turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2021 Pazartesi

Spektr Hotel Bilinmeyen Kimliği-Yılmaz Parlar

 


SPEKTR HOTEL BİLİNMEYEN KİMLİĞİ


Başarılı Hoteller rotamızdaki bu seferki durağımız Bodrum Yalıkavak da bulunan Spektr Butik hoteldi. Yüksek standartlarda üstün kaliteli hizmet sunan lüks hotel Spektr Butik Hotel çok tercih edilen butik hoteller arasında. Hotel sahiplerinden Julia Klyueva ile söyleşi gerçekleştirdik.



Julia Hanım, Hotel ismi SPEKTR kelimesi ne anlama geliyor?

SPEKTR adı, Rusya ve Türkiye'deki işletmelerin yönetici şirketi olan Moskova merkezli Spektr Group şirket adından gelmektedir. Şirket 1964 yılında kuruldu ve başlangıçta İntroskopi ve Tahribatsız Muayene alanına odaklandı. Şirketin bilim odaklı faaliyetleri nedeniyle, "Spektrum" kelimesinden türetilen Spektr adını aldı. Birkaç on yıl içinde şirket farklı iş alanlarına doğru genişledi. Bugün grubun faaliyetleri dört bölüm altında yapılandırılmıştır: Tahribatsız Muayene, Gayrimenkul Yönetimi ve İnşaat, Üretim ve Türkiye Bölümü (HORECA, Turizm). Grubun iş portföyünü çeşitlendirmek amacıyla, Türkiye Bölümünün ana odak noktası, aslen Bodrum'da bulunan projelerle HORECA ve Turizm sektörüdür. Bugün bölümün ana markaları Spektr Boutique Hotel Spa (Bodrum), Mynos Restaurant (Bodrum) ve La Lara by Kozhokaru (Bodrum).



Bodrum’da-Yalıkavak’ta hotel açmak fikri kime aittir?

2011 yılında Spektr Group'un şirket müdürü olan babam, annemle birlikte deniz kenarında bir ev satın almak istiyordu. Tesadüfen Türkiye'de daha önce adını hiç duymadığı ve ziyaret etmediği Bodrum'u görmesi önerildi. Ailem Bodrum'da gayrimenkul görmeye geldiklerinde bölgeye, güzel doğasına ve iklimine hemen aşık oldular. Ve kısa süre sonra Yalıkavak'ta ev alma kararı alındı. O zamanlar babam Türkiye'de iş kurmayı hiç düşünmemişti. Ancak gerçek bir iş adamı olarak, Yalıkavak Marina projesinin planlandığını ve Bodrum'un eşsiz potansiyelini bir destinasyon ve gelişen bölge olarak anladığını anladığında her şey değişti. Şirketin gayrimenkul yönetimi ve inşaat alanındaki tecrübesi nedeniyle babam Bodrum'da bir şeyler inşa etmekle ilgilendi. Şu anda otelin bulunduğu ve ailemizin sahibi olduğu Yalıkavak'ta 4 villa ve apartmandan oluşan bir site inşa etmek için bir mülk satın aldı. Ancak, oteller kış mevsiminde kapandığından veya soğuk mevsimde misafirleri ağırlamak için inşa edilmediğinden, babam Bodrum otel pazarında bariz bir boşluk görebiliyordu. Bu nedenle proje, yaz kış işletmeye ve misafir ağırlamaya imkan verecek üst düzey altyapı ve olanaklara sahip bir butik otel yapılması hedefiyle otel projesine dönüştürüldü.

Hakkınızda biraz bilgi verir misiniz, Yulia Klyueva kimdir?

Ben 29 yaşındayım. Moskova, Rusya'da doğdum, ancak 1-7 yaşları arasında Almanya'da büyüdüm. 2010 yılında mezun olduğum Moskova Alman Okulu'na gitmemin ve Almanca'yı ikinci ana dilim olarak görmemin nedeni de bu. Liseden sonra Münih'te Turizm ve Etkinlik Yönetimi okudum ve daha sonra Imperial College London'da Stratejik Pazarlama alanında yüksek lisansımı başarıyla tamamladım. Üniversiteden yeni mezun olduktan sonra kariyerime Moskova'da Nestle Rusya'da Purina PetCare iş biriminin Pazarlama departmanında başladım ve genel olarak 3 yıl çalıştım. 2020'de Covid-19 pandemisi benim için kişisel ve profesyonel olarak oyunun kurallarını tamamen değiştirdi. Aile işine girmeye ve artık kalıcı olarak yaşadığım ve çalıştığım Bodrum'da turizm projelerimizi yöneten şirketimizin Türkiye bölümünü devralmaya karar verdim. Bugün, Türkiye'deki işlerimizi birlikte kurarken ve büyütürken, ablam ve kayınbiraderim ve güçlü ve motive yönetim ekibiyle birlikte çalışmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.




Bodrum’daki projeleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz ve bu projelerin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bodrum'daki projelerimizle güçlü ve rekabetçi konseptler yarattığımıza %100 eminim ve stratejilerimizi optimize etmek ve kendimizi geliştirmek için sürekli çalışıyoruz. Şu anki ana hedef, Bodrum'un konaklama ve gastronomi pazarında daha güçlü bir farkındalık ve akılda kalıcı, farklı markalar oluşturmak. Bodrum'un büyük bir değişimden geçtiğini, uluslararası tanınırlığını giderek artırdığını görüyoruz. Yalıkavak'ın Bodrum'daki popülaritesinin ve prestijinin artmasında önemli bir etken olan Yalıkavak Marina'ya yakın olduğumuz için kendimizi şanslı buluyoruz. Ünlü ve aynı zamanda yeni uluslararası restoran markalarının varlığı ve yeni görünümü ile Yalıkavak'ın turistik ve gastronomik bir hotspot haline gelmesi için büyük bir avantaj ve fırsat görüyoruz. Elbette her zaman nasıl büyüyüp işlerimizi büyüteceğimizi düşünüyoruz. Kesinlikle başka bir popüler turistik bölgede, hatta İstanbul'da başka bir butik otel açma potansiyeli görüyorum. Restoranlarımızda da öyle. Türkiye'deki mevcut ekonomik durum ve Covid-19 pandemisinin yol açtığı gerileme nedeniyle, muhtemelen önümüzdeki yıl değil, 2-3 yıl içinde.



Diğer şehirlerde ve ülkelerde SPEKTR Otelleri var mı? SPEKTR otellerin zinciri misiniz yoksa Bodrum’da tek bir hoteliniz mi var?

Spektr Group'un Moskova'da iki şehir iş oteli var. Ancak, adındaki “Spektr” kısmına rağmen otellerin konseptleri tamamen farklı olup, Bodrum'daki Spektr Boutique Hotel & Spa ile hiçbir şekilde marka, işletme veya işletme ile ilgili değildir. Ayrıca Spektr şirket olarak otellerin yönetiminden sorumlu değildir. Bu nedenle benim için Bodrum'daki otelimiz kendi konsepti, markası ve konumu ile ayrıcalıklı bir projedir.

Otelin yanı sıra, Türkiye'de Spektr Group çatısı altında birleşen HORECA iş bölümümüzün bir parçası olan iki restoran projemiz ve markamız var. Bir yanda 2015 yılında hizmet vermeye başladığımız, denizin hemen kıyısında, otele araçla sadece 5 dakika uzaklıkta bulunan Mynos balık restoranımız. restoran tasarımında olduğu kadar menümüzde de çağdaş ve yaratıcı bir dokunuş. Öte yandan, La Lara adını verdiğimiz otel tesisinin tam kalbinde en yeni projemiz ve yeni restoran markamız var. Restoran ile yaratıcı ve çağdaş bir rahat kaliteli yemek konsepti ve yaratıcı tarifler ve sanatsal kaplama ile şaşırtıcı bir gastronomik ve görsel deneyim sunmak istiyoruz. Şu anda Bodrum'da pek bulamayacağınız bir şey, özellikle uygun fiyata.



Hotelinizdeki Restaurantın isminde kullanılan LA LARA ne anlama gelir? 

"La Lara" adı, Rusça "Larisa" adından türemiştir. Lara, bu ismin kısa bir versiyonudur. İsim, şirketin mevcut direktörünün annesi ve aile şirketinin en genç neslinin büyükannesi olan Spektr şirketinin kurucusunun karısı olan büyükannemin onuruna seçildi. Bunun da ötesinde, karakteri restoranın konseptiyle mükemmel bir şekilde eşleşiyor. Neşeli, canlı, zeki ve sofistike bir karakterdir. En büyük tutkularından biri, özellikle ailesi için yemek yapmaktı. Bu sıcaklığı ve karakteri konuklarımıza da aktarmak, birinci sınıf bir yemek deneyimi ile davetkar ve kapsayıcı bir atmosfer yaratmak istiyoruz. İsme daha fazla özgünlük katmak için “La” yazısı “La Lara”yı oluşturacak şekilde eklendi. İsim tüm dillerde (İngilizce, Türkçe, Rusça) kolayca telaffuz edilir ve dile özgü özel harfler içermez. Kısa, belirgin ve kulağa hafif, gündelik, hatta biraz sıra dışı geliyor.

Mukemmel bir söyleşi oldu. Başarılarınızın devamını diliyorum. Yolunuz açık olsun. 

Teşekkür ederim.

yilmazparlar@yahoo.com

3 Şubat 2019 Pazar

Skal İstanbul kulübü-Harbiye’de Konak Otel-hamsili pliav gecesi-Yılmaz parlar


































































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 











HAMSİLİ PİLAV MARKA

Harbiye’de Konak Otel’in sahipleri Savaş Gürsel-Dilek Gürsel ev sahipliğinde, Başkanlığını Ata Eremsoy’un yaptığı, SKAL International İstanbul Klübü, geleneksel aylık toplantısını “Hamsili Pilav” gecesi olarak 31 Ocak 2019 Perşembe akşamı gerçekleştirdi.



 Turizmin parlayan yıldızı olarak görülen turizm alternatifleri arasında önemli payı ve pazarı olan gastronomi turizmde   “Konak Hamsili Pilav ” marka oldu.



Konak Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Gürsel ve eşi Dilek Gürsel’in, Turizm konulu toplantılara vesilen olan, uzun yıllardır sürdürdükleri ve geleneksel hale getirdikleri hamsili pilav davetleri Karadenizimizin sevilen gözde balığı hamsiyi marka yaptı. Uyguladıkları Türk ve Dünya mutfağından seçkilere eklenen Konak otelin bu özel yemeği damgasını vurarak, marka yemekler arasında yerini aldı.

Gündemde olan EMITT -Doğu Akdeniz Uluslararası Seyahat ve Turizm fuarın ve Genel Turizmin ortak dil olarak konuşulduğu, geleneksel aylık toplantıya SKAL Dünya geçmiş dönem Başkanı Hülya  Aslantaş, SKAL Uluslarası SKAL Dernekleri Türkiye Federasyon Başkanı Faik Alsaç,  SKAL İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy, SKAL İstanbul Kulübü As Başkan Ayşe Önen, yönetim kurul üyeleri, Yusuf Can Arınel, Selma Tatar, Mustafa Yalçın, Meltem Tepeler, SKAL İstanbul Kulübü geçen dönem Başkanları Fatma Bahar Birinci, Sadettin Bülbül, Yaptığı etkinliklerle turizme renk katan Anadolu Folk Topluluğu sahibi Göksenin İleri, Genel Müdür Didem Çoşkun, Duayen ekonomi yazarı Meliha Okur, Tv progtam Yapımcı Rıza Öziş, SKAL İstanbul Kulübü üyeleri, turizm tüm üst düzey temsilcileri ve turizm dünyasının seçkin isimleri katıldılar. 



SKAL İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy yaptığı kısa konuşmasına, gün içinde gerçekleşen, Dünyadaki ilk dört turizm fuarından biri olan EMITT -Doğu Akdeniz Uluslararası Seyahat ve Turizm fuarında panelden söz ederek başladı.



Başkan Ata Eremsoy moderatörlüğünü üstlendiği Yeni Trend- Trendin Kendisi Olmak konulu panelde, panelistlerin (Hotelbeds -Sourcing, Türkiye Bölge Müdürü, Arzu Harley, Emirates Hava Yolları Türkiye, Romanya ve Bulgaristan Bölge Müdürü Bahar Ahmet Birinci, GM - Marriott Global Satış Türkiye Seyhan Ayel) olduğu trenden bahsederek panel etrafında konuşmacıların bayan olduğunu, trendide yine bayanlardan öğrendiğimizi söyledi. Turizme kadınlarımızın başarı payını dile getirdi.



Yine bir bayana teşekkür plaketi sunuyorum diyerek, Konak Hotel sahibi SKAL eski dönem Başkanlarından Savaş Gürsel’in kızı, Konak Hotel Genç yönetici, SKAL İstanbul Kulübü Genç üyesi Selin Gürsel’e, Konak Hotelin, SKAL İstanbul kulübün geleneksel aylık toplantısına katkılardan dolayı teşekkür plaketini takdim etdi.



SKAL International İstanbul Kulübü “Hamsili Pilav” partisi altında beyin fırtınasıyla fikir sofrasına dönüşen işbirlikteliklerin oluştuğu network niteliğindeki bu toplantıda dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerlerimizden biri olan turizmizin dinamikleriyle, Dünya Turizm Örgütünün, öngördüğü 2020 yılı hedef rakamlardan önemli pay alacağımız inancına tanık olduk. 

GÖZE ÇARPAN KARELER




yilmazparlar@yahoo.com

19 Haziran 2018 Salı

SKAL İstanbul Klübün Armada Hotel-Haziran 2018 Toplantı-Yılmaz parlar





































































New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 





Biz İstanbul’a Layıkmıyız?

SKAL İstanbul Klübün Armada Hotel ev sahipliğinde yaza merhaba gecesi toplantısında Otel Sahibi Kasım Zoto yaptığı turizm ve otelin oluşum kesitlerin yer aldığı konuşmasında “İstanbul Bize layıkda, Biz İstanbul’a Layıkmıyız?”dedi.

İstanbul kültür çalıştayında, Turizm Kültür Bakanımızca; Vedat Türkali’nin ‘Bekle Bizi İstanbul’ şiirindeki “Sen bize layıksın biz de sana” sözleriyle İstanbul’a layık olabilme dile getirilmişti. Kimliğini kaybeden, marka kent olmaya layık, ancak kötü şöhrete yol alan İstanbul…

Kasım Zoto’nun sözleri adeta yankılandı. Gerçekdende, tarihi eşsiz doğasıyla, zengin kültürel mirasın harmanlandığı birçok tarihi ve kültürel eserleri barındıran, doğu ile batı arasında önemli bir köprü durumunda olan, kimliğini kaybetmesine sebep olduğumuz İstanbul..

Günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır. World Tourism Organization tarafından bildirilen, Birleşmiş Milletlerlerce, kent nüfusunun % 60 üstünde büyüyeceği ve kentlerde yaşayan insan sayısının 5 milyar kişi den fazla olacağı tahminlerine bakıldığında, küresel hareketler ve sermaye, birçok kentin görünüşünü de değiştirdiği gibi İstanbul bu harekete hemen teslim olan kentler arasındadır. Turizm sektörünün gelişimini sağlayan, rekabet gücünü arttıran bir zamanların İstanbul’u turizm anlamında cazibesini kaybetmeye mahkum kentler arasındadır.

Kentlerin büyümesinde etkili olan önemli faktör planlama olmasına rağmen, İstanbul merkezi bir plan ile gelişme gösterebilmişmidir.?

Fransız, Alman, İspanyol, İngiliz sömürgeciler Amerika kıtasına yerleşmeden önce kent planı yaptıklarını iyi bilmekteyiz. Yine bir örnek  Roma, 1800 yıl önce 1 milyon nüfusun yaşadığı iyi planlanmış organize bir kent olma özelliğine sahip olmuştur.


Kent, insanların günlük yaşantılarının düzgün bir şekilde işlemesini ve kent içindeki yoğunluğun olumsuz etkilerinin daha az hissedilmesini sağlamaktadır. Karmaşık bir düzene sahip olan kentlerde, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin yaşam kalitesi düşmektedir.


Kentler yaşayan organizmalar gibi organik bir yapıya sahiptirler. Doğarlar, büyürler, ekonomik canlılık dönemi sonrası düşüş yaşarlar ve önemlerini kaybederler. Bu döngüyü yaşamamak gerekir. Pek çok etkiliyen faktörlere teslim olmamak gerekir.

Geçmiş uygarlıkların eşsiz izlerini görebildiğimiz, kültürel miras varlıklarını, gerek doğa, gerekse insan afetlerinden zaman içerisinde çoklarının oldukça yıpranan kültürel mirasımız, esasen yalnızca bizlerin değil, sınırları aşan sınırlara bağımsız olan dünya mirasının parçasıdır. 

Kültürel miras zengini, dili, dini, ırkı, kültürü farklı veya aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda yaşayan toplumları birbirine bağlayan ortak kültürel mirasa sahip Türkiye’nin ve Dünyanın incisi İstanbul’u, Beton yığınları arasında endüstriyel kirliliğiyle, trafik gürültüsüyle, stres dolu yaşamından sıyrılamayan bir şehir yaptık.

Bir zamanların ağaçlarla, yapraklarla yeşilin tonlarıyla, beyaz, sarı, mor, sıklamen renkli çiçeklerle iç içe Boğaz’a, Haliç’e sahip İstanbul’un kültürel mirasını ve doğa mirasını nasıl zaman içinde zarara uğratdık. Onun içindir ki; Biz İstanbul’a layıkmıyız…

SKAL İstanbul Klübü geleneksel aylık toplantısını Haziran ayı için klüp üyelerin eşleriyle birlikde olduğu samimi bir ortam içinde Armada Hotel Kasım Zoto ev sahipliğinde 18 Haziran 2018 gecesi gerçekleştirdi.

Toplantıya SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy, As Başkan Ayşe Önen, Genel sekreter Can Arınel, Organizasyonlar Direktörü Mustafa Yalçın yönetim kurul üyeleri, SKAL Klüb sekreterliğini yürüten Güliz Mumcu, TUROB Başkanı Timur Bayındır ve Klüp üyeleri katıldılar.

SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy geleneksel SKAL Toast’u yapmıyacaklarını söylemesine rağmen, Hayatını Türkiye'nin tanıtımına adamış ve SKAL İstanbul Kulübü'nün kurucularından, Fethi Pirinçcioğlu’nun torunu Ceylan Pirinçioğlu’nun oğlu, Toast ritüelini merak etdiği için birlikde sözleri söyleyerek SKAL toastını yaptırdılar. Başkan Ata Eremsoy minik yavrudan ilerde SKAL Klüp Başkanı olma sözünü aldı.

SKAL İstanbul Klüp Başkanı Ata Eremsoy yaptığı kısa konuşmada Armada Hotel sahibi Kasım Zoto başta olmak üzere tüm emeği geçen otel personeline teşekkürlerini sundu. Bunun bir göstergesi olarak Kasım Zoto’ya Klübün plaketini takdim etdi.

Armada Otel Sahibi Kazım Zoto ile Turizm genelinde özel söyleşi gerçekleştiriyoruz. Kasım Zoto önce “ İstanbul Turizminde Çanlar Kimin İçin Çalıyor?”diyor ve hemen yıllara döküyor; “Çok kötü geçen 2016 ve 2017 yıllarından sonra, ülkemizde turist trafiğinin hareketlenmesi, tüm turizm camiasını sevindirdi ve yeniden umutlandırdı. Ancak turizmi sadece kelle sayısı olarak incelersek, uzun vadeli büyük bir yanlışlık yapmış oluruz.” Şeklinde Açıklama getiriyor.

Açıklamasına ilave olarak Kasım Zoto  “1970’lerde  hippi turizmi ile canlanmaya başlayan İstanbul kent turizmi, 45 yıllık bir süre içinde iyi kötü “sürdürülebilir” sayılabilecek bir şekilde 2015’e kadar her pazardan biraz pay alarak büyümüştü. Bu pazarın içinde biraz bavul turizmi, biraz eğlence turizmi, biraz dini turizm, kültür, kongre,incetive, kruvaziyer turizmleri gibi turizmin hemen her çeşidi bulunuyordu.
Bir turizm ürünü olarak bakıldığında, bu dengeli denilebilecek büyümede, İstanbul’un kalitesini geliştirmesinin de önemli payı olmuştu. Bir taraftan Tarihi Merkez’e yakın, İstanbul kent kültürünü canlı tutan butik oteller, dünya standartlarında 4 ve 5 yıldızlı oteller, gurme lokantalar, dünya standardında gece kulüpleri açılırken, diğer taraftan ticaret merkezlerine yakın ve ucuz 2 - 3 yıldızlı oteller daha farklı bir turist kesimini konuk ediyordu.”sözleriyle ifade ediyor.
Kasım Zoto’ya 2018’i sorduğumuzda,“2018 yılına geldiğimiz zaman, kent turizmi bu çeşitlilikten uzaklaşmış, bunun yerine artış ağırlıkla Doğu, Ortadoğu, Uzak Doğu ülkelerinden, ucuz ürün arayan pazarlara yönelmişti. Agirlama sektörünün eski gelirlerine ulaşamadığı için hizmet kalitesini düşürmesi, yetişmiş personelin bu maaşlarla sektörde kalmak istememesi, dolayısı ile kaliteli eleman bulma zorluğu gibi sorunlar ortaya çıkıyordu. Bu durum da turizmcilerin hizmetlerini daraltarak, minimum sayıda ve düşük maaşlı personel ve işi en ucuza nasıl mal ederim mantığı ile sürdürmeye çalışması sonucunu doğurdu… İşte en kritik nokta da burada! Sektörün birinci ligine kadar çıktığımız 45 yıldan sonra 3. lige düşme tehlikesini gözardı etmememiz gerekli. Tekrar 1. lige çıkmak da uzun bir zaman gerektirebilir.” Şeklinde acı tabloyu gözlerimizin önüne seriyor.
Aynı masada bulunduğumuz Merlin Grup genel Müdürü Sarper Hilmi Suner ile yaptığımız sohbetde Merlin Entertainments hakkında bilgi isterken; Merlin Entertainments; aileye yönelik eğlencede Avrupa'nın 1 numaralı ve dünyanın ikinci en büyük etkinlik alanı işletmecisi olduğunu, 23 ülkede ve 4 kıtada 111 eğlence merkezi, 12 otel ve 4 tatil köyü işletdiğini Türkiye’deki markalarını  Sea Lıfe İstanbul, Madame Tussauds İstanbul ve Legoland® Discovery Center olduğunu öğreniyoruz. 
 Sarper Hilmi Suner “Merlin'in dünyadaki markaları arasında The London Eye, Madame Tussauds, Sea Lıfe, Legoland, Legoland® Discovery Centre, Dreamworks Tours: SHREK’s Adventure, Dungeons, Gardaland, Alton Towers Resort, Warwick Castle, Thorpe Park Resort, Blackpool Tower, Heide Park Resort, Sidney Tower Eye ve Skywalk gibi pek çok eğlence merkezi yer alıyor.” Diyor ve “Türkiye’deki merkezi SEA LIFE İstanbul, Bayrampaşa Forum AVM içerisinde 8 bin metrekarelik alan üzerinde ziyaretçilerini karşılıyor. Tüm dünyada 4 kıtadaki 51 farklı noktada yer alan, 40 yılı aşkın bilgi birikimine sahip, dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen akvaryum zinciri Sea Lıfe’ın içerisinde 500’ün üzerinde türden yaklaşık 15 bin deniz canlısı yaşıyor.”bilgilerini veriyor.

En çok turist çekeni sorduğumuzda; Madame Tussauds olduğunu söyliyor. Birazda hakkında bilgi veriyor “Madame Tussauds İstanbul 20 milyon TL yatırımla, İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Grand Pera binası içerisinde kuruldu. 2 bin metrekarelik bir alanda bulunan Madame Tussauds İstanbul’da tarih, kültür-sanat, bilim, spor ve eğlence dünyasından 60’ın üzerinde ünlü ismin balmumu figürü ziyaretçileri karşılıyor. Madame Tussauds’yu sadece bir müze olmaktan çıkarıp aynı zamanda bir eğlence merkezine dönüştürüyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

28 Şubat 2014 Cuma

MPI EMEC 2014-YILMAZ PARLAR








New Page 1


EKONOMİ PROFİL



 














 




HABER/YILMAZ PARLAR




AÇILIŞI KAPANIŞI OTURUMLARI
MUHTEŞEM EMEC 2014



MPI EMEC 2014’DE GURURLANDIĞIMIZ
İSİMLER ;



 MPI Türkiye Başkanı Handan
Boyce,  ICVB Genel Müdürü Elif Balcı Fisunoğlu, 
Türk Uluslararası
Kadın
 Ağı Kurucusu
Melek
 Pulatkonak.







Belçika, Danimarka, Finlandiya,
Fransa / İsviçre, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, Polonya, İspanya, İsveç,
Türkiye ve İngiltere / İrlanda. EMEC   Avrupa içeriğinde yaklaşık
2.000, Dünya çapında 20.000 fazla üyesi bulunan  Uluslaraarası
Toplantı Uzmanları (MPI)nin bu yılki toplantısı İstanbul/Türkiye yapıldı.





EMEC 2014’ün zorluklara rağmen
Türkiye’de olmasını sağlıyan Başta MPI Türkiye Başkanı Handan Boyce
olmak üzere emeği geçen isimler Türkiye’nin Kongre turizmine soyunduğu
alanda önemli başarı gösterdiler. 



MPI toplantı düzenleyen ve
planlamacıların canlı sanayi toplumlardada iş başarısında kritik roller
belirleyen, mesleki gelişim, İş Fırsatları sağlayan  Interaktif
toplantılar, network çalışmaları olan zirvede, Genel Müdürlüğünü
Handan Boyce’nin yaptığı İstanbul Haliç Kongre merkezinde üç günlük
etkinlik süresince katılımcılar, global trendleri takip ederek  ve En
yenilikçi stratejilerin erişiminde, uluslararası meslektaşları ile ağ için
bir fırsatlar yarattı. 

Önemli ilgi alanlarını keşfetmeye
sevketti

Göze çarpan standlar vardı.
Standlarda Ülke ve sponsor firmalar kendilerini ifade etme fırsatı
buldular.







Avrupa'nın düşünce
liderlerinden Peter Hinsen tarafından teknolojinin toplum üzerindeki
etkileri,  Günümüz  Dünyasında şirketleri yeniden çizme, şirketlerin
ilgili kalması için kendilerini yeniden yaratmalarını  kendi
stratejisi  yeniden tasarlamak zorunda olduğunu özetleyen sunumu yaptı. 




 Saygın danışman satış, yönetim
ve liderlik becerileri yazarı Christopher Barrat  

 Tarafınından  eşsiz
fikir verdi.  teorik fikirleri birleştiren unsurları sıraladı.








 Christopher Barrat moderatörküğünde TurkishWIN topluluğu
kurucusu ve VIP Turizm CEO Ofisi’nde çalışan Melek Melek Pulatkonak Değişim
için Networking - AğAnahtarı Beceriler hakkında soruları cevapladı. Yeni
fikirler , beceriler, iş ve kariyer genişletmek için gerekli bilgelik erişim
sağlayabilen, yeni insanlarla toplantı ile profesyonel ağı büyümek için
bir fırsatları  anlattı.. 








TurkishWIN başkanı  Melek
Pulatkonak’ın moderatörlüğünü yürüttüğü İş Hayatındaki Kadınlar
oturumunda VIP Turizm CEO’su Yasemin Pirinççioğlu, Cansen Başaran

Symes ile Haliç Kongre Merkezi
Genel Müdürü ve MPI Turkey Club Başkanı Handan Boyce konuşmacı olarak
yer alarak MPI Turkey’e bizlere prestij kazandırdılar.




   

 



Ruud Janssen - İş modelleme canlı etkinlikleri iş uyacak şekilde uyarlama

iş başlatmak için planı her zaman, yeni bir kitleye bir ürün için,
pazar başlatmak için   ilk adım ,bir iş modeli oluşturmak
stratejinin yürütülmesi için gerekçeleri sıraladı



Jackie Mulligan Gelecekten Transformal dersler, deneyimi yönetmek,
yaratıcılık tutkusu, gelecekteki eğilimleri ve teknolojiyi
harmanlayarak, global endüstri araştırma projelerive mesleki
gelişim girişimleri açan konuşma yaptı.



Jackie gelecekteki tahminlerin bir yolculuğuna bizi götürdü. Hayatımızın
geleceğini ve bizim sanayi dönüştürebilecek bir büyük yenilik
kullanarak , onu keşfetmek ve biz insanların paylaşmak için nasıl
alabilirim, iletişim, yeniden tasarım toplantıları, hızlı tempolu, neler
yapabileceğimizi, çözümler ve yeni fikirler ilham için tasarlanmış
olacağını ve bunu, bizlerin yapabiliceğimizi vurguladı.



Agata kolodzıejczyk toplantılarda beyinde ne olur başlıklı sunum yaptı.
Dünya üzerindeki en etkileyici ve gizemli dönüşüm yapısı biri beyin
olduğunu, doğumdan itibaren başlayarak, bu katlanmış jel Organ dış
stimuli ile uyarılan plastik morfolojik ve fonksiyonel değişikliklere uğradığını,
toplantıda insanların merkezi sinir sistemleri dönüşüm için en önemli
uyarılardan biri olduğunu söyeledi. “Diğer insanlarla ilişkileri ,
bizim kişilik , davranış ve yaşam genel başarısının gelişimi üzerinde
önemli bir etkiye sahiptir . Toplantıların gücü motive edilmesi bizi ,
profesyonel topluma yararlı ve ... mutlu olmak içindir Son endüstri
zeka ve dinamik toplumsal öğrenme deneyimlerini içeren kenar mesleki geliştirme
kesim kendinizi bırakın.

Özel bir şey ile bağlayın. . Bu
kaotik dünyada Anlamlı insan bağlantıları oluşturma Teknolojik beceri ve
hayal alır. Eğer insan, fikir ve toplantılar ve etkinlikler sektöründe başarı
Arasında güçlü bağlar oluşturmak,   bağlantı sanatının
usta yardımcı olacaktır.

” şeklinde açıklamalarda
bulundu.

Dave Sharpe  seyirci ile daha
etkin ideal iletişim kurmanın iş sahipleri, organizatörler ve toplantı
planlayıcılarına  yardımcı olan sırları paylaştı.



ICVB Genel Müdürü Elif Balcı
Fisunoğlu tarafından EMEC 2015 yılı evsahipliği yapacak Polonya MPI
temsilcisine Türk motifli çini plaket verildi. Polonya temsilcileri kısa
tanıtım filmi sahnede yer alan piyano ile ulusal müzik örnekleri sunarak 3
kişilik bale gösterimi ile kapanışı renklendirdiler. Olimpiyat açılış
ve kapanış seronomilerini aratmayan MPI Turkey’i Kongre turizmimize,
sanayimize ekonomimize ivme kazandıran bu faydalı ve  başarılı
organizasyonu gerçekleştirmelerinden dolayı kutluyoruz.



yilmazparlar@yahoo.com