.

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, iki gün boyunca küresel ekonomik kriz, güvenlik dönüşümü, demokratik kurumların dayanıklılığı, kadınların barış süreçlerindeki rolü ve iklim krizi gibi hayati başlıkları masaya yatıracak.

Marmara Grubu Vakfı ve Başkanı Dr. Akkan Suver, 29 yıldır kesintisiz sürdürdüğü bu anlamlı platformla dünya barışına hizmet etmeye devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

29th Eurasian Summit – A Magnificent Opening


Global Peace and Cooperation Emphasized Under the Leadership of Dr. Akkan Suver

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”
Lighting the Way for the World Through Dialogue and Diplomacy

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, opened with a magnificent ceremony on May 11–12, 2026, at WOW Hotel & Convention Center in Istanbul. Held under the main theme of “Global Responsibility,” the summit brought together presidents, prime ministers, ministers, ambassadors, Nobel Prize-winning scientists, academics, and civil society leaders from around the world.

Delivering the opening speech, Marmara Group Foundation President Dr. Akkan Suver left a remarkable impression on the audience with his globally respected visionary leadership. In his address, Dr. Suver emphasized that the Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings, but also “a common platform of global wisdom and conscience.”

The Importance of the Summit: A Call for Common Wisdom Against Global Crises

In his opening remarks, Dr. Akkan Suver drew attention to the uncertainty facing the world today. From conflicts in the Middle East and the war in Ukraine to instability in Africa and global economic crises, he highlighted the urgent need for diplomacy and collective wisdom.

“The United Nations is struggling to reach common ground. The international community needs a clear and decisive direction. Even if our interests differ, we must unite around a shared conscience,” Suver stated.

Distinguished Participants and Honor Medals

Following a moment of silence and the Turkish National Anthem, protocol messages were delivered from President of Türkiye Recep Tayyip Erdoğan, President of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev, and Nobel Laureate Prof. Dr. Aziz Sancar.

Among the keynote speakers were the Vice President of the Turkish Exporters Assembly, Ambassador Kubanychbek Omuraliev, Secretary General of the Organization of Turkic States, Associate Professor Dr. Merve Safa Kavakcı, Deputy Secretary General of the Black Sea Economic Cooperation Organization, and Ambassador Sohail Mahmoud, Secretary General of the D-8 Organization for Economic Cooperation.

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto, Chairwoman of the Council of Ministers of Bosnia and Herzegovina, emphasized the summit’s critical role in international diplomacy and intercultural dialogue.

This year, the Marmara Group Foundation presented Honor Medals to six distinguished international figures:

Prof. Dr. Nizami Caferov, President of the Atatürk Center of Azerbaijan

Werner Fasslabend, Former Minister of Defense of Austria

Ivo Josipović, Former President of Croatia

Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Former Finance Minister of Poland

Prof. Dr. Bamir Topi, Former President of Albania

Filip Vujanović, Former President of Montenegro

Dr. Akkan Suver:
“The Eurasian Summit Is a Platform of Global Wisdom and Conscience”

Dr. Suver stressed that the summit is far more than a diplomatic meeting:

“The Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings; they are also a platform of global wisdom and conscience.”

He drew attention to wars in the Middle East, destruction in Ukraine, crises across Africa, and the growing atmosphere of uncertainty worldwide, emphasizing that humanity’s common future can only be protected through dialogue, diplomacy, and shared conscience.

Suver also noted that over the past 29 years, the Eurasian Economic Summits have evolved into one of the most important civil diplomacy platforms in the world, bringing together representatives from the Balkans, Central Asia, Europe, and Africa around the same table.

Türkiye’s Role as a Reliable Partner Highlighted

The Vice President of the Turkish Exporters Assembly underlined Türkiye’s role as a reliable country during times of crisis.

Referring to global trade challenges such as uncertainty, protectionism, and declining trust, he stated that Türkiye stands out as a “trusted partner” in the international arena.

The speech also highlighted the importance of resilience, cooperation, and diplomatic dialogue in an era shaped by artificial intelligence, digitalization, and new economic models.

A “Peace” Call from Istanbul to the World

Deputy Governor of Istanbul Hasan Gözen stated that Istanbul has historically been a meeting point of civilizations.

Gözen emphasized that the world is increasingly facing conflicts and insecurity and argued that international organizations must become more just and effective.

He also noted that President Recep Tayyip Erdoğan’s statement “The world is bigger than five” has become more meaningful than ever in today’s global environment.

A Peace Message from Bosnia and Herzegovina

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto stated that the Eurasian Economic Summit serves as a vital diplomatic platform bringing together different cultures and nations around one table.

The Strong Team of the Marmara Group Foundation Drew Attention

The experienced delegation and academic team of the Marmara Group Foundation also played a significant role during the summit.

Foundation veteran Ertuğrul Kumcuoğlu and Vice President Cafer Okray stood out in the diplomatic organization process of the summit.

Among the rapporteurs were Prof. Dr. Özgür Çengel, Ali Kemal Özdemir, Uğur Özgöker, and Azerbaijani academic-journalist Halid Niyazov.

Gala Dinner and Cultural Performances

The summit began with a magnificent gala dinner on May 11. The Federation of World Peace and Love (FOWPAL), operating under UNESCO and chaired by Nobel Peace Prize laureate Dr. Hong Tao-Tze, presented an unforgettable dance performance.

The Istanbul Metropolitan Municipality Music Group performed distinguished works of Turkish Classical Music throughout the evening.

A 29-Year Vision of Peace and Diplomacy Education

In the final part of his speech, Dr. Akkan Suver also addressed the Marmara Group Foundation’s peace and diplomacy education programs conducted at universities across Türkiye.

“With programs fully funded by our foundation, we provide diplomacy and peace education to thousands of young people,” Suver stated, emphasizing that the summit represents hope for humanity’s shared future.

The Eurasian Economic Summit Has Become a Global Brand

Held uninterruptedly for 29 years, the Eurasian Economic Summit is now recognized not merely as a conference, but as one of the world’s most respected platforms for international diplomacy, peace, and collective wisdom.

Under the leadership of Dr. Akkan Suver, the summit continues to serve as one of the most important organizations carrying Türkiye’s soft power, diplomatic capacity, and vision of peace to the world.

The message rising from Istanbul once again reminded the world:

Dialogue is still possible, and common wisdom remains humanity’s greatest strength.

During the two-day summit, vital issues such as the global economic crisis, security transformation, resilience of democratic institutions, women’s role in peace processes, and the climate crisis will be discussed.

The Marmara Group Foundation and its President Dr. Akkan Suver continue to serve world peace through this meaningful platform that has endured for 29 consecutive years.

yilmazparlar@yahoo.com