3 Mart 2014 Pazartesi

YAPDER-INTEGRAL- -YILMAZ PARLAR








New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 




HABER/YILMAZ PARLAR


“DÖVİZ RİSKİ NASIL YÖNETİLİR”



Başkanlığını, Cem Tv.-Medya Grup Başkanı ve EGD Ekonomi gazetecileri derneği Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER)  İntegral Menkul Değerler, işbirliği ile düzenlenen Tekstil sektöründeki döviz riski nasıl yönetilir konulu seminerde tekstil sektörünün gündemi değerlendirildi.



Kavram Meslek Yüksek Okulu’nda gerçekleştirilen toplantıda  İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İntegral Hazine Müdürü Niyazi Yılmaz,  Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (TMHGF) Başkanı Hüseyin Öztürk, panelde bir araya geldiler. Araştırmazcı gazeteci Dünya Gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt bir konuşma yaptı.



Moderatörlüğünü  YAPDER Başkanı  Celal Toprak’ın yaptığı “Döviz Kuru Riski Nasıl Yönetilir?’ konulu toplantıya, çok sayıda YAPDER üyesi Kavram Yüksek Okul Mütevelli heyeti, Öğretim görevlileri ve Ekonomi Basın mensupları katıldılar.



Celal Toprak’ın  yaptığı açılış konuşmasında sabah erken saatde gerçekleşen panel için sabah mahmurluğunu gidermek maksadıyla dudaklara tebessüm getiren Rüştü Bozkurt’a ait  paylaştığı anekdot sonrası, duayen gazeteciyi kürsüye davet etti.



Rüştü Bozkurt “Konuşurken bütünü unutuyoruz. Orhan Pamuk’un bir sözü var, onu hatırlatmak istiyorum. Twitter yazılarından haber alabilirsiniz ama düşünce geliştiremezsiniz. Günlük düşünüyoruz. Bankaların kârına aktifine bakıyoruz ama banka sisteminin işleyişine bakmıyoruz. Oysa banka kaynaklarının yapısını iyi analiz edilmeden döviz konusu anlaşılamaz. Kemal Derviş’ten sonra bankacılık sistemimizin sağlamlaştığını söylüyoruz ama bugünlerde bankalarımız bir zayıflama döneminde, bunun görülmesi gerekir. Konut kredilerinde geri ödeme süreleri azalıyor. Bizim gibi ülkelerde geri ödeme süreleri 20 yılın altına düştüğünde kriz gelir. İstikrarlı ülkelerde bu 30 yıllara varır. Önümüzdeki dönem, konut ve yapı krizi yaşanacak” şeklinde uyarıcı sözleriyle birlikte öngörüde bulundu.



 Öz eleştiri yaparak “Hepimiz defoluyuz, bunu ben söylemiyorum, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu söylüyor. Yunanistan’daki kitlelerin yanlışlara verdiği tepki kadar tepki veremiyoruz. Kayıtdışı  uygulamalarının çok olduğu bir ortamda, kitle desteğini sanayi için alamazsınız. Teşvik sisteminin gözden geçirilmesi gerekir. OSB’lerde arsanın metrekaresi 530 dolarlardan satılıyor, rant sağlanıyor” dedi.





İntegral Hazine Müdürü Niyazi Yılmaz  Dış Ticaret yapanların dikkatlerini çekerek “Biz bugün kur riskinin neden önemli olduğunu irdelemek istiyoruz. Sektör cari açığa etki ederken, Avrupa’nın Çin’den sonraki en büyük tedarikçisi. Finans çevresinden baktığınız zaman bu sektörde kur riskinin iyi yönetilmesi gerektiği gözüküyor. Sektördeki şirketler, kur riskini yönetmekten çok kur farklarından ne kadar kazanacağına bakıyor, fiyatlamayı bu riski gözeterek yapıyor. Fiyatı yüzde 10 artırarak bu riski tolere ettiğini düşünüyor. Oysa son altı aydaki hızlı hareket, yüzde 10-15 kâr bekleyen kurumların yüzde 20 zarar ettiğini ortaya koydu. Bu zarar, yönetilemeyen kur riskinden kaynaklanıyor”  sözleriyle kurs risk yönetiminin ne denli  önemli olduğunun  altını çizdi.





İntegral menkul değerler A.Ş. Eğitim iş geliştirme uzamanı Özgür Doğan  spot döviz piyasasında kur riski yönetimi üzerine yaptığı sunumda “uluslararası ticaret, rekabet ve işlem hacimleri artmaktadır.  Dolayısıyla döviz taşıyan herkes kur riskiyle karşı karşıyadır.

Tekstil sektörü firmaların yarıdan fazlası dış ticaretle ilişkili. Tekstilde 26,5 milyar dolar üretim 11,6 milyar dolar ihracat yapılmaktadır. Sektörde en büyük ithalat Çin’den yapılırken, en büyük ihracat Almanya’ya yapılıyor. Tekstil, döviz kuru riski ile  iç işedir.  Kur oynamalarında, vadeli piyasalar risklerini hedge etmelidir.”özet sözlerine örnekler verdi.



Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (TMHGF) Başkanı Hüseyin Öztürk, Katılımcıların biri tarafından “Sizleri çabutdan kurtaracağız. Ekonomide katma değerli ağır sanayide büyüyeceğiz” Devlet büyüğümüzün sözleri hatırlatması üzerine   “Aldığımız sorumluluk çok fazla. İstihdamın ağırlığını biz taşıyoruz. Eğitimsiz binlerce insanı biz eğittik. Bir çok kurum belli bir yere gelmişse sektörümüz sayesinde geldi. Her dakika dünyanın her yanından gelen seslerden etkilenerek bugünlere geldik. En çok biz etkilenmiş, en çok biz yatırım yapmışız. Yatırımlar yapmışız. Adam çalıştırıyorsunuz, maaşını ödemek zorundasınız. Sektör doğal kümelenmeyi oluşturdu, kamu bunun neresinde? Sinerji oluşumunda katkımız var. Özellikle turizm sektöründe, tanıtımlarda önemli rol oynayan sektörüz. Sektörde 2 milyon kişinin istihdam edilmektedir.  Tedarik kısmıyla birlikte  40 milyon nüfusa kadar artmaktadır. Bu sektör bu ülkenin kaynaklarıyla büyüyen bir sektör kesinlikle stratejik hale getirilmesi lazım. Otomotiv sektörüne baktığınızda montaj sanayi olduğunu görürsünüz, istihdam fazla yok. Ama bizim sektörümüz Anadolu’nun her yerinde herkese ekmek sağlıyor. Kamunun doğal kümelenme nedeniyle sanayicinin taşınmasına destek olması gerekir”  .sözleriyle cevapladı.



İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi  “Tekstil ve hazır giyimin birbirinden farklı birimler, Üstünden dikiş geçen sektör hazır giyimdir. Tekstil geçen yıl 9 milyar dolar ihracat, 10 milyar dolar ithalat yaptı. Hazır giyim ise 14 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, 2 milyar 700 milyon dolar ithalat yapmış. Dış ticaret fazlası veren bir sektör. Bu yılki beklentimiz 19 miyar dolarlık ihracat. Haliyle 13,5 milyar dolar katma değer yaratıyoruz Ülkede döviz koruyan disiblin yok. Bazı firmalar forward kullanmaya başladı. Ama terse düştükleri de oldu. Bunda Anadolu’da bazı bankaların yanlış yönlendirmesi oldu. Biraz kumarbazlık ruhumuzdan kaynaklanan, artarsa kâr ederiz mantığıyla hareket ediliyor.  Büyük işletmelerden bile döviz yükselirken kârdan zarar etmiş gibi üzülenler oldu.  Aslında her zaman kasa kazanıyor. Arkadaşlar ellerinde telefonlar, tabletler an an rakam takip eder hale geldiler. Oysa biz üreticiyiz, bizim üretim dışında döviz riskiyle uğraşmamamız lazım. Forex sadece işlem bazında düşünülmesi gereken bir şey. Kazanç için kumar mantığı olacak belki ama o tarihte hedge ettiğinizde, çok daha avantajlı olursunuz. Kısa vadeli oynamalarda teminat dışına çıktığınızda borç ve alacak işlemlerini hedge eden firmaların daha fazla oranlarda işlem yapmaları gerekebilir 26 milyar dolarlık hareketli bir piyasada biz yüzde 5′lik bir oynaklığı bile hedge edemiyoruz. Bunu çoğaltmamamız, riski firmalara iyi anlatmamız lazım.  Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde döviz hareketleri hiç bitmez. Bu yüzden döviz riski ile yaşamamız normal. Firmaların buna karşı önlem alması gerekir. Aslında biz üreticiyiz. Firma maliyetlerini TL bazında hesap edecek, onu dövize çevirecek. Onu hedge etmek için de forex işlemlerini yapacak ve ondan sonrasını düşünmeyecek. Bizim işimize odaklanmamız lazım. Enerji açığı yüzünden her yıl Türkiye  50-60 milyar dolar cari açık vermek zorunda kalmaktadır. Bir toplantıda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a 300 milyar dolarlık dış borç gözüktüğünü hatırlattık. 100-150 milyar sıcak para vardı. 60 milyar dolar da cari açık veriyoruz.  5 yılda bunun 700 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Türkiye’nin böyle bir gerçeği var ve bu halen de devam ediyor. İstikrarsız olan her ortamda herkes etkilenir.  Yüzde 20′lik bir hareket olsa bu biraz ağır olur. Şu anda dış borç 600 milyar dolara da geldi. Yüzde 20, 120 milyar dolar eder. Bunu Türkiye’nin kaldırması mümkün değil. bu nedenle kuru iyi takip etmek lazım”  diyerek döviz risk yönetiminin önemini vurguladı.



Panelistlerin, basın mensuplarının sorularını cevaplamasıyla toplantı sona erdi.



yilmazparlar@yahoo.com













Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme